Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Olay Haber
Olay E-Gazete
Mehmet Ali İNAN
Mehmet Ali İNAN

Kitap defter kalem ve gazete

Köşe Yazısını Dinle

İsveç eğitim sisteminde on yıl önce devrim olarak nitelenen her öğrenciye bir tablet  uygulaması sona eriyor.

chatgpt image 22 may 2026 123550

Cumhuriyet gazetesinin İsveç muhabiri Ali Haydar Nergis’in 3 Mayıs günlü yazısından okudum bu haberi.

Ülkede on yıl önce dijital eğitim zorunlu hale getirilmişti. Bilgisayarlı eğitime geçilmiş, amaç öğrencileri geleceğin teknoloji dünyasına iyi bir şekilde hazırlamaktı.

Ne var ki hedeflenen bu amaca ulaşılamadı.

Neden vazgeçilmiş bu uygulamadan?

Ali Haydar Nergis haberinde şöyle belirtiyor: Dünyanın en saygın tıp kurumlarından biri olan ve Nobel Tıp Ödülü’nü veren Karolinska Enstitüsü ile diğer bilim kuruluşlarının eğitim raporlarına göre, okullarda tablet kullanımı nedeniyle son 10 yılda ülkenin eğitim sisteminde dramatik bir düşüş yaşandı.

chatgpt image 22 may 2026 124234

Ekran yorgunluğu olarak tanımlanan (bu durumu bizim İsmail Salar’da gazete yazısında işlemişti) ekran üzerinden okuma yapmanın, derinlemesine okuma yetisini körelttiği, bilginin öğrenci belleğine aktarılmasını zorlaştırdığı saptandı.

894cb176 cb9b 4570 8b0d d1558b0e739b

Tablet kullanımı nedeniyle çocukların el yazısı yeteneklerinin gerilediği fark ediliyor. Bilgileri akılda tutmalarının iyiden iyiye azaldığı, hatta çarpım tablosunun ezberlenmesinin bile gereksiz görüldüğü anlaşılıyor.

Bunların yanında daha başka olumsuz sonuçlar nedeniyle, İsveç Eğitim Bakanı Lotta Edholm, Ekrandan kitap kapağına sloganıyla eğitimin rayına oturacağını söylüyor.

* * *

Bizim durumumuz nedir?

Benim kuşağımdan olanlar için defter, kalem ve kitap vazgeçilmez olmayı sürdürüyor.

Mutlaka ceplerinde en az bir kalem taşırlar. Not defteri de vardır. Ajanda kullanmayı sürdürdüklerine tanığım.

Kitap ve gazete konusunda ise durumumuz içler acısı… En büyük olumsuzluk ülkemizde yayınlanan yerel ve ulusal günlük gazetelerde yaşanıyor.

Her geçen gün tirajlar düşüyor. Çoğu yerel gazeteler yayın hayatından bir bir çekiliyorlar…

Bir dönem inanılmaz satış rakamlarına ulaşmıştı gazeteler.

İçerikleri, haberleri ülke gündeminde çok etkili olurdu. Köşe yazarlarının tiryakileri vardı. Söz buraya gelmişken sizi biraz gerilere götürmek istiyorum. Rahmetli Çetin Altan yazılarında sık sık bahsederdi. O’nun sözünü ettiği yıllarda nüfusumuz 60 milyondu. Türkiye’de satılan gazete sayısı ise üç milyon civarında. Bir gazeteyi beş kişinin okuduğunu söylerdi Altan; bu hesaba göre ülke insanın ancak dörtte birinin yani 15 milyonun eline gazete değerdi. Çetin Altan’ın serzenişi ise 45 milyon insanımızın gazeteye el sürmemesiydi.

raw10 gazeteden 20 yazar cetin altani yazdi294803001jpg

Bugünün rakamlarını görse ne yapardı rahmetli!..

Türkiye’de günlük gazete satışı 2 milyon. Ancak bazı gazeteler resmi ilan kotasını yükseltmek için, satışlarını yapay olarak yükseltiyorlar. Ne kadar olduğunu öğrenemedim ama sanırım bu satışların yarısı kadar.

Nüfusumuzu 85 milyon kabul edersek, yine Çetin Altan’ın kriteri ile, her gazeteyi 5 kişinin okuduğunu var sayarak, günlük gazete okuru 10 milyon olur. Bu demektir ki 75 milyon insanın eline hiç gazete değmiyor.

Çok içler acısı bir durum değil mi?

Bazıları artık internet var, oradan okuyorum, bu yüzden basılı gazete almıyorum diyenler var.

Bir kısım okur için bunu doğru kabul edebiliriz. Ancak büyük çoğunluğun orada yazılanları da okuduğu pek inandırıcı gelmiyor bana.

