İhsan Aydın
İhsan Aydın

Kim daha çok zarar etti?

Köşe Yazısını Dinle

Kentlerin toplu taşıma sistemlerinden ticari olarak yüksek kâr getirisi beklenmez. Elbette ideali sistemin kendi kendini döndürebilir olmasıdır. Bunu başaran belediyelerimiz azdır.

Aynı zamanda kamu görevi olan toplu taşıma işinden belediyelerimiz genelde zarar ediyorlar. Hele hele pandemi döneminde ettikleri zarar tavan yaptı.

Çünkü, kısıtlamalarla birlikte yolcu sayılarında yüzde 90’lara varan oranlarda düşüşler oldu.

Örneğin, Bursa’da otobüsçü esnafına Büyükşehir Belediyesi mali destek bile sağladı.

Bursa‘nın toplu taşıma otoritesi haline gelen BURULAŞ da zarar ediyor.

Dünya devi İstanbul’un toplu taşıma sistemleri de…

Geçenlerde CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca Büyükşehir Belediyesi iştiraki BURULAŞ önünde bir basın açıklaması yaptı. Karaca’nın o açıklamasına partisinin Mersin milletvekili de katılarak destek oldu. BURULAŞ‘ın 163 milyon lira zarar etmesi eleştirilmişti.

CHP bunu sık sık yapıyor.

AK Partili Büyükşehir Belediyesi‘nin icraat ve projelerinde kendilerine göre yanlış bulduklarını açıklamaktan kaçınmıyor.

Büyükşehir Belediyesi‘nden de CHP’lilere yanıt gecikmiyor.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ile konuşurken söz döndü dolaştı bu basın açıklamasına geldi.

Aktaş adeta, ‘CHP’liler, kendi belediyelerine baksın’ tarzı bir örnek verdi.

Aktaş, BURULAŞ‘ın 2020‘yi 163 milyon lira zararla kapatmasını eleştiren CHP’lilere bakın neler söylüyor;

Biz geçen yıl BURULAŞ olarak meclis kararımız doğrultusunda yeşil halk otobüsü sahiplerine verdiğimiz sübvanse desteği ile birlikte 163 milyon lira zarar ettik. Peki, İstanbul’da durum nasıl? İstanbul’da sadece Metro AŞ’nin zararı 1 milyar lira. Otobüs AŞ. 700 milyon lira zararda. Üstelik pandemi dönemiminde onlar otobüs seferlerini, sayılarını çekerek azalttılar. Biz azaltmadık.”

Başkan Aktaş devamla şunları da ekliyor:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşımdaki toplam zararı 3 milyar lirayı geçmiş. İstanbul Bursa’nın 5 katı. Ama onlar 20 kat zarar etmişler. Bir de kalkmışlar, BURULAŞ’ın zararını sorguluyorlar. Peki, bunu niye yapıyorlar? Amaç halkı, Bursalıları düşünmek falan değil. Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne zarar vermek yıpratmak.”

Aktaş’ın BURULAŞ‘a sahip çıkması son derece normal. Çünkü siyaseten yıpratılmak istenen iştiraklerinin Bursa’da toplu taşıma işini sevk ve idare ettiği bir gerçek. Buranın siyasi malzeme haline getirilmesinden rahatsız.

CHP’lilerin eleştirecekleri bir konuyu kendi belediyeleri açısından da irdelemesi gerekmez mi?

Aksi halde, böyle İstanbul, Edirne ve diğer illerdeki kendi belediyelerinden örnekler verilince açıklamalarının inandırıcılığı kalmaz.

Keşke taşıma şirketlerinin hiçbiri zarar etmese.

 

Başkanın ‘yeter artık’ isyanı

Bilmem son zamanlarda Bursa‘nın güneyindeki ilçelere gidenleriniz var mı?

Bölge insanı mecbur bu güzergâhı kullanıyor. Çünkü başka alternatifleri yok.

Buralara bırakılan sokak köpeği sayısı her geçen gün artıyor. Üstelik bunlar araç yoluna da yatarak trafiği tehlikeye  düşürüyorlar.

Orhaneli Belediye Başkanı Ali Aykurt sosyal medya hesabından bu duruma şu sözlerle isyan etti.

Yeter artık. Bıraktığınız, terk ettiğiniz oyuncak değil, can. Yetişemiyoruz, ölüme terk etmeyiniz. Neredeyse her hafta Orhaneli dağ yoluna özellikle başta belediyeler olmak üzere duyarsız ve vicdansız vatandaşlar tarafından sokak hayvanları bırakılıyor. Dağ yoluna bırakıp gittikleriniz Allah’ın dilsiz canları. Hiçbir canlı, açlıkla, hastalıkla sınanamaz. Çaresizlik içerisinde ölüme terk edilemez. Yapmayın, günahı, vebali çok büyük.”

Bu sözler sadece vatandaşa değil. hayvanlara sahip çıkıyor görünüp, onları dağ yollarına, ormanlara bırakan belediye başkanı arkadaşları ve bürokratlarına da.

 

Aşıda mavi tabloyu ne zaman yakalarız?

Pandemiden asıl kurtuluşun aşıya bağlı olduğu görüldü. Aşılamayı hızlıca yapan ülkeler rahatladı. Ağır giden, hiç erişemeyen ülkelerde sıkıntı büyük.

Türkiye geç de olsa aşı tedarik sorununu giderdi. Üstelik yurttaşına tercih hakkı da sundu.

Yerli aşı üretimi konsunda da önemli mesafe kat etti. Fakat, buna rağmen ülkemizde toplumsal bağışıklık düzeyi yakalanmış değil. 18 yaş üstü aşılama oranları her ne kadar yüzde 60’lar da gözükse de ülke aşılamada hedeflenen oranları yakalamış değil. Çünkü aşı karşıtlarının, kafalarını bulandırdığı insanlarımız var. Onlar aşı olma konusunda tereddüt yaşıyorlar.

Fakat onların bu direnci maalesef birçok insanı da riske atıyor.

Aşıyı ne kadar çok yaparsak salgından çıkışımız da o denli hızlanacak.

Lütfen, aşı olun, yaşadığınız tereddüt başkalarının hayatını riske düşürmesin.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X