Bursa’da yeni cezaevleri tartışması sürerken sürpriz bir çıkış Büyükorhan’dan geldi. Meslektaşımız Mustafa Özdal’a konuşan AK Partili Büyükorhan Belediye Başkanı Kamil Turhan, ilçesinin Belpınar Yaylası’nda 570 dönüm alan üzerine tarım cezaevi kurulması taleplerini Ankara’ya ilettiklerini söyledi.
Başkan Turhan ile dün biz de konuştuk. Bu konuda Başkan’ı son derece istekli gördük.
Tarım cezaevinin gelişmişlik sıralamasında son sıralarda yer alan Büyükorhan için bir kurtuluş olacağını düşünüyor.
Büyükorhan’ın 920 ilçe arasında Türkiye’de 815. sırada yer aldığını, Bursa’da da son sırada, yani 17. sırada bulunduklarına dikkat çeken Başkan Turhan, tarım cezaevinin ilçesinin kalkınmasına, gelişmesine, ters göçün başlamasına büyük katkıları dokunacağına inanıyor. Hayvan çiftliklerinden et kombina tesislerine, tarımsal ürünlere, otel ve turizme kadar cezaevinin bölgeye yeni yatırımlar da çekeceğini kaydeden Turhan, bu konuda Ankara’da kendilerine destek veren Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ile İl Başkanı Davut Gürkan’a da şükranlarını sunuyor.
Belpınar Yaylası’nın Büyükorhan’da, etrafında yerleşim bulunmadığının altını çizen Turhan, buradaki İl Tarım Müdürlüğü’ne ait arazinin kiralanması konusunda da temaslar başlattıklarını, Mart ortasına kadar yatırılması gereken rakam için ise Bursa Valiliği’nin desteğini istediklerini aktardı.
Bursa Valisi Erol Ayyıldız’ın bu talebe sıcak bakacağını düşünüyoruz. Zira, bu ilçemiz gerçekten ilin gelişmişlik bakımından son sıradaki ilçelerinde ve pozitif ayrımcılık yapılması gereken bir yerleşim.
Büyükorhan ilçesi bu yatırım için de en uygun yerleşim.
Devlet bu talebi geri çevirmemeli.
Adalet Bakanlığı’na malum yeni bir atama yapıldı. Bakan Akın Gürlek’e bu konu iyi anlatılmalı. Bursa’nın sosyo ekonomik yönden geri kalmış ve Türkiye’deki ilçelerin gelişmişlik sıralamasında da çok gerilerde olan Büyükorhan’a bu yatırım çok görülmemeli.
Bölgenin tarım ve hayvancılık anlamında gelişimini de hızlandıracak o tesisler Belpınar’a kurulduğunda, Büyükorhan’daki hareketlilik daha da artacaktır. Belki de bu sayede kente göçen nüfusun bir kısmı geri dönecektir.
Başkan Turhan partisinin de desteğiyle o yatırımı ilçesinde görmek istiyor.
Bursa’da diğer ilçelerin istemediği Tarım Cezaevi bize göre de Büyükorhan için biçilmiş kaftan. Burası zaten hayvancıkla öne çıkmış bir ilçemiz.
Şimdi buna kimi tuzu kuru meclis üyeleri ve havuzlu villalarda yaşam süren kimi belediye başkanları Büyükşehir Belediye Meclisi’nde itiraz edebilirler. Çünkü; plan tadilatları buraya gelecek.
Onlar bıraksınlar Dağ ilçelerini, kendi ilçelerine baksınlar.
Dağ’a Beyce ili önerisi
Bugün söze Dağ ilçelerimizin cezaevi tartışmalarından ve taleplerinden girdik. Kentimizin entellektüellerinden Ekrem Hayri Peker de elektronik postamıza gönderdiğ iletiyle farklı bir yaklaşım sergiledi ve bölgenin kurtuluşu için Beyce adlı bir il kurulmasını teklif etti.
Peker iletisinde, “81 ilimiz var. Siyasilerimiz her gün 82. il için isim öneriyorlar. Benim 82. il önerim Beyce, yani Bursa’nın Dağ yöresi ilçeleri” önerisini yaptı.
Dağ yöresinin kalkınması için geçmişte çeşitli önerilerde bulunduğuna da dikkat çeken Peker şöyle devam etti:
“Geçmişte ilçeler kalkınmak için devletten iki şey isterlerdi. Mülkiyeti devlete ait bir fabrika kurulsun ya da bir alay buraya yerleştirilsin. Dağ yöremiz hızla nüfus kaybediyor. Nüfusu yerinde tutmak için kurulan termik santral de çare olmadı. Çare tarımı farklı biçimde örgütlemek, iç ve dış turizme farklı modeller sunmaktır. Dağ yöresi 1950 yılından bu yana kendini sağ diye adlandıran partilerin oy deposu olduğu için iktidarlar özel bir ilgi göstermedi. Nasılsa oylar garanti idi. AKP döneminde kasabalara açılan yüksekokullardan buralara da açıldı. BESAŞ yatırım yaptı ama kanama, yani göç durmadı. Yöreye uygun yeni tarımsal modeller geliştirilemedi. Oysa üretim kooperatifleri kurularak, ekilmeyen topraklar kamulaştırılıp ya da kiralanıp organik tarım yapılabilirdi. Kooperatifler yoluyla hayvancılık yapılabilirdi.”
Dostu Ramis Dara’nın, ‘Kalbimizin Tarihi Bursa’ adlı eserinde, yaklaşık 25 yıl önce bir kurtuluş reçetesi verdiğine de dikkat çeken Peker, “Dara, ‘Dağ yöresi il olursa kalkınır’ demiş. Bence de yeni bir il kurulmalı ve adı Beyce olmalı. Kütahya ve Balıkesir’den yakın ilçeler de bu yeni ile bağlanmalı.Dağ yöresi il olur ve özel bir mülkiyet kanunu çıkarılıp, topraklar birleştirilirse, tersine göç başlar. Organik tarım, tıbbi bitki üretimi burasını ihya eder” dedi.
Görüldüğü gibi yöre için reçete çok ama bu bölge, Türkiye’nin gelişmişlikte en son sıralardaki ilçeleri bünyesinde barındırıyor.

Flipboard