Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Olay Haber
Olay E-Gazete

Bursa’da Mustafa Bozbey davasında 2. gün! İşte Turgay Erdem’in savunması

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de sanıkları arasında yer aldığı davanın ikinci gününde savunma yapan önceki dönem Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, mahkeme heyetine imar süreçleri ve yapı kullanma izinlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de sanıkları arasında yer

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de sanıkları arasında yer aldığı davanın ikinci duruşma gününde, tutuklu bulunan önceki dönem Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem savunmasını yaptı.

Mahkeme heyeti önünde koordinatör başkan yardımcılığı sistemi, yapı kullanma izinleri ve yapı denetim sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Erdem, hakkındaki iddialara tek tek yanıt verdi.

“Koordinatör başkan yardımcılığı meclis kararıyla oluşturuldu”

Savunmasına belediyedeki görev tanımını anlatarak başlayan Erdem, koordinatör başkan yardımcılığı uygulamasının Belediye Meclisi kararıyla hayata geçirildiğini belirtti. Diğer başkan yardımcılarından farklı olarak tüm müdürlüklerle koordinasyonu sağlayan bir görev üstlendiğini anlatan Erdem, bu sistemin işlerin daha hızlı ve verimli yürütülmesi amacıyla oluşturulduğunu söyledi.

Görev yaptığı dönemde birçok müdürün doğrudan kendisine bilgi verdiğini belirten Erdem, “Organizasyon yapısındaki değişiklik Belediye Meclisi’nden geçen bir kararla yürürlüğe girdi. Organizasyona baktığımızda diğer belediye başkan yardımcılarından farklı olarak başkandan sonra gelen ve bütün müdürlüklerle koordinasyonu sağlayabilen bir başkan yardımcısı konumundaydım. Amaç işlerin daha hızlı ve verimli yürütülmesiydi. Bu sistem gerçekten çok verimli işledi. Birçok müdür doğrudan bana bilgi veriyordu” dedi.

2009 yılında bu uygulamanın başladığını anlatan Erdem, “Dönemin Belediye Başkanı, bu görevlendirmenin işleyiş açısından daha verimli olacağını ifade etti. Biz de 2014 yılına kadar çalışmalarımızı bu şekilde sürdürdük” ifadelerini kullandı.

“Nilüfer çok hızlı büyüyordu”

İmarla ilgili işlemlerde neden yoğun şekilde imza attığı yönündeki soruya da yanıt veren Erdem, görev yaptığı dönemde Nilüfer’in hızlı büyümesi nedeniyle belediyedeki iş yükünün ciddi oranda arttığını anlattı.

2004 yılında yaklaşık 136 bin nüfusa sahip olan ilçenin kısa sürede 300-350 bin nüfusa ulaştığını belirten Erdem, yapılaşmanın da aynı hızla arttığını söyledi.

Yoğunluk nedeniyle yapı kullanma izinlerini zamanında yetiştirmenin zorlaştığını ifade eden Erdem, “2009-2014 yılları arasındaki evraklara baktığınızda yapı kullanma izin belgelerinde normalde üç imza bulunması gerekirken çoğu belgede benim imzamı göreceksiniz. Bunun nedeni organizasyon modelidir. Nilüfer o dönemde olağanüstü hızla büyüyordu. İlçenin her tarafında yoğun inşaat faaliyetleri vardı. Bu kadar hızlı gelişen bir kentte ruhsat ve yapı kullanma izinlerini zamanında yetiştirmek mümkün olmuyordu. Vatandaşlardan sürekli şikayet geliyordu. Bu nedenle verilen yetkiyi kullandık” dedi.

Hakkındaki suçlamalara da değinen Erdem, “Burada herhangi bir kamu zararı söz konusu değildir. Yapılarda eksiklik bulunduğu yönündeki iddiaları da kabul etmiyorum” şeklinde konuştu.

“Dosyada 62 yapı var, benim 1.600’ün üzerinde imzam bulunuyor”

İddianamede yer alan dosyaların, imza attığı yapı kullanma izinlerinin tamamını yansıtmadığını savunan Erdem, dava dosyasında yalnızca şikâyete konu edilen yapıların bulunduğunu söyledi.

