Mustafa Özdal
Mustafa Özdal
E-Posta: mustafaozdal@olaygazetesi.com.tr YAZARIN TÜM YAZILARI

Yoğun bakımdan çıktık, normalleşiyoruz

Mekanları aylardır kapalı olan eğlence sektörü zor durumda. Restoran ruhsatı olan mekanların yavaş yavaş toparlandığını belirten işletmeci Yusuf Sabahyıldızı, “Hala kapalı olan mekanlar çok zor durumda” diyor. Sabahyıldızı, maliyetlerin artmasına rağmen fiyatlara zam yapmaktan korktuklarını da söyledi.

Pandemi sürecinde geçimini sadece müzikten kazanan müzisyenlerin işsiz kaldığına dikkat çeken Sabahyıldızı, “Müzisyenler, hayatımızın en özel, en güzel anlarına eşlik eden yol arkadaşlarımızdır onlar. Bu nedenle müzisyenlerin sorunu toplumun tüm kesimlerini ilgilendirmeli” diye konuştu.

——————————-

Bu hafta eğlence sektörünün sorunlarına mercek tuttuk.

Sektörde faaliyet gösteren mekanların bazıları hizmet vermeye başlarken, bazılarının açılmasına izin verilmiyor.

Yüz binlerce kişinin istihdam edildiği sektörün durumunu deneyimli işletmeci Yusuf Sabahyıldızı ile konuştuk.

“YENİDEN YOĞUN BAKIMA GİRMEMELİYİZ”

Pandemi süreci maalesef sürüyor. Yeni normal sürece geçtiğimiz hazirandan sonra vaka sayıları azalmadı. Eğlence sektörünün durumunu özetlemek gerekirse neler söylersiniz?

Sadece biz değil  dünya da zor bir süreçten geçiyor. Yani sorun dünyanın sorunu. Açıkçası hızlı ama dikkatli bir  şekilde yönetilmeye çalışılan derin bir sorunla karşı karşıyayız. Aylarca evde kaldık, işyerlerimiz kapalıydı. Ama bir şekilde hayat devam ediyor. Tekrar mekanlara kavuştuk. Tabii ki her şey eskisi gibi değil. Gerçekten eskisi gibi olmadığını da görüyoruz. Kolonya şişelerini  genelde cemiyetlerde ve özel günlerde görüyorduk ama bugün her masada bulunduruluyor. Bu süreçte  hayatımızda çok şey değişti. Bu değişimi işe yeniden başladığımızda hissettik. Tekrar normale yakın bir yaşantıya döndük. Yani yoğun bakımdan çıkıp, normale döndük. Ama yeniden yoğun bakıma girmemek için ne yapmamız gerektiğini konuşmalıyız. Ekonomiyle sağlık arasındaki denge çok yönetilebilir bir şey değil. Dünyayı yöneten mekanizmalara çok ciddi iş düşüyor. Bir yandan yaşamımızı idama ettirmemiz gerekiyor. İhtiyaçlarımız var ve eğlence de önemli bir ihtiyacımız. Biz, sağlık ve ekonomi arasındaki çizginin tam ortasındayız.

Lokanta, restoran ve kafe gibi işletmeler açılırken, bar ve disko gibi eğlence mekanları hala kapalı. Kapalı olan mekanların sahipleri nasıl ayakta durabiliyor?

Ben şimdi içinde bulunduğum koşullardayken, zorluk çeken arkadaşların adına konuşma hakkımı kendimde bulamıyorum.  Ama, müzisyeni, personeli, tedarikçisi gibi çok sayıda insanı ilgilendiren sektörde durumun çok parlak olmadığını söyleyebilirim.  Eğlence, pandemi gibi zorlu süreçlere göre kurgulanmış bir sektör değil.  Çevre, gürültü gibi hassasiyetlerden dolayı kapalı mekan işletmelerin sayısı çok fazla. Yani bu mekanlar yapısal olarak pandemi sürecine göre kurgulanmış mekanlar değil. Virüsle ilgili çok uygun koşulları oluşturmak büyük mekanlarda mümkün. Ancak büyük mekanların sayısı da çok değil. Bu nedenle işletme sahipleri salgının bir an önce bitmesi için dua ediyorlar. Bazı mekanlar hala kapalı. Umarım bir an önce açılırlar. Ama koşulları değiştirmek ne kadar mümkün olur, bu süreci kaç işletmeci yürütebilir bilmiyorum.

Kapalı olan mekanlar kiralarını nasıl karşılıyorlar?

