Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Olay Haber
Olay E-Gazete
Köksal Gökbaşi
Köksal Gökbaşi

Akbelen’de yok edilen sadece ağaçlar değil

Köşe Yazısını Dinle

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Akbelen Ormanı’nda bir süredir yaşananlar yalnızca bir çevre tartışması değil; doğa, hukuk ve yaşam hakkı meselesidir.

Yatağan kömür santralinin kömür ihtiyacını karşılamak amacıyla Yeniköy–Kemerköy bölgesinde açık ocak madenciliği için ormanlara ve zeytinliklere dozerler sokuluyor. Yüzlerce yıllık ağaçlar kesiliyor, verimli topraklar kazılıyor, bölgenin doğal dengesi geri dönülmez biçimde tahrip ediliyor. Güzelim doğa, şirketlerin bitmek bilmeyen kâr hırsına kurban ediliyor.

1982 yılında kurulan santral, tam 44 yıldır yalnızca enerji üretmiyor; aynı zamanda havayı, toprağı ve yer altı sularını kirletiyor. Bugün ise bunun bedelini yine doğa ve o coğrafyada yaşayan insanlar ödüyor.

Bölge halkı anayasal haklarını kullanarak yaşam alanlarını savunmaya çalışıyor. Evlerini, zeytin ağaçlarını, atalarından miras kalan topraklarını korumak isteyen insanlar suçlu değil; aksine geleceği savunan yurtseverlerdir…

5c2431c0 baa0 4caa a530 61987e07041b

Onlardan biri de İkizköy’den doğa aktivisti Esra Işık. Doğa talanına “dur” dediği, ormanların yok edilmesine karşı sesini yükselttiği için 31 Mart’ta tutuklandı. Bir yurttaşın doğasını savunması suç olabilir mi? Anayasanın tanıdığı hakları kullanmak nasıl olur da cezalandırılır?

Çevresel Etki Değerlendirmesi süreçleri tamamlanmadan, halk yeterince bilgilendirilmeden, insanlar adeta evlerinden ve yaşam alanlarından koparılıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Çünkü mesele sadece ağaç değil; yaşamın kendisidir.

0cd5bbaf 5d0d 4162 9016 6b39af29ff2a

Çocukluğum Artvin’de geçti. Kışın yakacak ihtiyacımız olduğunda ormana giderdik. Ama asla yaş ağaç kesmezdik. Kurumuş dalları toplar, devrilmiş ağaçlardan faydalanırdık. Orman muhafaza memurları vardı; ormanı gözleri gibi korurlardı. Orman kutsaldı, emanetti.

Bugün ise aynı ormanlar acımasızca madene açılıyor. Zeytinlikler yok ediliyor, milli parklar yapılaşmaya teslim ediliyor. Doğa, korunması gereken bir değer olmaktan çıkarılıp tüketilecek bir kaynak gibi görülüyor.

cb5f7154 53a1 4cfb 9948 c68a98087fed

Oysa bu talan düzeni sürdürülebilir değildir.

Tüm ormanları madenciliğe açsak bile şirketlerin iştahı doymaz. Gün gelir madenlerin yenilip içilemeyeceğini anladığımızda; geriye ne orman kalacak, ne temiz su, ne de sağlıklı bir yaşam alanı…

İş işten geçmeden durmak gerekiyor.

Çünkü Akbelen’de kesilen yalnızca ağaçlar değil; geleceğimizdir.


Avatar Seç KAPAT
BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR