İslamiyet’i en güzel yaşayan, sevginin, merhametin, güzel ahlakın temsilcisi annelerimizdir.
Her evde bir ocak vardır. O ocağın ateşini, mutfağının bereketini söndürmeyip devam ettirenler annelerimizdir. Annelerimiz evimizin, ailemizin orta direğidir.
Yüce dinimiz İslam annelerimize, kadınlarımıza, kızlarımıza çok değer verip onları yüceltmiştir. Mümin erkekler, mümin kadınlar birbirlerinin velisidirler, velileridirler.
Abdullah bin Mesud (r.a.) Peygamber Efendimize (s.a.s.):
— Ya Resulullah, Allah-u Teâlâ’ya göre en sevimli olan iş nedir…? diye sordum… Buyurdular ki:
— Vaktinde kılınan namazdır.
— Ben, sonra hangisidir dedim.
— Ana babaya saygı, sevgi ve iyilik yapmaktır.
— Ben daha sonra hangisidir diye sordum.
— Allah yolunda cihat etmektir, buyurdular.
Allah (c.c.) İsra Suresi 23. ayette de: “Ana babanıza iyi davranın. Onlardan birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine ‘öf’ bile deme, onları azarlama, ikisine de güzel söz söyle.”
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) buyurdular ki: “Ana babasına ihtiyarlık vaktinde sahip çıkıp da, o kişi hala cennetime giremiyorsa burnu yerlerde sürünsün.” (Ebu Hüreyre)
Annelerimize en güzel örnek Hz. Hatice Annemizdir. Peygamber Efendimizle 15 yıllık evliliğinde, Efendimizi tatlı canından daha çok sevmiş, Peygamber Efendimiz Hira Dağı’nda inzivaya çekildiğinde ona her gün yemek götürmüş, onu cesaretlendirmiş, her zaman sevgi ve güler yüzle desteklemiş, uğruna bütün zenginliğini harcamıştır.
Kızlarımıza da yüce Mevlamız, daha doğdukları günden itibaren annelik vasfını, güzelliğini vermiştir. Peygamberimizin ve Hatice Annemizin çok sevdikleri kızları Fatıma tüz Zehra, Hz. Ali Efendimiz ile evlenmiş, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin gibi bahadır yetiştirmiş, yeri geldiğinde sevgili Peygamberimizi yiğitçe korumuştur.
Bir hadis-i şerifte buyuruyor ki: “Dünya bir evdir. O evin en hayırlısı SALİHA bir kadındır.”
Yapılan araştırmalarda, kadınların erkeklerden %25 (işini) oranında daha fazla çalıştığı tespit edilmiştir. Annelerimiz evin bütün yükünü üstlenmişlerdir. Rahmetli nur yüzlü annem, çok çalışır, bütün gücüyle babama beş tane oğluna yardım etmeye çalışırdı. Evle birlikte ahırdaki ineğimizin, tavuklarımızın bakımını da annem yapardı. Annem okuma yazma bilmezdi, babam askerlikte öğrenmişti. Abilerim ilkokul mezunuydular. Ben ilk ve ortaokulu kasabamızda bitirince, babamın tabakhanesi vardı. Babam bana “Tabakhanede çalış” dedi. İlk defa rahmetli annemin babama karşı geldiğine şahit oldum.
— Halil Usta (Babamın adı)…! Mehmet’i okutalım, onu Giresun Lisesine yazdır…!
Babam beni Giresun Lisesine kaydettirdi. Bir köylüsünün evine yerleştirdi. İntibak edemedim… O sene sınıfta kaldım. Babam çok kızdı: “Madem sınıfta kaldın… İşte tabakhane gir çalış” dedi.
Annem razı olmadı… “Benim oğlum okuyacak” dedi… Babam beni yeniden Giresun Lisesine kaydettirdi… Rahmetli annemin duaları sayesinde okuyup doktor oldum… Annem doktorluğumu gördü, çok mutlu oldu. Elhamdülillah.
*ANNEM*
Sevgiyle aşkla sardın kucakladın beni
Besmele ile süsledin gönül hanemi
Her gece ninni söyledin gözlerin nemli
Annem güzel annem sensin yüce velayet
Güle oynaya koynunda büyüttün
Kartal kanatlarınla kolladın beni
Nice naz zahmet dert ile üzdük seni
Annem canım annem sensin yüce velayet
Gecelerde Allah deyu deyu uyuttun
Helal lokma ile Yunus gibi büyüttün
Ateşlere yandın gözyaşı ile soğuttun
Annem güzel annem sensin yüce velayet
Bizi büyüttün şimdi nur yüzlü ninesin
Namaz zikir dua ile her demde bizimlesin
Ukba’da da sevgili hacı annemizsin
Annem canım annem sensin yüce velayet
Dr. Mehmet Gülal