Mülk sahipleri bu konuda töleranslı ve töleranslı da olması gerekir. Ama çok sorunlu örnekler olduğunu da biliyorum. Mülkiyeti bize ait olan işletmelerde çok sorun yaşamadık. Sektöre destek veren çok bilinçli muhataplarımız var. Onlara teşekkür ediyorum ama tüm işletmeler aynı durumda değil.

 

“EĞLENCE SEKTÖRÜ ÇALIŞANLARI ÇOK ZOR DURUMDA”

Kapalı mekanlarda çalışan çok sayıda insan var. Bu insanlar geçimlerini nasıl sağlıyorlar? 

Gerçekten çok zor bir durum. Özellikle  eğlence sektöründe pandemiden dolayı açılamayan mekanlarda garson, servis elemanı, komi, mutfak personeli, güvenlik elemanı ve bilhassa müzisyenler çok zor durumda. Müzisyenlerin altını özellikle çizmek istiyorum. Müzisyenler, eğlence sektörünün lokomotifleridir. Akademik eğitimini müzik üzerine almış ve yıllarca profesyonel müzikle uğraşan biri olarak müzisyenlerin durumuna karşı ekstra hassasiyetim var. Müzisyenler bu süreçte en unutulmuş kişiler oldu. Sadece hayatını müzikten kazananların seçeneği kalmadı. Birçoğu işsiz kaldı. Sektördeki dostlarla, müzisyenler için ne yapabiliriz diye konuşuyoruz. Çünkü restoranlarda pandemi koşullarına uymak kaydıyla müzik yapılabiliyor. Ama şehirdeki müzisyen sayısını düşünürsek, birçoğunun işi yok. Onların sorununa çözüm bulmamız gerekir. Hayatımızın en özel, en güzel anlarına eşlik eden yol arkadaşlarımızdır onlar. Bu nedenle müzisyenlerin sorunu toplumun tüm kesimlerini ilgilendirmeli.

 

“FİYATLARA ZAM YAPMAYA KORKUYORUZ”

Pandemi süreci eğlence sektöründeki menü fiyatlarına nasıl yansıdı?

Aslında pandemi süreci ve ekonomik koşullar maliyetlerimizi arttırdı. Döviz de yükseldi. Ancak işletmeler korkularından adım atamıyorlar. Bizim sektörde henüz fiyatlar artmadı. Çünkü zorlu bir sürecin içindeyiz ve zaten insanların bir araya gelmesi zorlaştı.

Çevreme bakıyorum da manzara pandemi öncesi şartlardan çok uzak değil. Masaların birçoğu dolu. Bu tablo yanıltıcı mı?

Bahsettiğiniz koşulların oluşması çok kolay olmadı. Burası pandemi kurallarını uygulayabileceğiniz büyüklükte bir mekan. Dolayısıyla burada insanlar rahat.  Ama diğer işletmelerde bu rahatlık yok. Yani bu mekan sektörün durumunu yansıtmıyor.

 

“SARMAŞ DOLAŞ OLMAYI ÖZLEDİK”

Pandemi, insanların eğlence alışkanlıklarını değiştirdi mi?

Bir eğlence türünü askıya almak mümkün değil. Onu geliştirip yenilerini aramak mümkün.  İnsanlar eski eğlencelerini arıyorlar. Sarmaş dolaş olmayı özlüyorlar. Çünkü eski eğlencelerine fırsat bulamıyorlar.  Aslında zaman zaman çok cesur davrandıklarını da görüyoruz.  Ama artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

O günlerin ne zaman geleceğini öngörüyorsunuz?

Bu konuda öngörüden çok hayalim olabilir. Dünyanın bir sorunu çözme noktasında bu kadar kenetlendiği bir örnek yok. Ümit ederiz ki bir an önce kalıcı çözüm bulunur sıkı fıkı olduğumuz hayatlarımıza geri döneriz. Bizim gibi toplumlar romantik toplumlardır ve sarmaş dolaş olmayı seviyoruz.

 

“MÜDAVİMLERİMİZ ÇOK BİLİNÇLİ”

Sosyal mesafe kuralı, ateş ölçme ve masaların dezanfekte edilmesi gibi kuralları müşterileriniz nasıl karşılıyor?

Tüm tedbirleri çok önemsiyorlar. İtiraz eden yok. Pandemi öncesi böyle bir uygulamayı hoş karşılamazlardı.  Ama alınlarına cihaz dayamak için izin istediğimizde itiraz etmiyorlar. Aksine kurallara uyulmamasına tepki gösteriyorlar. Bizler öğrenme sürecindeyiz. Mesela masada oturma biçimi. Bir işletmecinin masada yan yana duranların aynı aileden olup olmadığını öğrenmesi çok zor. Bu kolluk kuvvetlerinin işi. Bu anlamda bize destek olan müşterilerimize çok teşekkür ederiz.Tabii bu hassasiyeti mekanlarımızın müdavimleri gösteriyor. Ekranlarda gördüğümüz manzaralar karşısında ise dehşete düşüyoruz.

