Dr. Mehmet Gülal
Dr. Mehmet Gülal
E-Posta: [email protected] YAZARIN TÜM YAZILARI

Sabır dertlerimizin çaresidir

Atalarımız sabır ile koruk üzüm olur, dut yaprağı atlas olur buyurmuşlardır. Dünyada dertsiz olmaz, derdi olmayana da insan denilmez. Sabır ile dertlerimiz biter.

Sabır; kişinin şeytanın, nefsinin ve çeşitli dünya heveslerinin karşısında direnerek, dinimizin emrettiği, uygun gördüğü şeyleri yapmasıdır. Sabır bir meyvedir; bu meyve evvela acıdır, sonra tatlı olduğu anlaşılır. Allah-u Teâlâ, hiç kimseye sabırdan daha güçlü, daha güzel bir güç vermemiştir. Sabırlı olmayı öğrenmeliyiz. Allah (c.c) sabredenlerle beraberdir ve zafer sabredenlerindir.

Sabır imanımızın bize verdiği muazzam bir güçtür. Bu güç karşısında şeytan bize dokunamaz, kalbimize vesvese veremez. Sıkıntımız, derdimiz arttıkça sabrımız da artarsa, Allah-u Teâlâ’ya yakınlığımız da artar.

Kur’an-ı Kerim’de yetmişten fazla ayette sabrın faziletinden bahsedilmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) karşılaştığı güçlük ve sıkıntılar karşısında namaz kılar, namazında Bakara suresinin 155’inci ayetini; “Ey müminler, sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan, ürünlerden eksiltmekle imtihan ederiz. Ey Habibim sabredenlere lütfu ihsanımı müjdele” ayetini okuyarak dua ederdi.

Hz. Eyyüp (a.s) hastalanmış, vücudunda yaralar ve o yaralardan beslenen kurtlar kaplamıştı. Hastalığı verenin Allah (c.c) olduğunu bildiği için hiç sesini çıkartmadı. Senelerce sabretti, bütün malını mülkünü kaybetti. Nihayet yaralarındaki kurtlar dilinde de yaralar açınca, zikir ve dua edememeye başlayınca Hz. Eyyüp (a.s) Allah (c.c) yalvararak “Ya Rabbi bana hastalık geldi, kurtlar dilimde yaralar açtı, ibadetlerimi çok zor yapıyorum, bana şifa ver” diye gözyaşlarıyla Rabbine yalvardı.

Allah (c.c) Cebrail (a.s)’ı Hz. Eyyüp’e gönderdi. Cebrail (a.s) “Ya Eyyüp Allah-u Teâlâ’nın sana selamı var” dedi ve Eyyüp Peygamberin elini tuttu. “Ya Eyyüp ayağını yere vur” dedi. Yerden iki su fışkırdı. Biri soğuk biri sıcak. Soğuk sudan içti, sıcak su ile yıkandı. Yaraları kayboldu. 7 sene hastalıktan sonra sağlığı yerine geldi. Kaybettiği her şeyi geri verildi.

Sene 1985 muayenehaneme yirmi yaşlarında spastik bir delikanlı babası ile beraber geldi. Hasta olduğu için devamlı başını sallıyordu. Babası “Doktor bey oğlumun kulakları duymuyor, birçok kulak doktoruna götürdük ama netice alamadık” dedi. Delikanlı devamlı başını hareket ettirdiği için çok zor muayene ettim. Her iki kulağında da taşlaşmış buşon vardı. Doktor arkadaşlarımız uğraşıp temizleyememişlerdi.

Babası ile konuştum; “Ben kulağındaki taşlaşmış kiri çıkaracağım. Sen oğlunun başını sıkıca tutacaksın, ben de temizlemeye çalışacağım” dedim. Başarıya ulaşmamız için sabırlı olup, kulaktaki kiri yumuşatarak orada 10’ar dakika ara vererek, 1,5 saatlik bir ameliyat gibi çalıştık. Kulağındaki kir boşalınca delikanlı gözleri parlayarak babasına “Baba duyuyorum” diye bağırdı. Sabırla, acele etmeden hedefe ulaşmıştık. Ama yorulmuştuk.

Delikanlı muayenehaneden ayrılırken “Doktor amca Allah razı olsun, çok iyi duyuyorum” dedi. Delikanlının “Allah razı olsun” demesi bütün yorgunluğumu gidermişti. Bu sabırla, sevgiyle, merhametle çalışmamın bir neticesiydi.

> Sabır ulu bir nimettir

> Derde derman bir iksirdir

> Sabırla pişer aşımız

> Budur bizim irfanımız

Dr. Mehmet Gülal

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X