İhsan Aydın
İhsan Aydın

Aşılama bu kadar düzenli ise sayı niye yükselmiyor?

Köşe Yazısını Dinle

Türkiye Covid-19 virüsü ile mücadeleyi iyi götürürken, kısıtlamaların kalkmasıyla birlikte ülke neredeyse tümden kırmızıya boyandı.

Son derece düşündürücü bir tablo ile karşı karşıyayız.

Kuralsızlığımızın, tedbirsizliğimizin ve bana bir şey olmazcılığımızın cezasını maalesef toplum olarak yine hepimiz çekmeye başladık.

Dün Covid-19 aşımızı yaptırmak için Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde randevumuz vardı.

Aşı randevusu için hastane kampüsü içinde aracımızı park ettikten sonra Covid-19 Polikliniği’nde uzayıp giden başvuru kuyrukları gözümüze çarptı.

İlimizdeki tehlikeyi burada daha iyi fark ettik.

Bursa’da kısıtlamalarla son derece rahatlayan hastanelerimiz, gevşemenin ardından yeniden yükünü almaya başladı.

Dolayısıyla bu aynı zamanda sağlık çalışanlarımızın yükünü de artırmış oldu.

Şunu sevinerek belirtmeliyiz ki, Sağlık Bakanlığı aşı için çok hızlı bir bilişim altyapısı kurmuş.

Görevlinin biri barkodu okuturken, diğer hemşirenin kolumuza iğneyi batırdığı anda Sağlık Bakanlığı’ndan aşımızın nerede, hangi saatte yapıldığına dair mesajı düştü.

Vatandaşın randevu alması, aşılaması ve bilgilendirilmesi için müthiş bir yazılım hazırlanmış.

Bunu bizzat yaşayarak tanık olduk.

Doğrusu, Sağlık Bakanlığı ile bu konuda bir kez daha kıvandık.

Ülkedeki aşılama hızının düşüklüğü konusunda eleştirilerimizi yapıyoruz, böylesi olumlu yönlerinden bahsetmeden geçmek de olmaz.

Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin polikliniklerden çok uzakta farklı bir noktada oluşturduğu aşı biriminde de kuyruk yok. Saatinizden önce gelseniz de bekleyen yoksa aşınızı olabiliyorsunuz.

Bu gerçekten hepimiz için olumlu bir hazırlık. Devlet her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmüş.

Bardağın hep boş tarafından bakmamak gerek.

Sağlık sistemimizdeki aksayan, yanlış gidenleri konuştuğumuz kadar, olumlu yönlere de değinmenin bir sorumlu yurttaşlık görevi olduğuna inanıyoruz.

Sağlık Bakanlığı’nın bilişimcilerini kutluyoruz. O altyapı olmadan böylesi sistematik bir düzen yakalanamazdı.

Bunun aşılama hızına da yansıması en büyük temennimiz.

Bu arada Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi yöneticilerini de kutlamak istiyoruz.

Dev kampüs içinde Covid-19 ile mücadele ederken, aşılama için böylesi düzenli bir ortam oluşturmuşlar.

Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, kentin doğusunun yükünü çeken bir sağlık tesisi.

Buranın her anlamda güçlendirilmesi gerekiyor.

 

Bu iş önemsenmeli ev ziyaretleri bitirilmeli

Artık öyle görünüyor ki, salgında ülke olarak 3. pik dönemindeyiz.

Fakat buna rağmen tehlikeyi halen ciddiye almayanlarımız var. Sokaklar, caddeler, meydanlar, kafeler tıklım tıklım dolu.

Zorunlu olmadığı halde gezmeye çıkanlarımız hiçbir şey yokmuşcasına dolaşmaya devam ediyorlar.

Ev ziyaretleri kaldığı yerden sürüyor. Konu komşu, hısım akraba birbirleriyle gelip gitmeyi sürdürüyor.

Oysa, aile içi bulaşın en tehlikeli boyutta olduğu bir dönemden de geçiyoruz. Bakan Fahrettin Koca bu konuda da sık sık uyarıda bulunuyor.

Aklımızı başımıza toplamak durumundayız. Sevdiklerimizi, kendimizi koruyup kollama adına mecburuz.

 

O devirler çoktan kapandı

Hafta sonu Türk siyasetini sarsan gelişmeyi takip ederken, halen eski Türkiye özlemiyle yanıp tutuşan artıkların tehdit, darbe kokan bildirisine takılıp kaldık.

Bir avuç eski silahlı emekli memur hadleri olmadığı halde, sözde Türkiye’nin anayasal organlarına ayar vermeye kalkmışlar.

Kimileri bunun ifade özgürlüğü olduğunu savunuyor.

Hadi oradan.

Radyo ve TV’de okunan o eski darbe metinlerini andıran açıklamayı ifade özgürlüğü olarak yorumlamak, bu ülkenin demokrasisine, demokratik organlarına, bu yolla halkın göreve getirdiği hükümetlere bir haksızlık olacaktır.

Acaba bu şahıslara birileri kalkıp, ‘Yunanistan burnumuzun dibindeki adaları uluslararası anlaşmalara aykırı olarak silahlandırırken, görevde iseniz nasıl bir tepki verdiniz’ diye sormayacak mı?

Türk halkının vergileriyle alınmış gemilerde yatıp kalkıp darbe planları yapan bu güruha, “Birader ülkeyi yönetmeye çok hevesliyseniz, girin siyasete, kurun bir parti, çıkın halkın karşısına, alın boyunuzun ölçüsünü” demek geçiyor içimizden.

Eski Türkiye kalıntıları şunu bilmeliler ki, o devirler çoktan bitti.

İnanmıyorsanız 15 Temmuz’a bir bakın.

Silahın, topun, tankın, helikopterin, uçağın karşısında göğsünü siper eden Türk halkıyla baş edebilecekseniz, buyurun meydana.

Şimdi siz gidin bol bol torun sevin.

Memleket meseleleri için gece yarıları bildirileriyle siyasete ayar vermek artık sizin haddinize değil.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X