Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Olay Haber
Olay E-Gazete
Dr. Mehmet Gülal
Dr. Mehmet Gülal

Emanet ahlakı ve emanete hizmet

Köşe Yazısını Dinle

Emanet, sözlük manası olarak, bir kimseye koruması için bırakılan mal ve eşya demektir. Devletin hizmet makamları, Valilik, Kaymakamlık, Belediye Başkanlığı, Öğretmenlik gibi makamlarda kişiye verilen birer emanettir.

*Âl-i İmrân Suresi 3-75:* “Kendisine bir yük altın emanet edilse, onu aynen iade edecek olanlar ‘Ehl-i Emanet’ kimselerdir. Kendisine bir tek altın emanet edilse peşine düşmedikçe iade etmeyecek olanlar ‘Ehl-i Hıyanet’ kimselerdir.”

*Nisâ Suresi 4-58’de:* “Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” buyuruluyor.

*Ahzâb Suresi 33-72’de:* “Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de, onlar bunu yüklenmekten çekindiler, sorumluluğundan korktular, nihayet onu insan yüklendi.”

Bir müslüman güvenilir, emin kişi olarak bilinmelidir. Bize güvenilerek verilen bir görevi, emanete hizmet duygusu ile, adaletle severek yerine getirmeliyiz. İnsanın taşıdığı en büyük emanet duygusu, bizi birçok nimetlerle donatan, Rabbimize kulluk görevimizdir. Ailemizi, köyümüzü, kasabamızı, vatanımızı, imanımızı, ahlakımızı korumak aynı zamanda kulluk görevimizdir.

Arabamızı kullanmak için bize verilen ehliyet ilmimizin, sağlığımızın bir belgesi olarak bize verilmiştir. Sorumluluk duygusu ile bunu en güzel şekilde kullanmak, bir emanete sahip olma faziletidir. Kur’ân-ı Kerîm’de 40’tan fazla ayette emanet ve doğruluğun faziletinden bahsedilmektedir.

Emanet ehline verilmelidir. Ebu Zer el-Gıfârî Peygamber Efendimizden vergi memurluğu görevi istemiş; Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Sen güçsüzsün, bu iş bir emanettir. Emanet, üstesinden gelemeyen kimse için kıyamet gününde zillet ve pişmanlık getirir.” (Müslim)

1967 senesinde Tıp Fakültesinden mezun oldum. 27 yaşındaydım. Giresun ilinin Dereli kasabasına tayin oldum. Pratisyen bir hekim olarak tayin olduğum kasabanın ve onlarca köylerindeki insanların sağlığından sorumluydum… Kasabanın tek doktoruydum… Mesaimiz 24 saatti… Geceleri de hastaya çağrılıyordum.

Bir gün 15 yaşındaki delikanlı, atından düşmüş başı çok kötü yaralanmıştı… Durumu ağırdı, hastaneye ulaştırılması lazımdı… Ambulansımız yoktu… Hastane jipiyle, asfalt olmayan bozuk yollardaki 1,5 saatlik yol kanamasını artırırdı… Biz hemen müdahale ettik, yaralarını diktik… Sağlık ocağımıza yatırdık, yanından hiç ayrılmadık, hastamızı iyileştirdik… Emanete çok güzel sahip çıkmıştık.

Dağdaki ormanımız, kapımızdaki köpeğimiz, evimizdeki kedimiz, bahçemizdeki çiçeğimiz, fidanımız, tarladaki buğdayımız da emanetimizdir.

Hacı Bayram Veli Hazretlerinin (1352-1429) doğduğu köy olan “Solfasol” köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu gencin annesinden babasından kalma bir kaç parça altın hediyesi vardı. Köyünde emanet edecek kimseyi bulamadı. Hepsini bir kutuya koyarak, Hacı Bayram Veli Hazretlerinin türbesine geldi. Namaz kıldı, dua etti…

— Ya Hacı Bayram Veli Hazretleri, ben askere gidiyorum, bu kutunun içinde anamın babamın hediyeleri var. Bu kutuyu sana getirdim, buraya koyuyorum… İnşallah askerden dönersem alırım, dönemezsem sen uygun birine nasip edersin.

İki sene sonra askerden dönünce türbeye geldi, ziyaretini yaptı, kutusu aynı yerde duruyordu. Türbeyi bekleyen görevliye:

— Bu kutu benim olabilir mi? dedi.

Görevli türbedar gülerek:

— Alabilirsen al… Ben bir iki defa yerini değiştirmek istedim, yerinden oynatamadım.

Delikanlı, türbedarın şaşkın bakışları arasında kutusunu aldı, oturdu içindekilere baktı, ağlaya ağlaya dua etti ve köyüne gitti.

Bize verilen emaneti koruyup, suistimal etmeden hizmet edersek hem dünyamızı, hem ahiretimizi cennet bahçesi edebiliriz.

Emanete hizmet büyük fazilettir

İman ve takvamızın bir eseridir

Hizmet et, adil ol bu yiğit işidir

Sonra yüzün ak, gönlün pak söylenirsin

Dr. Mehmet Gülal


Avatar Seç KAPAT
BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR