İhsan Aydın
İhsan Aydın
E-Posta: [email protected] YAZARIN TÜM YAZILARI

Vakıflar o eserleri kendisi ayağa kaldırabilir miydi?

Köşe Yazısını Dinle

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey şubat ayı bilgilendirme toplantısında açıklamış. Bozbey, Vakıflar’ın şimdiye kadar Büyükşehir Belediyesi’nce ayağa kaldırılan 19 tarihi eseri envanterine kattığını, buna en son Bursa Mevlevihanesi, Emirsultan Meydan Kafeteryası ile Eskişehir Han’ın da eklediğini paylaşmış.

Vakıflar buraları envanterine katmakla kalmıyor, kira mukabilinde Büyükşehir Belediyesi’ne kullandırdığı bu mekanlardan astronomik bedeller alıyor.

Akıl alacak gibi değil.

Böylesi sakat bir yasanın değiştirilmesi neden düşünülmez? Elbette, Vakıf mülklerinin korunup kollanması şart.

Ancak, ne yazık ki, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Türkiye’deki tüm tarihi eserleri kendi kaynakları ve kadrosu ile ayağa kaldırması mümkün değil. Belediyelerin YİKOB katkısıyla ayağa kaldırdıkları eser sayısı belki de Vakıflar’ın bugüne kadar onardığı eserlerden daha fazla. Buna rağmen, belediyeleri bu işten soğutacak, bir daha tarihi eser onarımına yanaştırmayacak uygulamalarla bunların ellerinden alınmasını doğru bulmuyoruz.

Vakıfların sorgusuz sualsiz, belediyelerce onarılan mülkleri kendi envanterine bedelsiz olarak tescil ettiren yasa TBMM’de acilen ele alınıp değiştirilmeli.

Vakıflar bunu sadece Büyükşehir’e yapmıyor.

Bursa’daki CHP’li Osmangazi Belediyesi’nin onarılmış tüm tarihi yapılarını da envanterine geçirdi. Buralardan da estronomik kiralar alıyor. Aralarında AK Partili belediyelerin el konuşan tarihi eserleri yok değil.

Ama Bursa’da bu işin siyasi bir operasyona dönüştürüldüğünü, Vakıflar Bölge Müdürü’nün de bu amaçla özel olarak görevlendirildiğini düşünüyoruz.

Hem kendin o eserleri onarıp halkın kullanımına sunamıyorsun hem de bunu başaran belediyeleri siyaseten cezalandırıyorsun.

Bursa’nın belediyelerince onarılan eserlerin belediyelerde kalması ve kullanım amaçları dışına çıkmamak kaydıyla da sembolik bedellerle tahsis edilmesi doğru olanıdır.

Sorunu kalıcı olarak ortadan kaldıracak düzenleme için ise TBMM’ye ve milletvekillerine görev düşmektedir.

 

49 yıl odayı yöneten Tak’tan görevi devraldı boya badana ile işe başladı

Bursa’da geçtiğimiz hafta büyük bir değişim yaşandı.

49 yıl Bursa Lokantacılar Odası’nın yönetimlerinde ve başkanlığında bulunan Arif Tak, 85 yaşına rağmen son kongrede tekrar aday olmuştu. Rakibi Mehmet Yasak, kongrede Tak’ın 49 yıllık saltanatına son verdi. Böylece, yarım asırdır aynı ismin oturduğu koltuk Mehmet Yasak’a geçmişti.

Kongre sonrası görevi Tak’tan devralan yeni başkan Mehmet Yasak’ın ilk yaptığı iş ise odada genel bir temizlik, boya ve badana yapmak oldu.

Badana fırçasını bizzat eline alarak odayı tepeden tırnağa yenileyen Başkan Yasak, “Odada değişime temizlikle başladık” dedi.

Bursa Lokantacılar odası  yarım asır sonra farklı bir yönetim anlayışıyla yönetilmeye başlandı.

Değişimin lokantacı esnafına hayırlı olmasını diliyoruz.

Odanın kongresinde 5 aday yarışmış, eski BESOB başkanı da olan Tak aldığı oylarla 4.olmuştu.

Bakalım yeni başkan Yasak, seçim öncesi esnafa vaat ettiklerini yerine gerçekleştirebilecek mi?

 

 

Hurdacılardan yanıt var

Önceki gün bu sütunlardan, Demirtaş yolu üzerinde tarım toprakları üzerindeki ruhsatsız hurdacı esnafından rahatsız olan bölgedeki bir okurumuzun gönderdiği mesajını aktarmıştık. Bugün de orada işyeri bulunan Selçuk Yurtseven’den bir ileti aldık.

Yurtseven, “Bursa ovasında sadece hurdacılar yok, her yer fabrika olmuş. Örneğin; ovanın ortasındaki dev bir tekstil fabrikasını hiç gördünüz mu? Ucu bucağı gözükmüyor. İsmetiye’nin üstünde organize sanayi gibi fabrikalar var. Onları da gör. Panayır deresinin nasıl aktığına bak. Simsiyah, zehir akıyor. O su ile tarım yapılıyor. Barakfakih’e bak, Kestel’e bak, boyahanelerin dumanlarını gör. Çevreyi, havayı nasıl kirletiyorlar” diyor.

Okurumuz iletisini de mesajlarını şöyle sürdürüyor:
“Bizler bacasız fabrikalarız. Bizler olmasak Bursa çöpten geçilmeyecek. Onun farkında değilsiniz. Bizlere o zaman iş verin çalışalım. 1996 yılında üniversiteyi bitirdim, iş için çalmadık kapı bırakmadım. Yok torpil, yok iş yok. Hırsızlık mı yapayım? Terörist mi olalım. Gasp mı yapayım? Gelin hurdacılar çalışırken görün. Vergimizi ödüyoruz, her şeye varız diyoruz. Biz hurdacılar sizlerin sayesinde dışlanıyoruz. Çünkü bizi savunacak kimse yok. Suriyeliler kadar değerimiz yok.”

Anlaşılan esnafımız çok içerlemiş.

 

 

 

 

1 adet yorum var

Bir adet yorum var

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X