Dinimizin emrettiği en önemli ibadetlerden biriside kurban kesmektir. Kurban müminin Allah-u Teâlâ’ya kulluğunu arz etmesidir.
İslamiyet’te istikamet sahibi olmak çok önemlidir. Namazımız, zekatımız, orucumuz, kurbanımız, hayır hasenatımız devamlı ve uyumlu olmalıdır…Kelime manası olarak, kurban Allah’a yaklaşmak ona yakın olmak demektir…
Hac Suresi – 37; Kurbanlarınızın ne etleri, ne de kanları Allah’a ulaşacak değildir. Sizden Allah’a ulaşacak olan yalnızca takvânızdır. Takvâ en geniş tarifi ile, kulun Allah cc korkusu ve aşkı ile yaşaması ve bu yolda çok gayretli olmasıdır. Bu şekilde yaşadığımız zaman, gönlümüze Allah cc yolunda kurban sevgisini, infak sevgisini yerleştirmiş oluruz.
> Kurban olurum ben ayağının tozuna
> Adı güzel, kendi güzel, canım Muhammed
> Veririm her şeyimi mübarek yoluna
> Allah’ın habibi, sevgilisi Muhammed
Dr.Mehmet Gülal
Yüce dinimiz kurban edeceğimiz mübarek hayvanların vasıflarını belirtmiştir. Kurban edeceğimiz hayvanın, hesap gününde Sırat köprüsünden geçerken sırtına bineceğimizi tefekkür ederek sağlıklı, besili kurban seçmemiz önemlidir.
Sevgili Peygamber efendimiz (s.a.s) buyurdularki “İmkan sahibi olup da, kurban kesmeyenler, mescidimize yaklaşmasınlar.”
Benim Postacı bey kardeşim Ömer efendi diye takvâ sahibi çok sevilen bir abim vardı… Rahmetli olduktan sonra, 2012 yılında “Postacı Ömer efendi” kitabımı yazmıştım. Kitabımdaki KURBAN ile yazımı tamamlıyorum.
*Kurban*
PTT’ye tayin olduğum günden itibaren kurbanlarımı düzenli kestim. Ev yaptığım sene borçlandım, o zamanın parası ile iki bin lira borcum var. Borçlu da olsam kurban keseceğim. Ama nasıl olacak diye düşünüyorum.
Kurban Bayramı’ndan önceki Cumartesi günü eve giderken, baktım önümde Aktepe Köyü’nün muhtarı Mehmet Seferoğlu, 25-30 tane koçu pazar yerine götürüyor. Kurbanlıkları görünce kurban alacak paramın hazır olmamasına çok üzüldüm. O anda mucizevi bir olay oldu. Önümdeki kurbanlıkların içinden siyah bir koç koşarak bana doğru geldi. Ön ayakları ile adeta bana sarıldı. Koçun sahibi Mehmet Seferoğlu da şaşırmıştı. Yanıma geldi.
* Mehmet Ağa, vaziyeti gördün, bu koçu bana sat. Ama şu anda param yok, bir aya kalmaz senin paranı veririm.
* Yahu Ömer Efendi, ben ömrümde böyle bir olay görmedim. 35 liraya koç senindir.
Koçun gözlerinden öptüm, aldım evimizin bahçesine götürdüm. O mübarek kurban, bayram sabahı bizleri ağlattı. Bayram sabahı namazdan sonra, kurbanımızı kesmek için bahçede çukur hazırladım. Kurbanı tekbirlerle kesmeye götürürken, mübarek koç elimizden kurtularak bahçede açtığım çukura gelerek diz çöktü.
* Evet, doktor bey kardeşim o koç gibi bizim de kurban olmamız lazım.
* Ağabey, nasıl kurban olacağız?
Bedenimizde hem “Ruh” var hem de “Nefis” var… Ruh bizi hep manevi güzelliklere çeker.. Güzel ahlak, ibadet ve taatı çok sever. Nefsimiz ise bizi hep Dünya’ya çeker. Yemeyi içmeyi, lüksü sefahati vs ister.
* İşte ne yapıp edip, nefsimizi, ruhumuzun huzurunda kurban etmeliyiz…
Sure: Kevser (108)
Resulum, Kuşkusuz biz Kevser’i verdik. Şimdi sen Rabbine kulluk et ve kurban kes.
*Bayramımız bayram olsun*
Sevelim sevilelim
Gönüllerde seyredelim
Yetimleri giydirelim
Bayramımız bayram olsun
Gelmiyene gidelim
Vermiyene verelim
Sevmiyeni sevelim
Bayramımız bayram olsun
Komşumuzu görelim
Ellerini öpelim
İkramını yiyelim
Bayramımız bayram olsun
Dr. Mehmet Gülâl
