Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Olay Haber
Olay E-Gazete
Mehmet Ali İNAN
Mehmet Ali İNAN

Bay Kemal’den Kemal Bey’e

                               “Bazıları gittikleri yere mutluluk götürür,

diğerleri ayrıldıkları yere. ”   

           Oscar Wilde

Gitti zannetmiştik.

Meğer gitmemiş.

Geldi.

Ama mutluluk getirmedi. Ayrıldığında mutluluk gelmişti…

CHP için, bazılarınca beklenen, kimilerince ihtimal verilmeyen butlan kararı 21 Mayıs Perşembe günü çıktı.

24 Mayıs Pazar günü de bir grup CHP’li polis desteğiyle, genel merkez binasının kapısı kırılarak binaya girdiler.

3be39341 1469 469e bfed 3b019f4cf6f3

Başkent Ankara’da, 102 yıllık siyasi partinin binasının önünde yaşanan görüntüler tam bir utanç tablosuydu.

Sanırsınız yabancı bir güç tarafından işgal ediliyordu parti binası… Tüm bu görüntüler insanın içini acıtan, karamsarlaştıran hareketlerdi.

Türkiye’de çoktan sakatlanmış olan demokratik rejimin hepten ipinin çekildiği bir gün olarak kayıtlara geçti hiç şüphesiz.

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanlığını 5 Kasım 2023’te yapılan kongrede kaybetti. Partinin başında tam 13 yıl boyunca o vardı.

2a4d5637 579b 4a90 8a1e 95f658a2886e

CHP 38. Olağan Kurultayı’ndan

Bu sürede yapılan 13 seçimin hiçbirini kazanamadı. Tüm seçimleri kaybetti!..

Bu durumun incelenmeğe değer, ilginç yanı ise bunca seçim kaybeden birinin genel başkanlığı, bu süre boyunca hiç sorgulanmamış tartışılmamış olması!..

CHP açısından çok ilginç bir durum değil mi?

Fakat, adam kaybettikçe kazandı.

Daha çok ve en sonunda da çok kötü kaybetti.

İktidar mensupları ve iktidara yakın medyada kendisini küçümsemek için Bay Kemal deniyordu. İşin acı yanı şimdi isminin başına bu sıfatı kendisi kullanıyor. Onu küçümseyenler nezdinde ise Kemal Bey liğe terfi etti.

23c935a6 47c1 46a0 bd04 9e4eec605253

Vasat bir demokraside bile üst üste yapılan iki ya da üç seçimi kaybeden lider herhangi bir telkin beklemeden, kendiliğinden görevi bırakıyor.

Bu bir teamül. Kendisi bırakmasa bile, parti organları hemen onu genel başkanlık koltuğundan indiriyorlar.

Gelin görün ki, Türkiye siyasi partileri için bu kural hiçbir zaman işlemedi.

12 Eylül Askeri Darbesi’nin ürünü olan 1982 Anayasası siyasi parti başkanlarına güçlü yetkiler verdi. Onlar bu güne kadar da bunu tepe tepe kullandılar.

7c6dee0c 6305 48c0 9ce9 dfe3b6b658b3

Bu durum beni taa Antik Çağ’a götürdü.

Sokrates, devleti yönetecek kişilerin mutlaka erdem sahibi insanlar arasından seçilmiş olmalısını öneriyor öğretisinde.

Gerek ahlâk gerek siyaset felsefesinin temelini oluşturan en önemli unsur olarak kabul ediliyor…

Genel Başkanlığı süresince hemen hemen hiç risk almadan, konforlu bir 13 yıl geçiren Kılıçdaroğlu’na partililer hain diye bağırdılar, butlan kararının ardından.

17d031d3 a67d 4e68 9a59 770a9f01daaa

Nereden nereye?

Bir zamanlar Yeni Karaoğlan, Gandi Kemal, Piro Kemal denilen, bu tarihi kişilerle yan yana getirilen adamın bugün geldiği nokta çok dramatik bir durum.

