Erdoğan’ın konuşmasındaki satır başları şöyle;
İdlib’de bugüne kadar verdiğimiz tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.
Bir gül bahçesine girer gibi toprağa düşen hiçbir şehidimizin kanını yerde bırakmadık. Son ana kadar diplomasi kanallarının son ana kadar etkin bir şekilde işletmek için çalıştık, çabaladık. Rejime tarihinin en ağır kayıplarını verdirerek bismillah dedik.
Şu an itibariyle 135 tan, 22 zırhlı araç, 45 top 5 hava savunma rampası, 12 tanksavar, 29 monteli uçaksavar, 2 İHA, 8 helikopter 49 çeşitli araç, imha edildi.
Gerçek gücümüzü göstermeye daha yeni başlıyoruz. Rejimin verdikleri bu kayıplar daha başlangıç. Biz bu gafillere Türkiye’nin gerektiğinde “Baş veren ama baş eğmeyen” büyük bir devlet olduğunu gösterdik.
Askerlerimizin canına kastedenlerin yerle yeksan etmek boynumuzun borcu. Bir an önce Türkiye’nin belirlediği sınırların dışına çıkmazlarda omuzlarının üstünde o başlar da kalmayacak.
Yaşananlardan ibret almayanların gözlem noktalarımıza saldırı tehdidi, akıllarının başlarına gelmediğine işaret ediyor. Rusya’ya ve İran’a bir kez daha sesleniyorum, Suriye’de bizim sizinle herhangi bir derdimiz yok. Bizim sizinle herhangi bir derdimiz yok.
Kapılar açılınca telefon üstüne telefonlar gelmeye başladı. Kapıları kapatın ama o iş bitti. Bizim he insani kriz çözme hem topraklarımızın güvenliğini sağlama mücadelesi yürütüyoruz. Mültecilere gaz bombası atıp yıldırmaya çalışanlar uluslararası camiada hesap vermek zorunda kalacak
Biz yıllarca Suriye Suriye’de güvenli bölge oluşturalım çağrısı yaptık.
Avrupa’ya gidenlerin sayısı yüz binler oldu. Bu sayı yakında milyonlu rakamlarla ifade edilecek. Herkes bu yükten payını düşeni alacak. Artık tek taraflı fedakarlık dönemi bitti. Türkiye mücadelesini her hangi bir ülkeye güvenerek değil kendi insanına kendi imkanlarına dayanarak yürütmektedir.
Türkiye şu ana kadar Suriye’de ne Rusya’yı ne İran’ı ne de Suriye’yi doğrudan hedef aldı. Sadece askerlerimizin kanını döken rejim unsurlarını hedef alıyoruz.
Bu kopan fırtına, bizim ordumuzdur. Bu mücadele bizim şahsi tercihimiz değil milletimizin topyekun iradesiyle yürütülmektedir. Bu millet PKK’nın ve DEAŞ’ın saldırılarına karşı nasıl göğsünü siper etmişse bugün de Türkiye aynı sebeple İdlib’tedir.
Kimsenin Suriye’de Rusya’nın ne işi var, Amerika’nın ne işi var, İran’ın Fransa’nın ne işi var dediğini duymadık. “Sizden ricam sakın siz de Suriye’de ne işimiz var diyenlerden olmayın” bunu şehit söylüyor. Suriye’de oynanan oyunu milletimizle gördük. Bu millet 15 Temmuz’da niye sokağa çıkmışsa aynı sebeple Suriye’dedir. Meydanı şehitlerimize saygısızlık yapan gafillere bırakmadık, bırakmayız.

Flipboard