Peygamber Efendimiz (s.a.s) Medine’de Cuma hutbesini yapmak ve daha iyi duyulması için bir hurma kütüğünün üzerine çıkardı… Sonraki günlerde hutbe okunması için bir minber yapıldı. Peygamber Efendimiz (s.a.s) kütüğe değil, minbere çıkıp hutbesini yaparken, hurma kütüğünden ağlama sesleri duyuldu. Herkes şaşırdı… Hurma kütüğü, anasından ayrılan çocuk gibi ağlamaya başlamıştı… Efendimiz kütüğün halini anladı, hutbeden inerek onu okşadı, teskin etti.
Hz. Mevlana, bu olayı anlatırken Mesnevi’sinde “Ey gafil, bunu duy da bir ağaçtan aşağı kalma. Kuru bir ağaç bile onu tanıdı ve sevdi. Ey insan, sen ne zaman tanıyıp seveceksin…?”
> Ruhum sana âşık, sana hayrandır efendim
> Bir ben değil, âlem sana kurbandır efendim
Ali Ulvi Kurucu
İmanın tamamı Allah ve Resulüne inanmakla olur. Bir kimse Peygamber Efendimizi (s.a.s) ana babasından, eş ve çocuklarından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe kâmil manada iman sahibi olamaz (Buhari-İman).
Ahzab Suresi 45-46 da “Biz seni, bir şahit, müjdeci, uyarıcı, davetçi ve nur saçan bir kandil olarak tüm insanlığı aydınlatmak için gönderdik” buyurulmaktadır.
Ashab-ı Kiram hazeratı için en büyük nimet, İslam ile şereflenmekti. Yüce Mevlamız kendi içlerinden onlara Al-i İmran 3/164: “Kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur.” Ashabı, Peygamber Efendimizin etrafında pervane oldular. Onu tanıdıkça daha çok sevdiler, “Anam, babam, canım sana feda olsun Ya Resulullah” demeye başladılar.
Peygamber Efendimiz ashabını onlardan daha çok seviyordu. Tevbe Suresi 128’de “Andolsun size içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir, size çok düşkündür, müminlere karşı şefkat ve merhamet doludur.”
Sevgili Peygamber Efendimizin (s.a.s) büyüklüğünü, güzelliğini sadece biz müslümanlar söylemiyoruz. İlim, irfan ve vicdan sahibi batılı âlimler de onun büyüklüğünü kabul ediyorlar.
Amerika’da bir üniversitede Prof. Mişel Hart başkanlığında, dünyanın en büyük yüz insanını tespit etmek için bir komisyon kuruluyor. Çok kapsamlı, aylar süren bir çalışma yapılıyor. Heyet raporunu açıkladığında, birinci sıraya sevgili Peygamber Efendimizin mübarek isminin konulduğu görülüyor.
Komisyon başkanı Prof. Mişel Hart, Hz. Muhammed Mustafa’yı (s.a.s) seçtiğimiz yüz insanın en başına koymamız sizi şaşırtabilir. Biz komisyon olarak şunu tespit ettik:
Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) tarihte hem dinî hem de dünyevi düzeyde çok üstün başarıları olan tek insandır. Mütevazi bir aileden gelen Hz. Muhammed, dünyanın en büyük dinlerinden birisini kurmuş, yaymış ve çok etkili politik bir lider olmuştur. Bugün ölümünün üzerinden 1400 küsur yıl geçmesine rağmen hala çok etkili, yaygın ve güçlü bir liderdir.
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk hocanın kitaplarını okurdum… Tayyare Kültür Merkezi’nde konferansı vardı… Salon tamamen doluydu… Önden dördüncü sırada oturdum… Çok güzel sohbet edip mesajlar veriyordu… Sohbetin sonuna doğru, yüksek sesle el kol hareketleri yaparak “Muhammed öldü, Kur’an-ı Kerim’e sarılalım” dedi. Tam manasıyla şok olmuştum… Bunu nasıl söyler… Peygamber Efendimizin ölmediğini, gönüllerimizde yaşadığını yüzüne karşı haykırmalıydım… Sohbet bitince sahneye çıkıp söylemeye karar verdim… 4-5 dakika sonra konuşmasını bitirdi, “Sual kabul etmiyorum” diyerek sahneden inmeye başladı. Ben hemen sahneye çıktım: “Dur hocam nereye gidiyorsun?” diye yüksek sesle bağırdım… Durup bana dönünce:
— “Babanızın oğlu gibi ‘Muhammed öldü’ dediniz. Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) ölür mü? O müslümanların gönlünde yaşıyor. Getirdiği Kur’an-ı Kerim bizim rehberimiz… Biz her şeyi İslam’ı ondan öğrendik…”
— Şaşırdı, elini sallayarak “Bana kelek yapma” dedi.
— Bu sefer ben şaşırdım… Kelek sözünü hiç duymamıştım.
— “Kelek neyse ben onu bilmem… Onu siz yaptınız” dedim.
İslam dini Kur’an-ı Kerim ve Sünnet üzerine kurulmuştur. Biz abdesti nasıl alıp, namazı nasıl kılacağımızı, Haccı, orucu, zekâtı nasıl uygulayacağımızı Peygamber Efendimizden (s.a.s) öğrendik. Peygamber Efendimize sık sık ziyaretine gelen Cebrail (a.s) öğretmiştir.
YA MUHAMMED
> On sekiz bin âlemin sultanı
> Cümle varın cân-ı cânânı
> Bağrı yanık aşıkların serdarı
> Sonsuz selât-ü selamlar sana
> Kainat seninle buldu huzur
> Çöllere kalplere indi nur
> Kur’an’la yayıldı sevinçle huzur
> Sonsuz selât-ü selamlar sana
Dr.Mehmet Gülal
