Kıymetli okurlarım. Okumanın önemine ait sayısız bilgi, belge, araştırma, özlü söz ve de yaratanımızın buyruğu var. Yine de okumaktan ziyade sağdan soldan duyduğumuz şeylere daha fazla inanıyor ve ona göre yaşamımıza yön veriyoruz. Hata mı? Büyük hata…
Vücudumuz o kadar kompleks bir yapıdadır ki adeta o her yıl Nobel Tıp Ödülleri ile başarılara doymayan, bir çok yeni fonksiyonları ortaya çıkan, harika bir ekip ile işleyen ve 24 saat çalışan bir fabrikaya benzetilebilir. Bu işleyiş sürecinde vücudumuz kendisini kontrol eden mekanizmalara, her türlü düşman ile mücadele edebilecek yeteneğe ve kendisini yenileyebilecek kapasiteye sahiptir. Sayısız enzim ve proteinler ile, farklı özellikler ve yetenekler ile donatılmış hücreleri ile vücudumuz bakımını düzenli yaptığınızda sizleri kolay kolay üzmeyecek bir anatomik ve fizyolojik yapıda yaratılmıştır.
Son zamanlarda halk arasında zayıflama iğneleri olarak bilinen ve tıbbi adı GLP-1 agonisti olan moleküller (Vücudumuzda var olan Glukagon Benzeri Peptid etkisi gösterirler) vücudumuzda GLP-1 algılayıcı merkezlere etki ederek kan şekerinin düşmesine, iştahın ve enerji alımının azalmasına yol açarlar.
Bu moleküller öncelikli olarak şeker hastalığının tedavisinde kullanılmak üzere geliştirilmiştir. Vücudumuzda bulunan doğal GLP-1 hormonu sentezlendikten çok kısa bir süre sonra parçalanarak etkisini kaybeder. Oysa istenilen şey bu etkinin çok uzun sürmesidir ve ilaç endüstrisi bunun gayet farkında olduğu için ilaç olarak farklı kombinasyonlar üretilmiştir.
Gözlemler ve devamında yapılan çalışmalar bu moleküllerin obezite tedavisinde de etkili olabileceğini kanıtlamış ve gerekli tıbbi kurullar tarafından da onaylanarak dünyanın pek çok ülkesinde hekim kontrolü dahilinde ilaç olarak kullanımı uygun bulunmuştur. Ayrıca Dünyaca ünlü Cleveland Klinik’te yapılan gözlemler bu moleküllerin yağlı karaciğer, bozulmuş kan yağları, diyabete bağlı gelişen böbrek rahatsızlıkları ve artmış kan basıncında faydalı etkilere sahip olduğunu göstermiştir. En yaygın kullanım şekli cilt altına yapılan enjeksiyon şeklindedir. İlaç firmaları enjeksiyondan ziyade ağızdan alınabilecek bir hap (üretimi başladı) veya cilde yapıştırılabilecek bir bant formatı veya daha başka uygulama yolları üzerinde çalışmalarını sürdürmektedirler.
Bu etkili ilaçları kullanırken insanların yanıldıkları en önemli nokta tek başına bu ilaçtan mucize beklemeleridir.
Oysa kişinin beslenme bilinci ve egzersiz uygulamalarına sahip olması ile bu ilaçlardan maksimum yarar görmek mümkündür. Bir diğer nokta da bu ilaçlardan hiçbir yan etki olmadan yararlanılabileceği düşüncesidir.
Birkaç önemli sağlık sorunun varlığı halinde bu ilaçları asla kullanmamalıdır. Bunu hekiminiz size söyleyecektir. Bunun dışında sık olarak rastlanılan bazı yan etkiler olsa da bunlar tolere edilebilir düzeydedir. Ancak her ne olursa olsun konu komşunun lâfı ile, o kullanmış zayıflamış ben de kullanayım gibi bir düşünce ile, sadece kâr edeceği düşüncesi ile size bunu al kullan diyen kişiler dar zamanınızda yanınızda olmayacaktır. Sizi oluşabilecek yan etkilerden kurtaracak kişi yine hekimdir. Hekiminizin onayı olmadan bu ilaçları kullanmamanız yararınızadır.
Yine yazımızı Ünlü Cleveland Kliniği’nin dip notu ile bitirelim: Tip 2 diyabet veya obeziteyi yönetmenin “en iyi” bir yolu yoktur. Her insan benzersizdir ve her tedavi planı da öyle. Ancak GLP-1 agonistleri yardımcı olabilir. GLP-1 agonistinin sizin için uygun olup olmadığını öğrenmek için sağlık uzmanınızla birlikte yol almanız yapacağınız en iyi harekettir.
