İhsan Aydın
İhsan Aydın

Bursa depreme ne kadar hazır?

İzmir Seferihisar ve Bayraklı‘da yıkıma yol açan 6,6 büyüklüğündeki depremin can kayıplarına neden olduğunu gördük. Tusunamin de meydana geldiği depremde yitirdiğimiz yurttaşlarımız var.

Arama kurtarma ekipleri saatlerdir apartman enkazlarından canlı çıkarabilmek için çalışıyor.

Saatler sonra mucize biçimde yıkıntı içinden çıkan canlılar hepimizi sevince boğuyor.

Türkiye depremler konusunda ne yazık ki, acı bir tecrübe edindi.

Devlet bu ke de çok iyi koordine oldu. Keşke o koordine bir de afet öncesi sağlanabilse.

1999 Marmara Depremi‘ndeki gibi afet bölgesi ile iletişim kuramamayı bırakın, artık devlet kuruluşları dakikalar sonra deprem merkezlerine  ulaşabiliyor.

Vatandaşın dayanışması da arttı.

İzmir‘den yola çıkarak depremler konusunda maalesef riskli bir coğrafyada yer alan kentimiz buna ne kadar hazır?

Üzülerek görüyoruz ki, Bursa‘nın bu mana da ciddi hazırlığı yok. Kentin dayanıksız konut stoğunda en ufak bir azalma söz konusu değil.

Acil el atılması gereken risk bölgelerinde kentsel dönüşüm ve iyileştirmeler yapılamıyor.

En basitinden, defalarca müteahhitlerle anlaşılan 1050 Konutlar‘daki dönüşümü bile başaramadık.

Demiryolualtı ve mühendislik hizmetinden yoksun diğer yapı bölgelerinde tek bir bina da bile güçlendirme ve yenileme göremiyoruz.

Belediyelerimizin dönüşüm projeleri de ne yazık ki, ya rezerv alanlar üzerinde ya kamulaştırma ve satın almalarla elde edilmiş boş kamu arazilerinde ya da rantı yüksek bölgelerde sürüyor.

Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er‘in fay hatlarının imar planlarına işlenmesi çağrısı bile kabul görmüş değil.

Belediyelerimiz teknik kadrolarında yeterince yerbilimci istihdam etmiyor.

Oysa, sağlam yapıların yolu önce yerbilimcilerin teknik desteğinden geçmeli.

Deprem sonrası alternatif ulaşım ağımız, toplanma merkezlerimiz bile yetersiz.

Bursa‘daki belediyelerimizin sadece deprem sonrası yapılacaklar konusuna önem verdiklerini görmek üzücü.

Kıyafetlerin üzerine iri puntolar yazılı, gösterişli araç gerçele donatılan arama kurtarma ekiplerimiz var.

Mahallelere deprem konteynerleri koyan belediyelerimiz var.

Ama bunlar depremden öncesi için yeterli değil.

Binalarımız için bir şey yapmıyoruz.

Kentimizi depreme hazırlama konusunda yurttaş olarak bizler de duyarsızız.

Yapılarımızı güçlendirme ya da dayanıklılığını ölçtürme konusunda hiçbir çabamız yok.

99 depremi sonrası çıkan yönetmelikler kısmen yeni yapıları güvenli kıldı ama Türkiye‘nin sorunu halen 9 milyon civarındaki eski yapının dayanıklı hale getirilememiş olması.

 

Belediyelerimizin İzmir için dayanışması takdire şayan 

 

Bayraklı ve Seferihisar depreminde gördük ki, artık nerede bir sıkıntı var belediyelerimiz hemen organize olup ekiplerini oraya gönderiyor.

Ankara’dan, Adana‘dan, İstanbul‘dan, Bursa‘dan ve daha bir çok kentten arama kurtarma ekipleri depremden dakikalar sonra İzmir‘e hareket ettiler.

Hemen hepsini belediye başkanlarımız yolcu etti.

Hepsi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve ilçe belediye başkanlarıyla temas halindeydi.

Parti gözetmeksizin hepsi İzmir‘in acısını paylaştı. Arama kurtarma ekipleri seferber oldu.

Arama kurtarma kadar depremzede vatandaşlarımıza gıda lojistiği sağlayan, seyyar aşevini bölgeye gönderen belediyelerimiz de bulunuyor.

Bursa Büyükşehir ile Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer belediyelerimiz de İzmir‘in imdadına koştular.

Bu güzel dayanışma şunu gösterdi.

Acının partisi purtisi, bölgesi coğrafyası, ideolojisi yok.

Şundan eminiz ki, Bursa ya da başka bir kentimizde Allah korusun yaşanabilecek olası bir sıkıntıda da benzer dayanışma gösterilecek.

Bunu takdir etmek gerek.

Türk milleti acıda da sevinçte de hüzünde de birlik olabilmeyi başarmış bir millet.

Bu açıdan oluşan bu güzel tabloyu da görmeden geçemeyiz.

 

Devlet afetzedeye bir sene olmadan evini teslim ediyor 

 

Dedik ya, deprem sonrası yapılacaklar konusunda çok yol aldık.

Bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız hızlı hareket ediyor. Deprem acısı yaşamış yurttaşlarımıza bir yıl bile geçmeden yeni evini teslim ediyor.

Van, Erzincan‘da bunun örnekleri var.

Sadece depremde değil, diğer afetler ve terör olayları sonrası da devlet hızlı refleks gösteriyor.

Diyarbakır, Sur, Şırnak, Cizre‘de bölücü örgütün ve onun siyasi uzantısının hendek ihaneti sonrası yıkılan binaların yerine de hızlı biçimde yenileri dikildi.

Anında ilgili kentin valiliklerine acil harcamalar için önce milyonlarca lira para aktarılıyor.

Örneğin;

İzmir‘e 24 milyon lira gönderildi.

Konutlar da hızlı biçimde tamamlanacaktır.

Nitekim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan afetzedeler için rezerv alanlarda süratle yeni konutlar yapacaklarını açıkladı.

Türkiye bu konuda gerçekten güçlendi.

Dış destek almadan kendi yaralarını sarar hale geldi.

Bu açıdan Türkiye olarak, afetler sonrası yapılanlar konusunda güçlendiğimizi söyleyebiliriz.

Türkiye kendi dışındaki milletlerin imdadına yetişmesi açısından da dünyanın parmakla gösterdiği dev bir ülke oldu.

Bunla ne kadar övünsek azdır.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X