Adalet yürüyüşünde, adına türküler bile söylenmişti.

Bugün kendisine en çok kızanlar, o türküleri söyleyenler olduğunu görüyordur mutlaka.

Yetmezmiş gibi, geçtiğimiz hafta manevi değeri yüksek Hacı Bektaş ilçesinde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu Kültür Merkezi nden de adının kaldırıldığı haberini de okudum.

Hak edilmeden, bilinçsizce ve popülerlik uğruna verilen bu isimler, ne yazık ki böyle kolayca kaldırılabiliyor. Hangi kriterle böyle bir merkeze onun adının verilmesi uygun görülmüştü? Siyaset böyle çok da ucuz olmamalı.

Ne kadar kötü bir durum Kemal Kılıçdaroğlu açısından.

Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin klasik örgüt yapısından gelen biri değildi. Siyasetçi bir yapısı da yok. Topluma verdiği temel bir ideolojik mesajı da olmadı.

Zaten ilk siyasi girişimini Süleyman Demirel’e yapmış, DYP’den milletvekili olmak istemişti. Rahmetli Bülent Ecevit, kendisini kafası karışık biri olarak görmüş. Partisine kabul etmemişti.

Sanırım birçok doğrusunun yanında, Ecevit’in bu kararını da zaman haklı çıkardı.

Hala kafası karışık biri…

9 Haziran Salı günü TBMM önünde Cumhuriyet Halk Partililer iki grup halinde toplandı.

Bir grup Halkın umudu Kılıçdaroğlu diye slogan atarken, daha kalabalık olan grup AKP’nin umudu diye bağırdılar.

Halk siyasetten umudunu keseli çok oldu.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendinden umudunun kalmadığı açıkken, halka nasıl umut versin!..

Gerek Kılıçdaroğlu, gerek CHP üzerine çok şey söylenip yazılabilir. Yazılmalıdır da. Önümüzdeki günler de yaşanacak gelişmeler bu konunun epey bir süre daha gündemde kalacağını gösteriyor.

Sonuç olarak yüz yılı aşkın bir geçmişi olan bir partinin bu tür sorunları yaşaması pek kabul edilebilir bir durum değil.

Temel bir kurumsal yapı oluşturamamasından kaynaklı bu kriz, kolay atlatılmayacak gibi duruyor. Çünkü mesele sadece CHP ile sınırlı değil…

Çok daha başka etkenlere bakmak gerekiyor meseleyi doğru anlamak için.

Bakmayın siz, zayıf kişilikli, korkak, liyakatsız ve siyaseti meslek edinmiş olanların bu gelişmeyi devlet aklı na bağlamasına.

Akıl arıyorsanız eğer, gidin Antik Çağa ve Sokrates’in söylediklerine bir bakın. Yok çok uzak geliyorsa, Mustafa Kemal’e ve partinin altıokuna bakmak gerçek Cumhuriyet Halk Partililer için yeterli olacaktır.

Dünyadan kötü bir örnek

Biliyorsunuz Macaristan’da uzun yıllar iktidarda olan Orban, seçimleri kaybetti. Yeni parlamento ve hükümet ülke için hızla önemli ve iyi uygulamalarla takdir topluyor.

Yeni Macar Parlamentosu, milletvekili maaşlarını yüzde 40 oranında düşürülmesini kabul etti.

Mecliste oturuma katılan 189 milletvekilinin tamamı onay verdi.

96a3604c 5357 42ae a768 ef29af89f477

Bu düzenlemeyle Macar vekillerin 6 bin euro olan maaşları 3 bin 636 euroya düşmüş oldu.

Böyle bir uygulama Türkiye’de 1935’te olmuş. O günden beri milletvekili maaşlarına sürekli zam yapılıyor.

3f79d971 ff11 46ef 82a1 5b5b1698d5cf

Anlaşılan Macar vekiller çok kötü örnek olmuşlar.

Ne vekiller var!..


Avatar Seç KAPAT
BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR