Mescid-i Aksa saldırısına sert tepkiler!

İsrail polisinin, işgal altındaki Kudüs’ün Eski Şehir bölgesindeki Mescid-i Aksa’da cemaate saldırması sonrası protesto gösterileri yapıldı.

Mescid-i Aksa saldırısına sert tepkiler!

İstanbul Levent’teki başkonsolosluk önünde toplanan gruptakiler, ellerinde Türk ve Filistin bayrakları taşıdı.

Gruptakiler, “Filistin halkı yalnız değildir”, “Şehitlerin yolunu sürdüreceğiz”, “Kahrolsun Siyonizm”, “Hamas’a selam, direnişe devam”, “Ümmetiz, kardeşiz, kazanacağız”, “İstanbul’dan Gazze’ye direnişe bin selam” şeklinde sloganlar attı.

İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, “Biz diyoruz ki bu İsrail haindir, alçaktır, zalimdir ama siz kalkıp Hollywood filmleri yapıyordunuz, bütün Müslümanları ve insanlığı kandırmaya çalışıyordunuz. Biz her konuştuğumuzda bütün dünya medyasını manipüle ediyordunuz.” dedi.

Her saldırının, Türkiye’deki her gencin, çocuğun, ferdin kalbine Filistin haritasını çizdiğini anlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

“Bu haritaya baktıkları zaman Filistin neredeydi, işgal edile edile nereye gelmiş, ve Türkiye’deki her genç, İslamcısı, ülkücüsü, sağcısı, liberali, solcusu, hangisi olursa olsun yatarken Filistin’deki zulmü düşünüyor. Buna siz sebep oldunuz. Ben bu İsrail’i tanıyorum, kalabalık burada arttıkça İsrail askerleri geri çekilecek. Onun için evinizden kalkın ve gelin, kalabalığı arttırın. İsrail askerlerinin ayaklarına zincir olun, her adımınız İsrail ayağına bir zincir, kelepçe olacaktır. Buna tereddüt etmeyin. Buna Gazze’de, Mavi Marmara’da şahitlik yaptım.”

“Ey dünya siz neredesiniz? Niye ses çıkarmıyorsunuz? İnsan hakları diyorsunuz, Uluslararası Ceza Mahkemesi diyorsunuz, bu zulme niye sessiz kalıyorsunuz?” diyen Yıldırım, “Amerika, Kudüs’e taşıdın başkenti, ben sana söyleyeyim, Kudüs bizim başkentimizdir, ne İsrail’in ne Amerika’nın.” ifadelerini kullandı.

Mescid-i Aksa saldırısına sert tepkiler

Yıldırım, şunları kaydetti:

“İsrail direnişçilere karşı direnişe, saldırıya devam ederse buralardan ayrılacak mıyız? Nöbet tutacak mısınız, herkesi buraya çağıracak mısınız, çocuklarınızı çağıracak mısınız, Türkiye’yi konsoloslukların ve büyükelçiliklerin önüne yığacak mısınız, burada sahurunuzu, iftarınızı yapacak mısınız? Bunu İsrail’e nasıl göstereceksiniz? Varlığınızla. İsrail şunu bilsin, bu saldırılara devam ederse Mavi Marmara’da yaptığımızı yaparız. Filistin’i yalnız bırakmayız. Her gün sayımızı artıracağız, Türkiye’nin her tarafında eylemler yapacağız, buradan bütün kardeşlerime sesleniyorum, bugünden itibaren Türkiye’nin her yerinde konvoylar düzenleyeceksiniz, Filistin bayraklarını alacaksınız ve Türkiye’nin her tarafında bu konvoylarla gezeceksiniz, İsrail’e mesaj vereceksiniz ama bu mesajınız, Filistinlilere yapılan onların zulmü gibi olacak ve diyeceksiniz ki biz bu mesajla aslında neyi hedefliyoruz, neyi yetiştiriyoruz biliyor musunuz? Kundaktakilerini bile gerektiğinde Filistinli çocuklarla beraber size taş atmaya hazırlıyoruz. O taşla siz zalimlerin kafasını yaracağız, o taşla Mescid-i Aksa’yı özgürleştireceğiz, demek için herkesi yetiştireceğiz ve bir gün inşallah Kudüs’te bunun sonucunu göreceğiz.”

“İsrail’in azdığını, ikinci azgınlığı yaptığını” ifade eden Yıldırım, “Ey dünya neredesin, ey zalimler ne yapıyorsunuz? Hani çocuk hakları, hani kadın hakları, hani kadınlar için meydana çıkanlar… Biz anladık, bildik, Müslümanın Müslümandan başka dostu yok. O zaman ey Müslümanlar tek yumruk olma, ayağa kalkma zamanıdır, direnme zamanıdır. Tek de kalsak bir olacağız, bin olunca milyon olacağız, milyar olacağız ve Allah’ın izniyle Doğu Türkistan’ın da kurtarılması için çalışacağız, Mescid-i Aksa’nın da kurtulması için çalışacağız.” diye konuştu.

