Son dönemde akademinin en büyük sorunlarından biri, hiç şüphesiz sahte tezler, para ile yazdırılan akademik çalışmalar ve sahte diplomalar oldu. Yıllardır konuşulan, zaman zaman gündeme gelen ama bir türlü köklü biçimde çözülemeyen bu mesele, artık daha ciddi yaptırımlarla ele alınacak gibi görünüyor.
AK Parti’nin Meclis’e sunduğu yükseköğretime ilişkin yeni yasa teklifi, yalnızca öğrenci affı düzenlemesiyle değil, aynı zamanda akademideki sahtecilik ve tez borsasına yönelik ağır cezalarla da dikkat çekiyor.
Açık konuşmak gerekirse, bu düzenleme geç kalmış ama son derece önemli bir adım. Çünkü akademinin itibarı, yalnızca binalarla, unvanlarla ya da diplomalarla korunmaz. Akademinin gerçek değeri emekle, dürüstlükle ve bilimsel ahlakla korunur.
Bugün bir öğrencinin ya da akademisyenin kendi emeğiyle hazırladığı tez ile para karşılığında başkasına yazdırılan bir çalışmanın aynı kefeye konulması, en başta alın terine haksızlıktır. Gece gündüz çalışan, kaynak tarayan, araştırma yapan, danışmanıyla emek veren insanların hakkını korumak için bu tür düzenlemeler şarttır.
Yeni düzenlemeye göre ücret karşılığında tez yazanlara, yazdıranlara ya da bu işe aracılık edenlere ciddi para cezaları uygulanacak. Hatta bu işi yapan kişi bir akademisyense, üniversiteyle ilişiğinin kesilmesine kadar gidebilecek yaptırımlar gündeme gelecek.
Bence meselenin en kritik tarafı da burası. Çünkü akademinin içinde olup da akademik ahlakı zedeleyen kişilere karşı taviz verilmemesi gerekiyor. Bir akademisyen, bilgisiyle, emeğiyle, öğrencisine rehberliğiyle örnek olmalıdır. Para karşılığında tez yazan ya da bu sisteme aracılık eden birinin akademide yer almaya devam etmesi, üniversite kurumunun güvenilirliğine zarar verir.
Düzenlemenin bir diğer önemli başlığı ise sahte diplomalar. Sahte üniversite diploması hazırlayan, kullanan ya da resmi belgede sahtecilik yapan kişilere hapis cezası verilmesi planlanıyor. Üstelik bu suçun kamu görevlileri tarafından işlenmesi halinde cezanın daha da ağırlaşması öngörülüyor.
Bu da son derece yerinde bir yaklaşım. Çünkü sahte diploma yalnızca bireysel bir sahtekârlık değildir. Aynı zamanda kamu düzenini, mesleki yeterliliği ve toplum güvenini tehdit eden ciddi bir suçtur. Bir kişinin hak etmediği bir diplomayla iş sahibi olması, makam elde etmesi ya da yetki kullanması, o alanda gerçekten emek veren herkese çok büyük haksızlıktır.
Öte yandan pakette binlerce öğrencinin beklediği af düzenlemesi de yer alıyor. 1 Temmuz 2022’den sonra kendi isteğiyle üniversiteden ayrılan, kaydı silinen, akademik başarısızlık ya da harç ödenmemesi gibi nedenlerle ilişiği kesilen ön lisans, lisans, lisans tamamlama ve lisansüstü öğrenciler bu aftan yararlanabilecek.
Burada da dikkat çeken en önemli kriter, daha önceki aflardan yararlanmamış olmak. Öğrencilerin dört ay içinde ilişiklerinin kesildiği üniversitelere başvurmaları gerekecek. Askerlik görevini sürdürenler için ise askerlik bitiminden sonra iki aylık başvuru süresi tanınacak.
Ancak her konuda olduğu gibi burada da sınır net çiziliyor. Terör, kasten öldürme, cinsel saldırı, çocuk istismarı ve uyuşturucu madde suçlarından mahkûm olan ya da bu gerekçelerle üniversiteden ilişiği kesilen kişilerin başvuruları kabul edilmeyecek. Yani öğrenci affı var ama bu suçlara af yok.
Bana göre bu düzenleme iki yönüyle önemli. Bir yandan eğitim hayatı yarım kalan öğrencilere yeniden bir fırsat kapısı açılıyor. Diğer yandan akademide sahtecilik yapanlara karşı daha sert bir duruş ortaya konuluyor.
Eğitimde merhamet de olmalı, adalet de. Hatasından dönen, eğitimine devam etmek isteyen öğrenciye imkân tanınmalı. Fakat akademik emeği çalan, sahte diploma hazırlayan, tez borsası üzerinden haksız kazanç sağlayanlara da göz yumulmamalı.
Çünkü üniversite yalnızca diploma alınan bir yer değildir. Üniversite, ahlakın, emeğin, bilginin ve liyakatin korunması gereken bir kurumdur.
Eğer bu düzenleme amacına uygun şekilde uygulanırsa, hem öğrenciler için yeni bir başlangıç olur hem de akademide uzun zamandır konuşulan sahte tez ve diploma meselesine karşı güçlü bir mesaj verilmiş olur.
Kısacası, tezini kendi yazmayanlar, sahte diploma ile yol yürümeye çalışanlar ve akademiyi ticarete çevirenler için yeni dönem pek kolay olmayacak.
