Mustafa Özdal
Mustafa Özdal
E-Posta: mustafaozdal@olaygazetesi.com.tr YAZARIN TÜM YAZILARI

Tapu Müdürü Cevher’den yanıt: Son yılların en yoğun günlerini yaşıyoruz

Biliyorsunuz tapu müdürlüklerine işi düşen vatandaşın adeta isyan ettiğini, internet müracaatlarında bile 15 gün sonraya sıra verildiğini yazmıştım.

Yazıma 1 gün sonra Bursa Tapu ve Kadastro 4. Bölge Müdürü Adnan Cevher yanıt verdi.

Cevher, yaklaşık 3 ay önce Trabzon’dan Bursa’ya atanmış deneyimli bir tapu müdürü.

Telefon konuşmamızda bende son derece yapıcı ve eleştiriye tahammülü olan bir bürokrat izlenimi bıraktı.

Cevher, öncelikle bazı bölümlerine katıldığı yazım için teşekkür etti.

Ancak detaylı bilgilendirmelerin yapılmasında da fayda gördüğünü ekledi.

Cevher’in söylediklerini özetleyeyim:

Özellikle 5 ilçenin tapu müdürlükleri, son yılların en yoğun günlerini yaşıyorlarmış.

Öyle ki sadece haziran ayında Osmangazi, Nilüfer, Yıldırım, Gürsu ve Kestel tapu müdürlüklerinde 30 bin işlem yapılmış ve 120 bin vatandaşın 1 ayda tüm tapu işlemleri karşılanmış!

Ayrıca Osmangazi Tapu Müdürlüğü, Türkiye’nin en yoğun ve en çok işlem yapan 7. tapu müdürlüğü olurken,  Nilüfer Tapu Müdürlüğü’nde çalışan memur Oktay Topal tek başına 1 yılda 2 bin 264 işlem yaparak Türkiye genelinde en çok işlem yapan memur seçilerek ödül almış.

Personel ise sabah 8’den gece 10’a hatta 11’e kadar çalışıyormuş.

Çünkü tapu müdürlüğü kapansa bile gün içinde yapılan işlemlerin kaydedilmesi ve ertesi günün  planlanmasının yapılması gerektiğini belirtti Cevher.

Cevher ayrıca Nilüfer Tapu Müdürlüğü’nde  günde 400 işlem yapan bir memurun Türkiye’de en çok işlem yapan memur seçildiğini, Osmangazi Tapu Müdürlüğü’nün ise Türkiye’nin en fazla işlem yapılan 7. tapu müdürlüğü olduğunu hatırlattı.

Yani Cevher, personelin yoğun ama özveriyle çalıştığını, bundan da şikayetçi olmadıklarını söyledi.

Peki gecikmeler nereden kaynaklanıyor?

Öncelikle yoğunluktan dolayı internet sisteminin yavaşlaması.

Ancak asıl sorun sosyal mesafe gereği, işlemlerin hayli yavaş yapılması.

Bu konuda da sık sık anons yapılıyormuş.

Hatta biz telefonda konuşurken bile sosyal mesafe uyarısını içeren anons yapılıyordu.

Cevher ayrıca yapılan işin önemine de dikkat çekti:

“Bir memurumuz hata yaparsa, maddi cezasını  çekmek zorunda. Bu nedenle, personelimiz çok dikkatli işlem yapıyor. Çünkü her gün milyonlarca liralık işlem yapılıyor.

Tüm yoğunluğa rağmen Bursa Tapu ve Kadastro 4. Müdürlüğü’nün girişinde sadece 60 yaş üstü vatandaşa hizmet sunan 3 memur çalışıyormuş.

Cevher’in söyledikleri ışığında vatandaşın beklemesini 3 nedene bağlayabiliriz.

-Kredi faizlerinin düşüşüyle insanların  tapu dairelerine adeta akın etmesi.

-Pandemi süreci nedeniyle işlemlerin yavaş yapılması.

-Yoğunluktan internet sisteminin zayıf çalışması.

 

Yapıcı muhalefetle sonuç almak

 

Yıl 2012…

CHP’nin il Başkanı Metin Çelik, Büyükşehir Belediye Başkanı da Recep Altepe.

İstanbul menşeili İDO, bilet fiyatlarına zam üstüne zam yapıyor.

Bursa-İstanbul deniz ulaşımında tekel konumunda olan İDO, Bursalılardan gelen tepkilere rağmen geri adım atmıyor.

Metin Çelik, ekibiyle birlikte İDO’nun önünde basın açıklaması yaparak hem İDO’yu hem de İDO’nun fiyat politikasına tepki vermediğini öne sürdüğü Altepe’yi eleştiriyor.

Altepe arıyor Çelik’i, “Bursalıların çıkarına bir açıklama yaptın anlıyorum ama bana 1,5 ay izin ver. Biz bu işi çözeceğiz” diyor.

Çelik, “Hay hay” diyerek İDO konusunda muhalefeti kesiyor.

Altepe, Çelik’e ve Bursalılara verdiği sözü tutarak 1,5 ay sonra BUDO’yu kuruyor, hükümete yakın İDO’yu karşısına alma pahasına!

Bugünlerde satışı söz konusu olmamasına ve iskele sorunu çözülmesine rağmen BUDO nedense gündemden düşmüyor.

BUDO’nun gündeme gelmesi bana 2012 yılındaki CHP’nin yapıcı muhalefetini anımsattı.

Eleştiri yapmaktan geri durmayan ama muhalefet yapıyor gözükmek için değil kent çıkarlarını savunmak adına muhalefet yapmak…

Böyle olursa kent de kazanıyor, siyaset kurumu da saygınlığını yitirmiyor.

 

İç turizmi canlandıralım

 

Dün İznik’e gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy ne dedi?

Almanya’nın seyahat uyarılarını kaldıracağını umuyoruz.

Ersoy, önceki gün de Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Alman mevkidaşlarıyla temaslarda bulunmuştu.

Amaç, can çekişen turizm sektörünü biraz da olsa canlandırmak.

Nitekim geçen yıl bu zamanlar tatil beldeleri  ‘iğne atsanız yere düşmez’ deyimini andırıyordu.

Bugün ise terk edilmiş kent görünümündeler.

Bursa da Körfez ülkelerinin seyahat kısıtlmasını bekliyor.

Yani yabancılar gelmezse bu yıl turizmde kayıp yıl olacak.

Yabancı turistin Türkiye’ye gelmesi belirsizse, iç turizmi canlandırmanın vakti gelmedi mi?

Oysa bugüne kadar iç turizmi ayağa kaldıracak  proje ve kampanyalar yapılmadı.

Türkiye 83 milyonluk büyük bir ülke.

Pandemi sürecinin sloganı olan, ‘Biz bize yeteriz’ turizmde de uygulansın.

 

Korona ve Yıldırım

 

“Hayat Eve Sığar” isimli bir uygulama var.

Bu uygulamaya giriyor ve şak diye mahalle mahalle koronavirüs tablosunu görebiliyorsunuz.

Bursa’daki tablo da hayli sarısıcı.

Virisün yoğunlaştığı mahalleler kırmızı renkle belirtiliyor.

Ve bu uygulamada da net bir şekilde görülüyor ki, vakalar Bursa’nın Yıldırım ilçesinde yoğunlaşmış durumda.

Kalabalık aile apartmanlarının daha fazla olduğu ilçede virüs adeta kol geziyor.

Sağlık Bakanı’nın ifade ettiği gibi Bursa riskli bölgelerden biriyse, Yıldırım’daki risk çok daha yüksek.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X