İhsan Aydın
İhsan Aydın

Kimsesizleri çıkarıp binayı depo yaptılar

Köşe Yazısını Dinle

Köşemizi takip eden okurlarımız hatırlayacaktır.

Osmangazi ilçemize bağlı Sakarya Mahallesi’ndeki Kimsesizler Evi bir süredir mahalle muhtarlığının kontrolündeki Sakarya Mahallesi ve Çevresi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nce kullanılıyordu.

Binanın mülkiyeti Osmangazi Kaymakamlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na ait. Ancak, arsayı temin eden derneğin girişimleriyle binayı Osmangazi Belediyesi yapmıştı.

Binanın yapılış amacı, bölgedeki kimsesizleri barındırmaktı. Ancak 5 yılın sonunda derneğin kullanım süresi dolduğu gerekçesiyle bina tahliye ettirildi. İçinde barınan yaşlılar da kapıya bırakıldı.

Osmangazi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın kapıya bıraktığı kimsesizleri aynı dernek parayla başka bina kiralayarak oraya yerleştirdi.

Peki, kimsesizlerin tahliye edildiği o binayı Vakıf ne yaptı?

Aynen, tahmin ettiğimiz gibi depoya çevirdi. Üst katların ise idari ofis olarak kullanılacağı ileri sürülüyor.

Sizin anlayacağınız, gariban ve kimsesizlerin barınması için yaptırılan o bina amaç dışı kullanılmaya başlandı.

Niyetimiz, devletin bir vakfını kötülemek değil, ama idarecilerin STK eliyle yürütülen bu hizmeti sonlandırmaları bize göre doğru olmamıştır.

O yapı, kimsesizler için inşa edildiyse başka amaçla kullanılmamalı. Aksi halde bu işin sonunda Vakıf bedduasına maruz kalmak da var.

Elbette vakıf yine yoksul ve düşkünlere ulaştırılacak yardımlar için burayı depo olarak kullanmak isteyebilir. Bunun için devletin çokça boş binasının olduğunu düşünüyoruz.

Fakat, 5 katlı binanın yapılış amacının bu olmadığı, garibanların barınması için inşa edildiği malumdur.

Bu nedenle, Osmangazi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı o binayı yapılış amacına uygun olarak kullanması gerekir.

Derneğe vermekten imtina edilen bu yapı başka amaçlarla kullanılmamalı. Osmangazi Kaymakamlığı, derneğin tekrar kiralama talebini kabul etmeli ve binayı buraya tahsis etmeli.

Vakıf kendine başka bir depo bulabilir.

 

Kızılay’dan ramazanda iki bin aileye sıcak yemek

Ramazan bolluk, bereket, yoksulla dayanışma ayı. Kızılay ise Türkiye’nin dev iyilik hareketi.

Türk Kızılayı bu ramazanda da boş durmayacak.

Dün Kızılay Bursa Şube Başkanı Özcan Susmaz, bu ay içinde yapılacak yardımlara ilişkin açıklama yaptı. Toplantıyı izleyemedik ama gönderilen bültenden anlıyoruz ki, Bursa’da iyilik hareketinin yine hız kesmeyeceği anlaşılıyor.

Başkan Susmaz, ‘hilal sofra’ adını verdikleri projeyle ramazan ayı boyunca Bursa genelinde ihtiyaç sahibi 2 bin kişinin evine her akşam sıcak yemek götüreceklerini duyurdu.

Bursalıları ihtiyaç sahipleri için destek olmaya çağıran Başkan Susmaz şunlara da vurgu yaptı;

“Kurumumuz barınma, beslenme, giyim, kırtasiye malzemesi, hijyen ürünleri, elektronik cihaz, mobilya ve benzeri kullanılmamış mal ve eşyaları ayni bağış olarak kabul etmektedir. Geçen ramazanlarda olduğu gibi bu yıl da yardımseverlerin fitre, fidye ve zekâtları Türk Kızılay aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacaktır.”

Dayanışma için güzel bir fırsat.

Türkiye’nin uluslararası arenada da yüz akı olan Kızılay’a Ramazan boyunca fidye, fitre ve zekatlarınızı bağışlayarak, siz de iyilik hareketine katılabilirsiniz.

 

Hafta sonu şehirden kaçış trafiği

Pandemi tedbirleri kapsamında getirilen hafta sonu kısıtlamaları belli ki, hemşerilerimizi bunaltmış.

Kendilerini saat 21.00’de başlayacak sokağa çıkma yasağı öncesi kırsala, köylere, kent dışına atmaya çalışıyorlar.

Bu amaçla dün öğle saatlerinden itibaren kent trafiğinde Bursa’dan kaçışın izlerini görmek mümkündü. Trafik çoğu bölgede kilitlendi. Şehri terk eden hemşerilerimizin oluşturduğu yoğunluk nedeniyle işine, evine gitmek isteyenlerde sıkıntılı anlar yaşadı.

Özellikle kent merkezi ve dev kavşakların bulunduğu noktalarda sürücüler çileden çıktı. İki gün boyunca eve kapanmak istemeyen ve kent dışındaki mülklerine kaçan hemşerilerimizin bu çabası şehrin trafiğini zaman zaman düğümleme noktasına getirdi.

Kentten kaçmak belki bir rahatlamadır ama tedbirlere harfiyen uymak durumundayız.

Vakaların sürekli arttığı, mutasyonun hemen her haneye girdiği bir dönemden geçiyoruz.

Şehirden kaçsak da kurallara uymaktan kaçmamalıyız.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X