Turizm Bakanı Ersoy’dan Uludağ açıklaması

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Uludağ ile ilgili yaptığı açıklamada, “Uludağ Alan Başkanlığı ile ilgili yasa ocak ayında kurum görüşlerine sunulacak. Birkaç ay içinde de yasanın çıkacağını düşünüyorum” dedi.

Turizm Bakanı Ersoy’dan Uludağ açıklaması

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatınca (TÜRKSOY) Bursa‘nın “Türk Dünyası Kültür Başkenti” ilan edilmesi dolayısıyla Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, TÜRKSOY’un Türk halklarının gönlünden ve aklından geçen kutlu bir düşünceyi, Türk dünyasının bir ve bütün olma iradesini yüklenmiş olan kurum olduğunu söyledi. TÜRKSOY’un insanlıkla yaşıt bir tarihin, dünyada benzeri bulunmayan özgünlük ve zenginlikte bir kültürün varisleri olan Türk halklarının bütün yönleriyle dünyaya anlatılması, sahip oldukları değer ve birikimlerin gösterilmesi ve paylaşılması, uluslararası bilinirliğiyle dünya kültürleri içinde hak ettiği seçkin yere gelmesi için dur durak bilmeksizin mesai harcadığını anlatan Ersoy, şöyle konuştu:

“Bakınız geleneksel faaliyetlerden Nevruz kutlamalarına, bilimsel çalışmalardan özel projelere kadar Türk’ün kültürünü, sanatını, edebiyatını, ilmini ve irfanını yaşatarak eksiksiz bir şekilde geleceğe aktarmak sorumluluk ve çabasından söz ediyoruz. Bu çok değerli ve bir o kadar ağır bir sorumluluk. Dolayısıyla hepimiz üzerimize düşeni en iyi şekilde yapmakla yükümlüyüz. Türk Dünyası Kültür Başkenti uygulaması bu anlamda ciddi bir fırsattır. 2012 yılında Astana ile başlayan ve Eskişehir’den Kazan, Merv, Şeki, Türkistan, Kastamonu, Oş ve Hiva’ya kadar adeta bir kültür sancağı gibi Türk dünyasında elden ele taşınmış olan bu emanet bugün artık Bursa‘dadır. Bu fırsatı değerlendirip Bursa‘yı iyi anlatmak gerekiyor. Zira eğer anlaşılmak istiyorsak iyi bilinmeliyiz ve bilinmek istiyorsak da kendimizi iyi anlatmalıyız.”

Ersoy, Bursa‘nın medeniyetler diyarı olduğuna değinerek Bitinya, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı’ya kadar tarihe adeta buradan yön tayin edildiğini bildirdi.

Bursa ve Cumalıkızık” denildiğinde Kayı Boyu’ndan cihan devleti Osmanlı’ya dönüşen bir tarihin beşiğinin, dolayısıyla dünya tarihinin değişiminin başladığı yerin karşılarına çıktığını anlatan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ondandır ki bu bölge de UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde de yerini almıştır. İznik, kentin tarihinin merkezinde olmakla höyüklerden tarihi yapılara ve dünyaca ünlü çini sanatına kadar kültür ve sanatın en köklü, zengin ve zarif hallerini dünden bugüne taşımaya devam etmekte. 2009 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne giren Karagöz’ün yanında kılıç-kalkandan gezek kültürüne, bıçak sanatından kündekariye, danışık gecesinden erfane gününe ve erguvan bayramına yine bu topraklar elin ve dilin sanatına sosyal, kültürel ve manevi mirasına varislik etmektedir. Şunu unutmayalım; var olanı anlatmak değil var olma sebebini, kökenini, değerini anlatmak esas olmalı. Örneğin Yeşil Cami’yi görmek ve gezmek ayrı bir şey, onu bilmek ise apayrı bir konudur. Yeşil Cami’yi bilmek ‘Türk üçgeni’ni duymaktır. Bursa tipi inşa planını, 6 kitabesiyle Yeşil Camii Külliyesi’nin Osmanlı mimarisinde tek olduğunu öğrenmek ve bunu gelecek nesillere, çevremize aktarmaktır.”

