Bir müslümanın veya gayri müslimin ayıbını, onu kötülemek için arkasından konuşmak gıybet olur. Gıybeti edilen kişinin bedeninde, elbisesinde, sözünde, işinde vs. olan bir kusurunun arkasından söylenince gıybet olur. Kur’an-ı Kerim’de Hucurat suresinde belirtildiği gibi gıybet haramdır, yasaklanmıştır.
Sevgili peygamber efendimiz s.a.s Ravzasına geldiğinde sahabesinin Ebu Zer hakkında konuştuklarını gördü ve:
* “Bu yaptığınız gıybettir” buyurdular.
* Sahabeler; “Ya Resulullah biz onda olan bir şeyi söylüyoruz” dediler.
* Peygamber efendimiz “Onda olan bir eksiği, yanlışı söylemeniz gıybettir, onda olmayan bir şeyi söyleseniz iftira olur” buyurdular ve devam ederek:
* “Cebrail a.s ile Miraç yolculuğuna çıktığımda bakırdan tırnakları ile yüzlerini, göğüslerini tırmalayan insanlar gördüm, bunlar kim diye Cebrail’e sordum”.
* “Cebrail a.s gıybet ederek insanların etini yiyen şahsiyetlerini zedeleyen kimselerdir dedi”.
İnsanı gıybete sürükleyen sebepler çoktur. Kıskanmak, düşmanlık, alay etmek, kendini gıybet ettiği insandan üstün görmek. Birisi için söylenen kusur onda varsa gıybet etmiş oluruz, yoksa iftira etmiş oluruz. Gıybetin zararını bilen, gıybetten kaçar. Gıybet insanın sevaplarının azalmasına, gıybet ettiği kişinin günahlarının kendisine verilmesine sebep olur.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki; “Kıyamette defteri açılan bir kimse, ‘Ben dünyada çok ibadet yapmıştım, bunlar defterimde yazılı değil’ deyince ‘Onlar silinip, gıybet ettiklerinin defterine yazıldı’ denir (İsfehâni)”.
Bir kimsenin gıybet ettiği görüldüğünde, söz dinleyecek biriyse ikaz edilmeli, konuyu değiştirmeye gayret etmeli veya orayı terk etmelidir. Gıybet günahından kurtulmanın yolu tövbe etmek ve helalleşmektir. Gıybet edilen kişi gıybetini duymuşsa, onunla bizzat helalleşmek gerek.
Günümüzde telefonlarda, sosyal medya denen, çok gıybet yapılmasına sebep olan bir felaket var. Tanıyıp konuşma imkânımız olmayan insanların gıybetini yaptığımızda bu dünyada helalleşme imkânı olmazsa, hesap kalır Kıyamet gününe.
Sevgili Peygamber efendimiz s.a.v buyurdular ki; “Nasıl kuzular analarının melemesinden, annelerini tanıyıp memelerini emdikleri gibi, ağzınızdan çıkan söz hesap günü sizi gelip bulacaktır”. Hz. Mevlâna r.a “Bu dünyanın dedikodusu toz gibidir gönül aynasını karartır… Sen aklını başına al da susmasını öğren” buyurmuştur.
İbrahim Ethem hazretleri bir yemeğe davetliydi, davete gitti. Misafirlerden birisi geç kaldığı için yemek başlamadı, oradakiler geç kalan kişi için ileri geri konuşmaya başladılar. İbrahim Ethem hazretleri “Ben gıybet yapılan bir sofraya gelmişim” diyerek, yavaşça orayı terk etti.
Gıybet etme bu dünyada
Hesap kitap var ukbâda
Gıybet kul hakkına girer
Sahibi alır ukbâda
Dr.Mehmet Gülal

Flipboard