‘Yılanı Öldürseler’i yönetmek cesaretti’

‘Edebiyattan Sinemaya Yaşar Kemal’ söyleşisine katılan Tükan Şoray, yönetmenliğini yaptığı Yılanı Öldürseler filmiyle ilgili olarak “Yaşar Kemal’in unutulmaz yapıtını filme uyarlamak benim için büyük cesaretti” dedi.

‘Yılanı Öldürseler’i yönetmek cesaretti’

Dilek Atlı

Nâzım Hikmet Kültür Evi’nde önceki gün düzenlenen ‘Edebiyattan Sinemaya Yaşar Kemal’ söyleşisine katılan Türk sinemasının efsanevi ismi Türkan Şoray, sinema eleştirmeni Atilla Dorsay ve senarist Işıl Özgentürk Bursalılarla bir araya geldi. 

Yoğun ilginin yaşandığı söyleşide Yaşar Kemal’in eserlerinden uyarlanan sinema yapıtlarının yanı sıra 1981 yapımı “Yılanı Öldürseler” filmi tartışıldı. Söyleşide Yaşar Kemal’in eşi Ayşe Semiha Baban da dinleyiciler arasında yerini aldı. Yoğunluk yüzünden salonun dışında kalanlar için barkovizyondan yayın yapıldı. Söyleşinin moderatörlüğünü ise Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürü Şafak Pala üstlendi.

‘GURUR VERİCİ…’

Nilüfer Belediyesi’nin 2016 Yılın Yazarı Yaşar Kemal etkinlikleri kapsamında düzenlendiği söyleşide Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray, oyunculuğunu ve yönetmenliğini üstlendiği Yılanı Öldürseler filmi için, “Bugün düşündüğümde bile halen nasıl cesaret ettiğime inanamadığım bir deneyimdi. Yaşar Kemal gibi usta bir kalemin eşsiz tasvirlerini sinema perdesine aktarmak çok zordu. Öyle ki, Yaşar Kemal’in eserlerinden birinin yönetmenliğini yapacağımı rüyamda görsem hayra yormazdım. Yaşar Kemal gibi usta bir kalemin eşsiz tasvirlerini sinema perdesine aktarmak çok zordu. Çekimler bittikten sonra laboratuvar işlemleri sırasında bir ay evden çıkamadım. Dünyanın en kötü filmini çektiğimi düşünüp ülkeyi terk etmeyi bile planladım. İnanın bir ayım böyle geçti. Seyirci sınavı kadar, Yaşar Kemal sınavı vardı benim için. Acaba beğenecek mi? Ne düşünecek? Neyse ki eşi Ayşe Hanım da şahit ki beğendi. Benim için çok büyük mutluluk ve şanstı” diye konuştu. Şoray sözlerine şöyle devam etti: 

“Bana ilk önce Esme karakteri teklif edilmişti. Ben o kadar çok istedim ki Esme’yi oynamayı… Yönetmen Ali Özgentürk olacaktı ama son anda vazgeçmiş. Sinemada da bir kural vardır; bir yönetmenin bıraktığı filmi başkası çekmez. Beni yönetmen olarak görmedikleri için bana teklif ettiler. Ben de hemen kabul ettim yoksa Esme’yi oynayamayacaktım. Ama sonradan ‘Ben ne yaptım’ dedim tabii ki. Yaşar Kemal’in romanını sinemaya uyarlamak kolay mı? Üstelik o zamanın teknolojisiyle! Çukurova’da dağlardaki bir çiçeği, bir otu öyle bir tasvir ediyor ki, onu siz hayalinizde çok başka yaşatıyorsunuz. Sinemaya yansıttığınız zaman insanların o hayallerindekini bulması çok zor. Çünkü insan kitapla baş başa kaldığı zaman, o kahramanı başka türlü hayal ediyor, kendi kurduğu dünyasında bulamayabiliyor. Onun kurduğu dünya o kadar büyülü ki, hangi görüntüyle nasıl verebilirsiniz? İsviçre’de de gösterildi film. Filmde çocuğun babasının yılan olmasını anlatmak o kadar zordu ki… Bunlar bugün dijital teknolojiyle o kadar güzel yapılıyor ki, biz yapamadık. Ama yine de Yılanı Öldürseler filmi sayesinde Yaşar Kemal ile birlikte çalışma, onunla vakit geçirme şansı buldum. Benim için gurur vericiydi.”

‘EN İYİ UYARLAMA…’

Gazeteci, yazar ve eleştirmen Atilla Dorsay da söyleşi sırasında Yaşar Kemal’in eserlerinin sinemaya uyarlanması konusunu değerlendirdi. Sözlerine sansüre değinerek başlayan Dorsay, “Yaşar Kemal’in sinema ile çok iyi bir ilişkisi vardı. Bence dünyanın en iyi yazarlarından biriydi. Hakkı bilindi mi, hak ettiği ödülleri aldı mı, hatta bırakınız Nobel’i falan, Türkiye’de baştacı edildi mi? Ölümünde gerektiği biçimde uğurlandı mı? Bütün bunlardan şüpheliyim. Sinemayla ilişkisi sayısız anekdot, sayısız işbirliği içeren çok hoş bir işbirliğidir. Sansürle uğraştığı da doğrudur” dedi. 

Dorsay, yazarın Türk sinemasına önemli eserleri kazandırdığını belirterek, “Yılanı Öldürseler filmi, Yaşar Kemal’in en iyi uyarlamasıdır. Elbette eleştirilecek noktalar var ama yurtdışındaki uyarlama denemeleri dahil birçoğu başarısız olmuştur” dedi. 

‘UYARLAMAK ZOR İŞ…’

Yılanı Öldürseler filminin senaristi, yönetmen ve köşe yazarı Işıl Özgentürk ise roman uyarlamalarının zorluğuna değinerek, “Gabriel Garcia Marquez ve Yaşar Kemal, dünyadaki en iyi yazarlardandır. Yaşar Kemal’in Nobel almamış olması beni halen düşündürür. Diğer taraftan, her iki yazarın da roman uyarlamaları birer hayal kırıklığıdır. Yılanı Öldürseler filmi en iyi uyarlamadır Yaşar Kemal’in eserleri arasında. Yılanı Öldürseler, Yaşar Kemal’in incecik bir romanıdır. Senaryosuna bir dış ses anlatımı kattım. Bu da köyün delisiydi. Köylerde deliler çok sevilir zaten” diye konuştu. 

Dinleyicilerin sorularına da yanıt veren katılımcılara Nilüfer Belediyesi Meclis Üyesi Rahşan Duygu Tursun, konuklara Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey adına teşekkür ederek, günün anısına özel tasarım portrelerini armağan etti. Söyleşi sonunda hayranları Türkan Şoray’a büyük ilgi gösterirken fotoğraf çektirmeyi ihmal etmediler. 

HABERİ PAYLAŞ
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X