İmza attığı yapı kullanma izinlerinin çok daha fazla olduğunu dile getiren Erdem, “Bu davada yalnızca 62 yapıdan söz ediliyor. Oysa yapı kullanma izinleriyle ilgili yaklaşık 1.600’ün üzerinde imzam bulunuyor. Aynı dönemde binlerce yapı kullanma izin belgesi düzenlendi. Dolayısıyla bu uygulama sadece bu dosyalara özgü değildi. Yoğunluk nedeniyle uygulanan genel bir idari yöntemdi” ifadelerini kullandı.

“İhtiyaç nedeniyle böyle bir görev tanımı oluşturuldu”

Koordinatör başkan yardımcılığı görevinin iş yükü nedeniyle oluşturulduğunu belirten Erdem, belediyelerde uygulamaların ihtiyaçlara göre şekillendiğini söyledi.

Bu görevlendirme olmasa aynı uygulamanın yapılıp yapılmayacağı yönündeki soruya ise Erdem, “Buna kesin bir cevap vermem doğru olmaz. Olurdu ya da olmazdı diyemem. Ancak belediyelerde uygulamalar ihtiyaçlara göre şekillenir. O dönemde yaşanan yoğunluk nedeniyle böyle bir görev tanımı oluşturuldu ve bu yetki kullanıldı” diye konuştu.

“30-40 bloklu sitelerin tamamını denetlemek mümkün değildi”

Yapı denetim sistemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdem, Nilüfer’de çok bloklu büyük site projelerinin bulunduğunu ve tüm blokların tek tek kontrol edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığını savundu.

Belediyedeki teknik personelin bütün bağımsız bölümleri aynı anda inceleme imkânının bulunmadığını ifade eden Erdem, “Bizim bölgemizdeki projelerin büyük bölümü site şeklindeydi. Tek bloklu yapılar değil; 8-10 bloktan oluşan siteler vardı. Hatta 30-40 bloklu projeler bulunuyordu. Belediyedeki teknik personelin gidip bütün blokları ve bütün bağımsız bölümleri tek tek incelemesi fiilen mümkün değildi. Böyle bir inceleme aylar sürecek bir çalışma gerektirirdi” dedi.

Bu nedenle zaman zaman farklı bloklarda sonradan eksiklikler tespit edilebildiğini belirten Erdem, “Bir bloğu kontrol edersiniz, başka bir blokta eksiklik çıkabilir. Bir daireyi incelersiniz, başka bir bağımsız bölümde farklı bir durum olabilir. Nitekim bugün de bu nedenle yargılanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Sadece belediye görevlileri yargılanıyor”

4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu kapsamında sürecin yalnızca belediyeden ibaret olmadığını savunan Erdem, yapı denetim kuruluşları, teknik görevliler, fenni mesuller ve kat maliklerinin de resmi belgelere imza attığını söyledi.

Belediyenin ise bu işlemlerin ardından kendi teknik incelemesini yaptığını belirten Erdem, “Kat malikleri gerekli belgeleri imzalıyor. Yapı denetim kuruluşları projeyi uygun bulduklarına ilişkin imza atıyor. Teknik görevliler ve fenni mesuller ‘Bu bina tamamlanmıştır, kullanıma uygundur’ diyerek resmi belgeleri imzalıyor. Ancak siz dört teknik personelle sahaya gidip inceleme yaptığınızda gözden kaçabilecek bir eksiklik nedeniyle yalnızca belediye görevlileri yargılanıyor. Diğer imza sahipleri yargılanmıyor. Sadece belediye ya da teknik müdür sorumlu tutuluyor” dedi.

“Mustafa Bozbey’in herhangi bir talimatı olmadı”

Duruşmada Mustafa Bozbey’e ilişkin yöneltilen soruyu da yanıtlayan Erdem, dosyaya konu işlemlerle ilgili Mustafa Bozbey’in herhangi bir talimatı ya da yönlendirmesi olmadığını söyledi.


Avatar Seç KAPAT
Nilüfer Belediyesi, AKUT ve NAKUT iş birliğiyle Halk Evi’nde gerçekleştirdiği
Sıradaki Haber Bursa’da gerçeği aratmayan dev tatbikat