Olay gazetesinde zaman zaman sanayici ve iş adamlarımızın, esnafımızın yaşadığı sıkıntıları dile getiriyor ve tecrübelerimiz ışığında öneriler sunmaya çalışıyorum.
Yaklaşık 3 yıldır Kamuya borçlu mükelleflerimizin yaşadığı en büyük sorunlardan biri de ekonominin içinde bulunduğu sıkıntılı durum nedeniyle yüzbinlerce sanayici işadamı ve esnafımızın vergi ve prim borçlarını ödeyememesi ve bir çıkış yolu araması oldu. Bu arayış hala devam ediyor.
Konuyla ilgili 24 Kasım 2025 tarihli OLAY Medya’da 6183 sayılı kanunda belirtilen tecil şartlarının mutlaka esnetilmesi gerektiği 36 aya kadar olan tecil süresinin daha uzun vadeler tanıyacak şekilde fiilen uygulanması gerektiği bu sürenin de ötesinde uzun vadeli bir ödeme planı ile mükelleflerin rahatlatılmasının gerekli olduğunu ifade etmiştik. Yine 11 Mayıs 2026 tarihli Olay Medya söyleşimizde faiz oranlarının yüksekliğinden bahsetmiş bunun mutlaka indirilmesi gereği üzerinde durmuştuk.
Yeni getirilen düzenlemeler bu önerilerimizin dikkate alındığını gösteriyor.
Yeni Düzenlemelerle Borçların Tecilinde Esneklik Getirilerek Faiz Oranları Düşürüldü
7582 sayılı Kanun ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesinde yapılan tecilin vadesini 72 aya çıkaran değişiklik sonrası , 16 Haziran 2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tahsilat Genel Tebliği ile de önemli açılımlar getirildi.
Yapılan düzenlemeler özetle aşağıda açıklanmıştır.
Tecil Kapsamına Giren Ve Girmeyen Borçlar
Tebliğ kapsamında, 5 Haziran 2026 tarihi itibarıyla (bu tarih dahil) vadesi geldiği halde Tebliğin yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş bulunan ve Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince takip ve tahsil edilen amme alacakları yer almaktadır.
Aşağıdaki borçlar ise tecil kapsamına girmemektedir.
• Özel tüketim vergisi,
• 2026 yılı gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilecek geçici vergi,
• Bu vergilere bağlı vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,
• Söz konusu vergilere ait beyannameler üzerinden tahakkuk eden damga vergileri ile bunlara ilişkin gecikme zamları.
Başvuru Süresi ve Başvuru Şekli
Düzenlemeden yararlanmak isteyen borçluların 31 Ağustos 2026 tarihine kadar başvuruda bulunmaları gerekmektedir.
Başvurular Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesi, Dijital Vergi Dairesi veya e-Devlet üzerinden elektronik ortamda yapılabileceği gibi ilgili vergi dairesine yazılı olarak da yapılabilecektir.
Birden fazla vergi dairesine borcu bulunan mükelleflerin her bir vergi dairesine ayrı ayrı başvurmaları gerekmektedir. Ayrıca Tebliğden yararlanılabilmesi için ilgili vergi dairesine olan tüm borçlar için tecil talebinde bulunulması şarttır.
Taksit Süresi ve Ödeme İmkanı
Tebliğ kapsamında tecil edilen borçlar için ilk taksit Eylül 2026 döneminde başlayacak olup borçlar aylık eşit taksitler halinde ödenecektir.
Taksit sayısı; borçlunun çok zor durum hali, borcun türü ve borçlunun hukuki statüsü dikkate alınarak belirlenecektir.
Faal mükellefiyet kaydı bulunan ve bilanço esasına veya işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler bakımından taksit sayısı, mali durumlarını gösteren likidite oranlarına göre belirlenecektir.
Bazı Vergilerin Taksit Sayısının 12 Ay ile Sınırlandırılması
Tebliğe göre, banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) ile katma değer vergisi (KDV) borçları ve bunlara bağlı vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları ile bu vergilere ilişkin damga vergileri bakımından özel bir sınırlama getirilmiş olup, söz konusu borçlar en fazla 12 eşit taksitte ödenebilecektir.
Belediye Borçları ile İlgili Düzenleme
Borçluların hukuki statüleri dikkate alınarak bazı borçlular için özel düzenleme yapılmıştır.
İl özel idareleri, belediyeler, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları ile bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ve bunların doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları tüzel kişiler bakımından daha uzun ödeme imkanı öngörülmüştür.