Sektör olarak yetkililerden beklentileriniz nelerdir?

Dünyada pandemi sürecini çok kötü yöneten ülkeler var. Ülkemizde, idari mekanizmanın üzerine düşenin fazlasını yaptığını düşünüyorum. Daha iyisi yapılabilir mi? Mutlaka daha iyisi de yapılabilir. Mesela bayramda daha katı kurallar koymamız gerekirdi. Biz biraz cesur bir toplumuz. Toplum nefes alsın diye idare esnek davranmış olabilir.

 

“NİLÜFER EĞLENCENİN MERKEZİ OLDU”

Pandemi şartlarından bağımsız olarak eğlence sektörünü de konuşmak isterim. Bursa’da eğlence yaşamının Nilüfer’e kaydığını görüyoruz. Siz Nilüfer’de işletme açan ilk girişimcilerden birisiniz.  Eğlence mekanlarının tek bir ilçede toplanmasını nasıl okumalıyız?

Sağlıklı bulmuyorum. Herkesin ortak görüşü, Bursa muhteşem bir şehir. Çocukluk yıllarımdan hatırlıyorum, Bursa muhteşem bir turist kentiydi. Bugün bırakın yabancı turisti, iç turizm bile yok. Demek ki biz kendimizi doğru anlatamamışız, bir sorun olmuş. Ben eğlence sektörünü bir arz-talep ve sosyokültürel bir mesele olarak görüyorum.  Eğlence sektörünün Nilüfer’de yoğunlaşması normal. Çünkü Nilüferliler böyle bir yaşam tarzını talep ediyorlar. Diğer ilçelerde yaşayanların da talep etmesi gerekiyor.  Siyasetçiler toplumun beklentilerine göre karar verirler. Nilüfer’de eğlence mekanları, idarecilerle toplum arasında bir uzlaşma kültürüyle şekillendi ve bu çok değerlidir. Nilüfer, şehrin eğlence merkezine dönüştüyse halkın talepleri ve halkın taleplerine yanıt veren idari mekanizmayla başarıldı. Kentte yaşayanların bu tarz taleplerini yöneticilere iletmesi gerekir. Hem şehrin ekonomik gelişimi hem de gelecek nesillerin dünyaya entegre olması için  benzer yapıların her şehirde olması gerekir. Umarız en kısa zamanda Yıldırım, Osmangazi ve diğer ilçelerde de olsun.

Eğlence sektörünün başta Yıldırım ve Osmangazi olmak üzere diğer ilçelerde olacağını düşünüyor musunuz?

Bence olacak. Umutluyum. O ilçelerde tarihi dokuyu ortaya çıkaracak projeler var. Turist çekmek istiyorsanız, turistin beklentisini karşılamalısınız. Sosyal yaşam alanları yaratamazsanız turist çekemezsiniz. Ben dünyanın birçok şehrini gezdim. Dubai tipik bir örnektir. Muhafazakar yönetimlerin olduğu Abu Dabi gibi kentlerdeki organizasyonlar çok iyidir. Belki yasakların temelinde, idarecilerin kararları değil toplumun  tercihleri yatıyor.  Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Ayasofya’yı her dinden insanın ibadet etmesi için açtıklarını söylemesi beni çok mutlu etti. Dünyanın farklı inançlarına sahip insanları ülkemizde görmek istiyorsak, onların yaşam tarzlarına saygılı olmak zorundayız. Bu konulardan korkmayalım dünya aştı artık bunları.

 

“YATIRIM İÇİN TEMKİNLİYİZ”

Son olarak yeni yatırım planlarınızı konuşalım. Yusuf Sabahyıldızı olarak, yeni yatırım planlıyor musunuz?

Bu soruyu çok heyecanlı bir şekilde yanıtlamak isterdim. Ama önümüzdeki süreci çok dikkatli incelememiz gerekir. Hassasiyetlerimizi gözden geçirmemiz gerekir. Yatırım risklerimiz var. Yakın tarihte attığımız adımlar ve yaptığımız yatırımlar var. Bunların startını vermek için bekliyoruz.Çünkü yatırımlarımız arasında eğlence mekanları da var. Biz Bursa gibi bir kente yeni projelerin yakışacağına inanıyoruz. Çok daha fazla işletmenin bir rekabet anlayışı içinde kentin beklentilerini karşılaması gerekir. Yatırıma açığız ama süreci gözlemleyeceğiz ve sonuçta bu kentin bir ferdi olarak üzerimize düşeni yerine getireceğiz.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X