Bizi yaratan, maddi manevi bir çok nimetlerle donatan Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun. Bizi donattığı nimetlerin en büyüğü, en güzeli imanımızdır. İmanımız hem bu dünya için, hem de ahiret hayatımız için en büyük nimetimizdir. Müslüman bir ülkede, müslüman bir ailede yaşamak, büyümek en büyük kazancımızdır.
> İmanımızın en büyük özelliği, Allah-u Teâlâ’ya sonsuz güvenimizdir.
> Peygamber efendimiz (s.a.s) Hicret yolculuğunda Sevr mağarasında, onları arayan müşriklerin mağaranın kapısına geldiklerinde, endişeye kapılan dostu ve yol arkadaşı Hz. Ebubekir efendimize “Üzülme, şüphesiz Allah cc bizimle beraberdir” diyerek (Tevbe sûresi 40) Hz. Ebubekir efendimizi teselli etmesi, Allah-u Teâlâ’ya imanımızın ve güvenimizin en güzel örneğidir.
Müslümanın Rabbine imânı ve güveni tamdır. Kur’an-ı Kerim onun rehberidir. Tevbe sûresi 51 de “De ki: Allah’ın bizim için yazdığından başkası başımıza gelmez”
Müslüman Rabbine güvenen bir insan olduğu gibi, kendisi de güvenilir bir şahsiyettir. Müminun sûresi 23/8 “Onlar kendilerine verilen her türlü emaneti korur, verdiği sözü tastamam yerine getirirler”
Sahabet-i Kiram efendilerimiz, Peygamber efendimize sordular ki;
-Ya Resûlullah, hangi müslüman daha faziletlidir.
-Efendimiz buyurdular ki, “En faziletli müslüman, elinden ve dilinden diğer müslümanların güvende olduğu kimsedir.”
Efendimizin buyurduğu müslüman, sözünde yalan, gıybet olmayan, az ve öz konuşan, her duyduğunu söylemeyen, konuşurken insanları zan ve töhmet altında bırakmayan, alması vermesi, oturup kalkması ile insanların güvenini kazanan kimsedir.
Bir mümin olarak biz her halimizle güvenilen bir insan olmalıyız. Çünkü biz MUHAMMEDÜL EMİN olarak tarif edilen sevgili peygamber efendimizin ümmetiyiz. Bizim dünya hayatında örnek aldığımız kişi, Peygamber efendimizdir.
Görevimiz, gayretimiz hayatımıza, ailemize, iş yerimize, mahallemize, sokağımıza onun güzel hayatını yansıtmak, O’ndan güzel örnekler ortaya koyabilmektir.
Peygamber efendimiz buyurdular ki, şu dört güzellik sende olursa, diğer hataların sana zarar vermez.
> 1- Doğru Konuşmak
> 2- Emaneti Korumak
> 3- Güzel ahlak ve karakter
> 4- Haramdan Çekinmek
Hz. Mevlâna r.a buyurdular ki
– Dilin söylediği söz, yaydan çıkan oka benzer. Atılan ok geri dönmez, atmadan önce ileriyi gör, işi başından bağla. O coşkun söz baştan bağlanmaz ise, sel gibi geçtiği yeri yıkar, harap eder.
Sultanlardan birisi, devlet divanını, vezirlerini toplamış bir konuyu konuşuyorlar. Vezirlerden birisi hiç konuşmuyormuş. Sultan konuşmayan vezirine, niçin hiç konuşmuyorsun diye sormuş.
-Vezir, “Sultanım yalan konuşursam Allah’dan korkuyorum, doğru konuşursam da sizden korkuyorum. Bu nedenle susuyorum.”
“YA RABBİ”
Her an huzurunda olduğumuzun muhasebesiyle
* Her an abdestli
* Her an edepli
* Her nefeste zikirli
* Her nimette şükürlü
* Her zorlukta sabırlı
* Her bakışta ibretli, tefekkürlü olmayı bizlere nasib eyle.
Dr. Mehmet Gülal