Bu kapsamda bulunan borçluların Tebliğ kapsamındaki tüm borçları, borcun türüne bakılmaksızın 72 eşit taksitte ödenebilecektir.
Tebliğde yer alan bir diğer örnekte ise sermayesinin tamamı belediyeye ait bir şirketin KDV dahil tüm borçlarının, borcun türüne bakılmaksızın bu özel düzenleme kapsamında 72 eşit taksitte ödenebileceği belirtilmektedir.
Tecil Faizi Oranı
Tebliğ kapsamında tecil edilen borçlara yıllık %29 oranında tecil faizi uygulanacaktır.
Bu oran, Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla genel uygulamada geçerli olan yıllık %39 oranındaki tecil faizinden daha düşük olup Tebliğin getirdiği önemli kolaylıklardan birini oluşturmaktadır.
Teminat Uygulaması
6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde yapılan değişiklik ve 11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda, 10 milyon TL’ye kadar olan borçların tecilinde teminat aranmayacaktır.
10 milyon TL’yi aşan borçlarda ise yalnızca bu tutarı aşan kısmın yarısı kadar teminat gösterilmesi yeterli olacaktır.
Mevcut Teciller İçin Getirilen İmkan
Tebliğin yayımlandığı tarihte halen tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun şekilde ödenmekte olan borçlar bakımından da özel düzenleme yapılmıştır.
Bu kapsamda bulunan borçlular, 31 Ağustos 2026 tarihine kadar başvuruda bulunmaları halinde kalan borçlarını Tebliğde öngörülen taksit süreleri ve yıllık %29 tecil faizi kapsamında yeniden tecil ettirebileceklerdir.
Tecilin İhlali
Taksitlerin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde kural olarak tecil ihlal edilmiş sayılacaktır.
Ancak Tebliğde borçlular lehine bir esneklik öngörülmüş olup, bir takvim yılında en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi tek başına ihlal nedeni sayılmayacaktır. Bu durumda söz konusu taksitlerin, takip eden taksit ödeme süresi içerisinde ilgili faizleriyle birlikte ödenmesi gerekmektedir.
Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen sürelerde tamamlanmaması halinde ise tecil ihlal edilmiş sayılacak ve tecile konu amme alacaklarının takip ve tahsiline devam edilecektir.
Yapılan Düzenlemeler Yeterli mi? Yeni Bir af çalışması yapmak gerekir mi?
Yapılan bu düzenlemelere rağmen vergi Affı söylentileri maalesef hala devam ediyor.
Yukarıda ayrıntıları belirtilen düzenlemelerin daralan sıkışan mükelleflerimizi kısmen de olsa rahatlatacak düzenlemeler olduğunu söyleyebilirim. Prensip olarak vergi aflarına karşı olan biri olmama rağmen toplumun çok önemli kesiminde yaklaşık 2 yılda bir yapılan vergi afları nedeniyle büyük bir beklenti oluştu gerçeğini de dikkate aldığımızda bu beklentinin hala var olduğunu ve güçlenerek devam edeceğini söyleyebilirim.
Seçimler öncesi böyle bir düzenlemenin yapılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Kanaatim henüz seçimle ilgili bir karar alınmamışsa da, Türkiye seçim atmosferine girmiş durumda .Bu bir fiili durum. Faiz oranlarının %29’lara indirilmiş olması da sorunu çözmüyor. Bu durum Enflasyonla mücadeleyi ekonomik proğramın en önüne koymuş bir yönetim için 5-6 yıl gibi uzun süre uygulama alanı olacak bir konuda %29 faiz oranı belirleyerek yüksek enflasyonlu bir süreci peşinen kabul etmiş algısı sonucunu doğuruyor. %29 faiz oranı yanında Bir diğer handikap geçmiş dönem borçları için bugüne kadar hesaplanacak gecikme zamları. En azından bu konuda da bir düzenleme yapıp gecikme zammı yerine TÜFE formülü uygulanabilirdi.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; Ekonominin içinde bulunduğu uzun süren kırılgan dönemin halen devam ettiği gerçeğini de dikkate alarak; Hazine ve Maliye Bakanlığının yüzbinlerce sanayici ,işadamı ve esnafı ilgilendiren bu konuda vergi ve sigorta prim borçlarını vadesinde ödeyememiş yüzbinlerce kişi yanında yine çok yüksek sayıda vergi mahkemeleri,istinaf ve danıştayda olan vergi davaları ile vergi incelemesi süreci yürüyen yüzbinlerce vergi mükellefini rahatlatacak düzenlemeleri de içine alacak kapsamlı bir af çalışması yapmasının zamanı geldiğini düşünüyorum.
