Mesleğimiz gereği bu sözle çok karşılaşırız. Birçok kişi, bazen herhangi bir yerde, kahvede, iş yerinde, toplantıda vb yerlerde sohbet ederken sağlık sorunu veya sorunlarını anlatır. Tabii doğal olarak şikâyetinin önemli olduğunu düşündüğümüzde kişinin hastaneye başvurmasını, doktora gitmesini söyleriz. Doktor, gerek görürse muayene ile tetkik yaparak şikâyetin ne olduğunu sana anlatır ve ciddi bir hastalığın varsa erken tedavi eder. Bu gibi durumlarda çoğu kişi süreci kabul ederken bazıları ya kötü bir hastalık çıkarsa korkusuyla durumu görmezden gelir. Bunu örneklerle açıklayayım.
Örnek-1:
52 yaşında,
Erkek hasta
Mesleği: Esnaf
Çok ağır bir iş yaptığında veya fazla yürüdüğünde göğüs ağrısı oluyormuş. Ayrıca nefes darlığı da yaşıyormuş.
Yakınları ve ailesi doktora gitmesini söylemişler, ancak pek kabul etmemiş. Nedeni sorulduğunda hep ‘geçer’ diyormuş.
Bir arkadaşı, ‘Ya kardeşim göğüs ağrın kalp ağrısına benziyor, git doktora kriz geçirmeden’ deyince arkadaşına itiraf etmiş: ‘Ya arkadaş vallahi korkuyorum, ya ciddi bir hastalık çıkarsa.’
Arkadaşı, ‘İyi ya çıkarsa tedavi olursun ve sağlığına kavuşursun’ demiş.
Fakat cesaret etmemiş ve doktora gitmemiş. Fazla sürmeden kapının önünde kalp krizi geçirerek ölmüş.
Örnek-2:
59 yaşında
Erkek hasta
Mesleği: Öğretmen
Poliklinikte hasta muayene ederken bir bayan içeri girdi. ‘Doktor bey sırama daha çok var, evde yatalak hastam var kimse de yok beni öne alır mısın?’ dedi.
Hastayı aldım. Bir yandan şikâyetini anlatırken bir yandan da gözleri doluyor. Sorduğumda, ‘Doktor bey eşim 59 yaşında, göğüs ağrısı oluyordu. Doktora git diyordum, gitmiyordu. Meğer kalpten dolayı ağrısı oluyormuş. Doktora gitmedi, kalp krizi geçirdi, müdahale olana kadar beyin oksijensiz kalmış. Şimdi yatalak, altını temizliyorum, çok zor, bir yere ayrılamıyorum’ diyerek durumunu anlattı.
Sonuç:
Bir şikâyetiniz olduğunda ve uzun sürdüğünde mutlaka ihmal etmeden doktora gidiniz. İş ciddiye varmadan ve hayatınıza mal olmadan gitmeniz önemlidir. Sağlıkla kalın.

Flipboard