Bu internet yalnızca Türkiye’de değil ki, başka ülkelerde de var. Ama orada yayınlanan gazetelerin günlük satışlarında bu kadar dramatik düşüş yaşanmamış.

Örneğin, Çin’de 93,5 milyon gazete satılıyor. Hindistan’da 70 milyon, Amerika’da 48 milyon gazete satılırken, bizim nüfusumuza en yakın olan Almanya’da ise günlük satılan gazete sayısı 22 milyon.

chatgpt image 22 may 2026 125037

Elbet, Türkiye’de bu kadar düşük rakamlarda gazete satılmasının birçok nedeni var. Gelin görün ki tabir yerindeyse yerlerde sürünür durumda da olmamalıydı.

Geçmişten günümüze ülkeyi yöneten siyasetçilerin yazarlar, şairler ve gazetecilerle başları pek hoş olmadı.

Birçok şair, yazar, gazeteci cezaevinde mapus olmaktan kendini kurtaramadı ne yazık ki!

Basını olumsuzluğa sürükleyen başta ekonomik ve daha başka nedenler de saymak mümkün.

Şimdi dünyadan örnek bir gazete olayını paylaşmak isterim. Hem biraz da yazının yarattığı olumsuzluğa küçük bir tebessüm kondurmuş oluruz.

Dünyanın en ünlü en büyük milyarderlerinden Rockefeller, 90’lı yaşlarının sonuna yaklaşınca, gücü azalır ve yatalak hale gelir. ABD basınını takip eden milyardere, sağlığını olumsuz yönde etkilemesin diye mevcut yayınlanan gazeteleri getirmezler. Sırf onun için sadece iyi haberlerin olduğu bir gazete hazırlanır. Tek nüsha bir gazete… Bu gazetede yazan iyi haberleri okusun ve hasta yatağında mutlu olsun diye. Ünlü milyarder gerçekten bundan mutlu olmuş mudur yoksa her şeyin farkında olup, kendisine yapılan bu jest için bilmezden mi gelmiştir?

chatgpt image 22 may 2026 130903

Bizim ülke gazeteleri de bir kısmı iktidarı, bir kısmı muhalefeti mutlu etmek, onlara siz çok iyisiniz diye çıkıyor.

Ne kadar işe yarıyor, işte onu bilmiyorum…

Bir de Bursa’ya bakalım: Çoğunuz bilirsiniz, Türkiye’nin büyük Babıâli’si nasıl İstanbul’sa, küçük Babıâli’sinin de Bursa olduğu genel kabul görmüş bir tespittir.

Şehrimizde günlük olarak yayınlanan 11 yerel gazete var. İlçeleri dahil etmedim bu sayının içine. Her sabah bayilere dağıtım şirketi aracılığı ile 33 gazete götürülüyor. Bursa’da yerel ve ulusal gazetelerin toplam satış rakamı yaklaşık 17 bin beş yüz adet.

Bu rakamın içinde resmi ilan hakkını kaybetmemek için zorunlu olarak gösterilen gazete sayısı da dahil.

Çok değil on yıl önce Olay Gazetesinin hafta içi günlük satışı 18 bin, hafta sonu 22 ve 24 bin civarındaydı.

Daha geriye gidersem, benim mesleğe başladığım yıl, Bursa’nın nüfusu 960 bin iken gazete bayilerinde her gün yaklaşık 55 bin gazete satılıyordu.

Nüfus iki kattan fazla artarken, gazete satışları iki kat düşmüş.

Gerçekten de kabullenilmesi zor bir tablo!..

İsveç’in tabletten kitaba keskin bir dönüş yapma kararı bilimsel bir tespitin ortaya çıkardığı somut gerçekler nedeniyle veriliyor.

Sanırım İsveç’i diğer ülkeler de izleyecektir.

Bizim ülkemizde de gözlemlediğim ekran yorgunluğu yaşayan ciddi bir kitle var.

Çevremizi, şehrin sorunlarını, ülkemizin geleceğini ve dünyada olup biteni doğru anlamak için bilgi edinmek gerekiyor. Edinilen bu bilgilerin de akılda tutulması bir işe yarayacaktır.

Akıl da tutmanın yolu ise okumak. Kağıttan, kitaptan okumak. Önemli bulduklarımızı da bir deftere yazmak, not etmek.

Kısacası İsveç örneği, bize kalemi, defteri, kitabı elinize alın ve bir daha da bırakmamanız gerçeğini gösteriyor.

Belki o zaman demokratik sistemlerin dördüncü kuvveti sayılan basın yeniden o etkin ve gündem belirleyen günlerine kavuşur.


Avatar Seç KAPAT
BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR