31 Mart 2024 yerel seçimlerinde 860 bin Bursalının oylarıyla seçilen CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Nilüfer‘deki 20 yıllık geçmişi yüzünden tutuklandı ve jet hızıyla da İçişleri Bakanlığı‘nca geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırıldı.
İşin aslına bakılırsa, Bozbey’e dönük bu operasyon Bursa‘da kimseye sürpriz gelmedi. Yıllardır, aylardır konuşuluyordu. Sonradan aile vakfı olduğu itiraf edilen NİLVAK‘ın geçmişi kendisi için büyük bir handikaptı.
Aylar önce Olay Medya‘da ziyaretimize gelen AK Parti Nilüfer İlçe Başkanı ile Büyükşehir’in İmar Komisyonu Başkanı, ‘Nilüfer’de 1 milyon metrekarenin üzerinde usulsüz izin verilmiş emsal fazlalıklı inşaat’ bulunduğunu ileri sürmüşlerdi. Bunun anlamı, imar planlarına aykırı olarak, ilçede binlerce fazla konut ve işyeri yapımına göz yummak demekti.
Bu konuda daha evvel Nilüfer Belediyesi‘nde devam eden soruşturmalar ve tutuklamalar olduğu da biliniyordu.
Soruşturma, gözaltı ve tutuklama ile görevden uzaklaştırmadan anlıyoruz ki, devlet Nilüfer’i ve Bozbey’i izlemiş. Bütün imarsal ve finansal haraketlerini takip etmiş, not almış ve günü, gecikmiş de olsa düğmeye basmış.
Şimdi neden onca yıl sonra sorusu soruluyor. Devletin bir bildiği olduğunu düşünüyoruz.
Bunu, CHP‘nin üst yöneticileri ile örgütün az bir kesimi sorguluyor.
Bursalılar, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanmasına, görevden uzaklaştırılmasına kitlesel olarak bir tepki vermiş değiller.
Öyle olsa, Bursa‘nın meydanlarının, caddelerinin protestolarla dolup taşması gerekmiyor mu? CHP örgütleri bile tam kadro meydanlarda görünmüyor.
CHP Lideri Özgür Özel‘in Bursa’daki gece mitingi dahi bütün bu gelişmelere rağmen bize göre cılız kaldı.
AK Parti döneminde başlamış, çoğu bitme aşamasında teslim alınmış ve daha evvel kimileri için tören bile yapılmış projelerin tekrar kurdelaları kesildi.
Demokrasi açısından baktığımızda, suç işlememiş, seçilmiş bir anakent belediye başkanının, siyasi irade tarafından görevden el çektirilmesi hepimize yanlış gelebilir.
Ancak, seçilen siyasilerin yasadışı davranışlarına da devlet izin vermez. Belediye kanunlarına, imar kanunu ve yönetmeliklerine aykırı davranan herkes denetime tabidir ve hukuken hesap vermekle yükümlüdür.
Şu an Bursa‘da ve ülke genelinde yapılan, devletin yürürlükteki yasalar gereği bir hesap sormasıdır. Bunu siyasi jargonla, irade gasbı olarak değerlendirmemek gerekir. Gözaltına alınan, sorgulanan ve tedbir olarak tutuklanıp, görevden el çektirilen tüm siyasilerin, kendilerine atılı suçlar için yargıyı ikna edici yanıtlar verdiğinde, koltuklarına geri dönme hakları vardır.
Bursa‘da Nilüfer ve Büyükşehir Belediyesi yönetimlerine dönük iddialar şu an hukuka intikal etmiştir. Tutuklu belediye başkanları ve bürokratlarla diğer zanlıların suç işlemedikleri anlaşıldığında, zaten salıverip, aklanıp, işlerinin başına dönme hakları mevcuttur. Suç sabit bulunduğunda ise ceza kaçınılmazdır.
Bir de şu Başkan Bozbey’i AK Parti‘ye kim davet etmiş de kendisi reddetmiştir.
Bunun da açıklığa kavuşması gerekir. Bozbey o daveti kimden aldıysa avukatları aracılığıyla açıklamalı. AK Parti Bursa İl Başkanı bunu reddediyor.
Bu iddia hava da kalmamalı.
Seçim bu hafta
Bize göre artık Büyükşehir‘de mahkeme nihai karar verene dek CHP dönemi kapanmıştır. İçişleri Bakanlığı Mustafa Bozbey‘i geçici tedbir olarak görevden aldığı için Vali Beyin çağrısıyla 9 Nisan’da Büyükşehir Belediye Meclisi‘nde başkanvekili seçimi olacak.
İlk 2 turda 5393 Sayılı Belediye Kanunu gereği üçte iki çoğunluk aranacak. 3. turda ise salt çoğunluğa sahip aday Bozbey’in yerine başkanvekili seçilecek.
Büyükşehir Belediye Meclisi‘nde çoğunluk Cumhur İttifakı‘nda. AK Parti ve MHP ile BBP‘li üyelerin oylarıyla belediye yönetiminin AK Parti‘ye geçme olasılığı yüksek. 3. turda AK Partili bir isim koltuğa oturabilir. Seçilen o isim ise eğer Bozbey aklanırsa, göreve iade edilene kadar devam eder.
Öyle, birilerinin canı istediği gibi, AK Parti‘nin CHP‘ye jest yapacağını falan sanmıyoruz. Kimse, eline gelmiş fırsatı altın tepside siyasi rakibine sunmaz.
Kaldı ki, belediye meclis üyeleri de demokratik yollarla seçilen isimlerdir. Yasa, makam boşalırsa onlara başkanvekili seçme hakkı tanıyor. Onlar kimi isterse seçme haklarına sahipler. AK Parti jest olsun diye koltuğu CHP‘ye vermez. Verirse tabanına bunu izah edemez.
Bürokratlar vedaya başlamış
Uzunca yıllar yerel yönetimleri izliyoruz. Kimler geldi kimler geçti. Ne güç zehirlenmesi yaşayanlar vardı. Hepsi sıradan bir Bursa yurttaşı oldular.
31 Mart sonrası Bursa Büyükşehir Belediyesi‘nde bürokratik hafıza sıfırlanmıştı. Bursa’ya değişik kentlerden, ağırlıklı Adana, Ankara, İstanbul, Nilüfer‘den, diğer belediyelerden transfer edilenlerin bir bölümü sanki bugünleri önceden görüp, erkenden şehri terk ettiler. Kimi bürokratlar ise muhtemel bir siyasi değişime hazırlık yapıyorlar. CHP‘li kimi bürokratlar da, daha başkanvekili seçimi olmadan sosyal medyadan belediyeye veda ediyorlar.
Değişim kaçınılmaz görünüyor.
Muhtemel bir AK Partili başkanvekili seçiminde Bozbey’in atadığı tüm bürokratlar, şirket yöneticileri ve siyasal isimlerle yollar kendiliğinden ayrılacaktır.
Geçmişte bunlar yaşandı. Aynı partiden seçilen başkanların bile eski dönem bürokratlarıyla çalışmadıkları görüldü.
Hasılı, Büyükşehir’de hallaç pamuğu gibi atılacak yeni bir bürokratik değişim daha görünüyor.