“Hazır olun pazartesi gününe, pazartesi günü bunların önemli bir günü, fanatik Yahudiler Mescid-i Aksa’ya saldırmayı planlıyor, yerleşimciler harekete geçmeyi planlıyor.” ifadesini kullanan Yıldırım, şunları söyledi:

“Filistinlilerin çok önemli bir duyarlılığı var, onun için oraya dokunmayın. Filistinlilerin namusuna, izzetine, çocuklarına dokunmayın. Ümmetin onuruna, Mescid-i Aksa’ya dokunmayın. Sizi uyarıyoruz, pazartesi günü o sahtekar, fanatik, zalim, korkak fundamentalistlerinizi Mescid-i Aksa’ya sürüler gibi sürmeyin, Mescid-i Aksa’yı kirletmeyin. Bugün onun tatbikatını yapıyorsunuz, biliyoruz. Pazartesi gününe hazırlanıyorsunuz, biliyoruz. Biz de şunu biliyoruz ki siz bunu yaptıkça biz de bu ülkedeki siyonist karşıtlığını sokaklara dökeceğiz. Yarabbi, Filistinlileri kurtarmayı bize nasip et, Kudüs sokaklarından Mescid-i Aksa’ya akan bu gençlerin yüreğine cesaret vermeyi bizlere nasip et.”

Eskişehir’de de protesto edildi

İkieylül Caddesi’nde toplanan İHH İnsani Yardım Vakfı Eskişehir Şubesi üyelerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcileri, İsrail’in Filistinlilere yönelik uygulamalarını kınadı.

Grup adına açıklama yapan İHH Eskişehir Yönetim Kurulu Başkanı Musa Karadaş, dün yatsı namazının ardından İsrail güvenlik güçlerinin Mescid-i Aksa’ya girerek ibadet edenlere saldırdığını, olayda çok sayıda kişinin yaralandığını söyledi.

İsrail’in son günlerdeki saldırıları ve hukuk tanımazlığının, yalnızca Müslümanların yeryüzündeki en kutsal mekanlarından Mescid-i Aksa ile sınırlı kalmayıp pek çok olayda daha kendini gösterdiğini belirten Karadaş, şunları kaydetti:

“Uzun zamandır var olan bu hak ihlallerinin ve saldırıların, özellikle ramazanda Mescid-i Aksa merkezli olmakla beraber İsrail tarafından daha da artırılması, Filistinliler ve Müslüman alemi için bardağı taşıran son damla olmuştur. İsrail’in işgali sonucunda ortaya çıkan Filistin’in parçalanmışlığı ve devletleşme yolundaki engeller, İsrail tarafından uluslararası siyasal zeminde meşru bir argümanmış gibi kullanılırken, son yaşanan süreçte İsrail’in Filistin’e yönelik gerçekleştirdiği politikalar, kendisinde Orta Doğu’nun tek hukuk devleti vasfı gören İsrail’in, Filistin’in özgürleşme ve demokratikleşme süreçlerini nasıl engellediğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Müslümanlar olarak, İsrail’in politikalarını hiçbir zaman benimsemeyeceğimizi ifade ediyor, özgür bir Filistin ve Mescid-i Aksa için gerekirse canlarımızı ortaya koyacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.”

Grup üyeleri, açıklamanın ardından dağıldı.

Öte yandan, Eğitim Bir Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı İbrahim Akar, yaptığı yazılı açıklamada, Mescid-i Aksa’da cemaate saldırmasını kınadı.

İsrail’in Filistin halkı üzerindeki saldırı ve baskılarına bir yenisini daha eklediğine işaret eden Akar, şu ifadeleri kullandı:

“Bu saldırılar karşısında Birleşmiş Milletler, dünya ülkeleri ve insan hakları savunucuları daha önceki örneklerde olduğu gibi cılız açıklamalar yapmayı bir kenara bırakmalıdır. İşlenen bu insanlık suçları karşısında siyonist İsrail’e ‘dur’ demeli ve karşısında durmalıdır. Yapılan bu insanlık dışı saldırılara karşı direniş ve özgürlük mücadelesi veren Filistin halkını selamlıyorum. Filistin halkının saldırılar karşısında verdiği bu haklı mücadelede yanlarında olduğumuzu ifade ediyorum. Bu kutsal direnişin, Filistin devleti ve halkı özgürlüğüne kavuşana kadar devam edeceğine ve bir gün mutlaka Mescid-i Aksa ve Kudüs’ün özgürlüğüne kavuşacağına inanıyorum.”