“2022, Bursa‘nın fark yaratacağı bir yıl olacak”

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Bursa‘nın tarih, kültür ve inanç turizminin yanında eşsiz coğrafyasıyla kış turizmi, doğa sporları turizmi, termal ve sağlık turizmi için yüksek potansiyel taşıdığına dikkati çekti.

Kentin ulaşım noktasında göz ardı edilemez bir avantajının bulunduğunu kaydeden Ersoy, şu ifadeleri kullandı:

“En son bağlantı yolları, Marmara Otobanı ile çok daha hızlı ve kolay erişilebilir bir destinasyon haline geldi. Yine uluslararası hava trafiği diye baktığımızda neredeyse 1,6 milyarlık bir nüfusun 2,5 ila 4 saat arasında ulaşabileceği bir coğrafi konumdadır. Ulusal ve uluslararası çok sayıda yatırımcının olması iş seyahatleri, kurumsal organizasyonlar, kongreler için yine Bursa‘yı cazip kılmaktadır. Bütün bunların turizm için ne denli önemli olduğu aşikardır ve elbette turizmde bağımsız olarak da milli ekonomiye katkı noktasında Bursa‘yı diğer şehirlerimize göre öne çıkarmaktadır. Hal böyleyken Bursa‘nın tanıtılması sadece şehre değil Türkiye’ye büyük fayda sağlayacak bir amaç ve hedef olmalı. Bursa‘nın Türk Dünyası Kültür Başkenti olmasına ve gerçekleştirilecek etkinliklere destek verirken, şehrimizin taşıdığı bu ağırlığı göz önüne alarak adımlarımızı attık ve atmaya devam ediyoruz. Şimdi, hak ettiği bu unvanı yine Bursa‘yı farklı sahalarda hak ettiği konuma yükseltmek için bir fırsat olarak görmek önemlidir. Geleneksel spor organizasyonlarından fuar ve festivallere, konser ve söyleşilerden sergilere inşallah 2022, Bursa‘nın fark yaratacağı bir yıl olacak. Bu noktada özellikle hatırlatmak isterim ki Beyoğlu Kültür Yolu Festivali kapsamında Türk dünyasının sinemadaki varlığını dünya vitrinine taşıdığımız ‘Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali’nin ikincisini de 2022’de Bursa‘da gerçekleştireceğiz.”

Ersoy, tanıtım noktasında 2021 yılında Bursa‘da 4 etkinlik gerçekleştirildiğini, 37 tur operatörünü bölgeyi tanımaları için davet ettiklerini belirtti.

Bursa‘da 30 basın mensubu ve influencer ağırladıklarını aktaran Ersoy, ayrıca yurt dışından kalabalık bir ekibin, bölgenin tanıtımı için kapsamlı çekimler yaptığını bildirdi.

Dijital mecraları da kullanmaya devam ettiklerini belirten Ersoy, şu bilgileri paylaştı:

“Go Türkiye portalımız sürekli gelişen ve güncellenen içeriğiyle Türkiye’nin her bir bölgesini bütün ayrıntılarıyla tanıtmayı sürdürüyor. Bursa özelinde de Go Türkiye sosyal medya hesaplarımızda da ilgili içerikler girilerek şehrimizin yurt dışına tanıtımı yapılmaktadır. Bursa özelindeki bu tanıtımlarda 1,5 milyonun üzerinde gösterim sağlanmıştır. Öte yandan Devlet Tiyatroları Bursa Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali ile her yıl Balkan kültürünün farklı zenginlikleri Bursa sahnelerinde harman olurken, Uluslararası Bursa Festivali’nden köklü Keles Kocayayla Kiraz ve Çilek Festivali’ne birçok etkinlikle sanatın ve geleneğin sürekliliğinin sağlanması da kentimize ciddi bir değer katmaktadır. Gastronomiye verdiğimiz öneme binaen Bursa mutfağına da bir parantez açmak gerekiyor. Bursa döner kebabından İnegöl köfteye, cantıktan kestane şekerine, fukara keşkülünden Mustafakemalpaşa tatlısına Bursa‘nın mutfağı da bizim için ayrı bir başlıktır ve buna göre değerlendirilmektedir.”

“Hedeflerimize ulaştık”

Bursa‘nın ulusal ve uluslararası arenada kültür ve turizmdeki yükselişini sürdüreceğini dile getiren Ersoy, Türkiye’nin her bir bölgesi ve şehri için olduğu gibi bu il için de bütün paydaşlarla birlikte çalışacaklarını, hedeflere ulaşacaklarını ve daha iyisi için yollarına hız kesmeden devam edeceklerine değindi. Bakan Ersoy, şunları kaydetti:

“Pandemi koşullarına rağmen 2021 yılında Türkiye, yurt dışı ziyaretçi sayısında 29 milyonu, turizm gelirlerinde de 24 milyar doları aşmayı başarmıştır. Bu inanç ve bakış açısı sayesinde geçen seneyle kıyasladığımızda yüzde 100’lük bir artış sağlayarak hedeflerimize bu yıl ulaştık. Kişi sayısında da yüzde 83’lük bir ziyaretçi sayısı artışıyla geçen seneye göre bir V çıkış yakalamayı başardık. Ulaşılan bu seviye ülke olarak hepimizin başarısıdır. Türk Dünyası Kültür Başkenti gibi önemli bir nişanı Bursa‘mıza kazandırmış olmanın mutluluğunu, nice farklı alanlarda yeni başarılara vesile olması temennisiyle bir kez daha kutluyorum. Bu kapsamda Bursa‘da ilimden spor ve sanata çok farklı kapıların açılacağı 2022 yılında herkesi Bursa‘yı ziyaret etmeye, gelenekselden moderne kültürle kucaklaşmaya davet ediyorum.”

Uludağ açıklaması

Uludağ Alan Başkanlığı ile ilgili yasanın sorulması üzerine Bakan Ersoy, “Ocak ayı içerisinde kurum görüşlerine yasa taslağını göndereceğiz. Orada bir gelişme daha var. 2634 sayılı turizm teşvik kanunu değişikliği ile ilgili Orman Bakanlığı’na bağlı tesislerin Turizm Bakanlığı’na geçmesinin önü açıldı. Onunla ilgili başvurularda başladı. Ocak ayı içinde tamamı bizim Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkisine geçecek turistlik tesislerin tamamı. Şu anda yarısı Orman Bakanlığı yarısı da Turizm Bakanlığı’ndaydı. Onunla ilgili ilk adım atılıyor. İkinci adım ise sahanın tespiti ile ilgili. Biz sahanın devri ile alakalı taleplerimizi ilettik ve üzerinde çalıştık. Oteller bölgesi ve muhtemel pistlerin olabileceği bölgeler var. O bölgeleri istiyoruz. Diğer kısımların Orman Bakanlığı’nda kalmasında sıkıntı yok. Sınırlı bir alanda alan açmak istiyoruz turizm amaçlı. Bununla ilgili mutabakat tasarlandı. Biz kurum görüşlerine ocak ayı itibariyle yasayı gönderiyoruz. Ondan sonra siyasi açıdan da takibi gerekiyor. Benim gördüğüm kadarı ile şehirde de bununla ilgili bir mutabakat oluşmuş. Bu konuya tüm siyasi partilerin görüşleri olumlu gibi geliyor. Bize gelen izlenimler öyle. Birkaç ay içinde o yasa taslağı da geçer diye düşünüyorum” diye konuştu.

HABERİ PAYLAŞ
ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X