Mescid-i Aksa saldırısına sert tepkiler

STK’lardan İsrail’in Mescid-i Aksa saldırısını protesto

İsrail Büyükelçiliği konutu önünde toplanan, ellerinde Türk ve Filistin bayrakları taşıyan grup, “Terörist İsrail, Filistin’den defol”, “Gazze’ye Aksa’ya direnişe bin selam” sloganları attı.

Grup adına açıklama yapan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Mescid-i Aksa’da Müslümanlara yapılan saldırının izahının mümkün olmadığını söyledi.

Kudüs ve Mescid-i Aksa duyarlılığı olanlara teşekkür eden Yalçın, şöyle devam etti:

“İsrail’in küstahlığı her geçen gün artmakta, Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya ilişkin ablukası, yok etme projesi her geçen gün ilerlemektedir. Bunu durdurmak ve buna engel olmanın yolu Müslümanların, duyarlı insanların, dünyada insanlıktan nasibini almış her ferdin görevidir. İsrail’in terörist olduğunu bilmek ve ona göre hareket etmek lazım. Ülkelerin buna göre tavır geliştirmesi lazım. Müslüman ülkelerin, bu konuda ortaklaşa harekete etmesi gerekir.”

Türkiye’deki duyarlı insanların İsrail zulmünü gündemde tutmaya devam etmesi gerektiğini ifade eden Yalçın, Kudüs ve Mescid-i Aksa’da İsrail’e karşı direnen Filistinlilere selam gönderdi.

Anadolu Gençlik Derneği Başkanı Salih Turhan da Müslümanlar olarak, Filistinlilerin yanında olduklarını haykırmak için toplandıklarını belirtti.

Mescid-i Aksa’nın yanında olmanın, imanın gereği olduğunu aktaran Turhan, “1917’de Balfour Deklarasyonu ile birlikte yüzyıldan fazladır dünyanın içine yerleştirilmiş, birçok insanın hücrelerine kadar yerleşmiş olan dünyanın en büyük terörist grubu olan, en büyük virüsü olan İsrail’in İslam ümmetinin ve insanlığın kalbinden atılması gerekir.” ifadesini kullandı.

İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Ankara şubesi Başkanı Mustafa Sinan ise Filistinli Müslümanların, direnişin sembolü olduğunu belirterek, dünyadaki Müslümanlara Filistin’e maddi yardımda bulunma çağrısında bulundu.

Konuşmaların ardından, İsrail Büyükelçiliği Konutu önüne “Terörist İsrail” yazılı silah çelenk bırakıldı.

Adana’da İsrail protesto edildi

Öğle namazının ardından Ulu Cami önünde bir araya gelen grup, ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla İsrail aleyhinde sloganlar attı.

Adana İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Derneği Başkanı Mahmut Eraslan, burada grup adına yaptığı açıklamada, kendilerine destek veren sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etti.

Kudüs’ün İslam’ın başkenti, İsrail’in de bir terör devleti olduğunu belirten Eraslan, “Uzun zamandır var olan hak ihlali ve saldırıların, özellikle ramazanda Mescid-i Aksa merkezli olmakla beraber İsrail tarafından daha da artırılması, Filistinliler ve Müslüman alemi için bardağı taşıran son damla olmuştur.” dedi.

Eraslan, İsrail’in Filistin’in özgürleşme ve demokratikleşme süreçlerini nasıl engellediğinin bir kez daha gözler önüne serildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Uluslararası hukuk, kamuoyu, sivil toplum örgütleri, insan hakları örgütleri, barış örgütleri, siyasal kurumlar İsrail’in bu şımarık, işgalci ve kural tanımaz tavrına karşı bir an önce bir araya gelmeli ve elini taşın altına koymalıdır. Bu kurumlar İsrail’in tavrına karşı sessizliğini koruduğu müddetçe bu saldırılar devam edecek, Filistin’de barıştan ve uzlaşıdan söz etmek mümkün olmayacaktır. Geçmişin acıları ile yüzleştirilmesi gereken Müslümanlar ve Filistin değil, Avrupa’nın bizzat kendisidir. Dil, din, ırk gözetmeksizin herkesin özgürce yaşadığı ve haklarını yerine getirebildiği bir Kudüs’ten bahsetmek istiyorsak, geçmişin tecrübeleri ve bugün yaşananları göz önünde bulundurmak dünyanın vazifesidir.”

Açıklamanın ardından gruptakiler araçlarıyla, D-400 kara yolundan İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığının bulunduğu merkez Sarıçam ilçesi İncirlik Mahallesi kavşağına kadar konvoy oluşturdu.

HABERİ PAYLAŞ
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X