Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Olay Haber
Olay E-Gazete
Mehmet Ali İNAN
Mehmet Ali İNAN

Türkiye’nin değişmeyen gündemi

Köşe Yazısını Dinle

Bir koşu bandında gibi ülke…

Durmadan, sürekli koşuyor ama hiçbir yere varamıyor!..

Ha bugün, ha yarın, 6 ay sonra hadi olmadı bir yılda düzelecek denilen ekonomi düzelmedi. Düzelecek gibi de değil.

ff493ad2 e00a 41a1 90fc 4da7f57212cd

Kaç bahar, kaç kış geçti verilen sözler, onca vaatler havada kaldı.

Siyaseti, siyasetçiyi eleştirmek için yazılmıyor bu yazı.

Durmadan tekrar eden ve bir türlü çözülmeyen sorunların, medyada belli dönemlerde gündeme alınıp tartışmaya başlanıldığında insanlarımızda bir umut yaratmasına sonra da tüm bu yazılanların, konuşmaların bir işe yaramadığına duyduğum öfke üzerine yazıyorum.

On yıllardır konuşulan, tartışılan konular hiç değişmiyor.

Değişeceğine dair bir umut da yok.

Yılın daha bitmesine üç ay varken, asgari ücret ne kadar olacak? Temmuz ayında asgari ücrete enflasyon düzeltmesi yapılacak mı? Emekli maaşlarına refah payı yansıtılacak mı?

Konuşmalar, hesaplamalar ve konunun uzmanlar ardı arkası bitmeyen, saatler süren tartışmalar yapılıyor televizyon ekranlarında.

Bunca uzun tartışmaların, bugüne kadar asgari ücretin biraz daha iyi seviyede olmasına hiç katkısının olduğunu görmedik.

Daha asgari ücret tartışması bitmeden, emekli maaş zammı ne olacak? En düşük emekli maaşı en az şu kadar olmalı!..

Ekranları dolduran sosyal güvenlik uzmanları, akademisyenler daha önce hiç konuşulmamış gibi aynı sözleri, kafalarındaki rakamları sayıp dökmelerinin de bir etkisi olmadı şimdiye kadar.

Önümüzde Ramazan Bayramı var.

Bugünlerde yine hemen hemen aynı kişiler ve aynı siyasi parti mensupları, emeklinin bayram ikramiyesi şu kadar olmalı demeye başladılar.

037031f2 44f4 4f64 8c8d 3380fb3a8b99

İnanın bugüne kadar hiçbir yaptırım etkisi olmayan bu söylemlerin, bu kez de etkisi olmayacak.

Bu on yılların sorunu…

Öyle olmasa Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiğinde 3Y ile mücadeleyi temel vaad olarak yapar mıydı?

Yirmi yılı aşan süre iktidarda olmasına rağmen hala 3Y gündemde.

Ülke yıllardır yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklar çemberinden çıkamıyor.

Bu ülkenin yüz akı bilim insanı Profesör Dr. Ersin Kalaycıoğlu, yozlaşmayı da ekleyerek 3Y yi 4Y ye çıkardı. Sorunlar azalmıyor, çoğalıyor.

86e31643 adf4 4124 affe 829fc83a05d6

Ekonomi yönetimine onca bakan gidiyor, onca bakan geliyor ama halkın yaşam koşulları değişmiyor.

Neden?

Ülkemizi sarmalamış bu çemberden kurtulamıyoruz?

Temel bir yasa var: Bilime arkasını dönen kişi, kurum ya da devlet sorunlara rasyonel bir çözüm getirmez…

Bilim, doğanın işleyişine insanın akıl erdirebilmesidir. Bilimin temel unsuru, sorunların sebebini bulmaktır. Sonrasında da sorun yaratan sebebi ortadan kaldırmanın yolunu yani çözümü gösterendir.

Asgari ücret niye düşük? Emekli maaşları yetersiz mi? Bayram ikramiyesi neden insanları tatmin etmiyor?

Hayat pahalılığını önlemek mümkün mü?

Gerçekten bunları sorun olarak görüyor ve yaşıyorsak, sebebini de çözümünü de bulmak çok basit.

Çünkü bunu yapanlar, başaranlar var. Bunu nasıl yaptıklarını da söylüyorlar.

Aslında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim gezilerinde Siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle şunla bunla nasıl uğraşırım görün demişti.

b2882267 7cf4 4130 86f8 e125c7fa3b92

Seçmen yetkiyi verdi, ancak etkisi olumsuz oldu. O tarihten sonra dövizde, faizde arttı. Enflasyon düşmedi, hayat ucuzlamadı.

Bugün halkın büyük bir çoğunluğu, çarşının, pazarın fiyatlarının gerçek değerinin çok üzerinde olduğunu konuşuyor.

Daha da konuşulacak.

Türkiye’nin gündemini en çok belirleyen kişi hiç şüphesiz MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli.

Onun Salı günleri meclis konuşmalarını canlı olarak dinlemeyi ihmal etmem. Mutlaka farklı ve insanı şaşırtan bir konunun gündem olmasını sağlar.

Geçenlerde dile getirdiği, halkın içinde bulunduğu yoksullukla ilgili olsun, en düşük emekli maaşlarıyla ilgili söyledikleri kamuoyunda çok etkili oldu. Herkeste bir umut yeşerdi.

Ne demişti Sayın Bahçeli emekli vatandaşlarımızın daha insanca bir maaş almaları için gövdemi bile koyarım.

3a0005e3 8053 496a b589 db638eb2b9bf

Söylem çok güzeldi. İnsanlar çok umutlandı. Ama gövdesini koymadı.

Tabi böyle olunca, emekliler insan onuruna yakışan bir maaşa da kavuşamadı bir kez daha.

Böyle…

Burası söylemler ülkesi.

Bu yazının konusu ile doğrudan bir ilgisi yok ama Sayın Bahçeli’nin Ceviz yuvarlaktır; her yuvarlak ceviz değildir sözleri bir aforizma olarak kabul edilmeyi hak ettiğini düşündüğüm için kayda geçsin istedim.

9bf24ab6 a8a0 48bb be3f b28c7c84c09b

Yıllar önce yaptığı bir konuşması vardı Bahçeli’nin:

Evinizde çocuklar televizyonun karşısına dizilmiş oturuyorlar. Karşınızda reklamlara çıkan çocukların elinde çikolatalar, püskevitler birbirlerine ikram ediyorlar, birbirleriyle yiyorlar, şakalaşıyorlar. O çocuk aklından geçiriyor benim de bir çikolatam olsa, benim de bir püskevitim olsa diyor. (Konuşmanın tam burasında Bahçeli sesini iyice yükseltiyor.) Anne bana niye almıyorsunuz diyor biz de niye yok diyor.

Geçtiğimiz hafta partisinin grup toplantısında yıllar önce yaptığı bu konuşmayı yeniden gündeme getirmesi çok manalıydı.

Bakın ne söylüyor; Hatırlayınız yıllar önce bir konuşmamda, anasının babasının gözlerine bakan yurdumun masum çocuklarının sözcüsü olmak istemiştim.

Hani benim püskevitim, çikolatam demiştim. Şairin ifadesiyle çaresiz ve yalnızların gel diyecek kimsesi olmayanları hedeflemişti. Ne üzücüdür ki arkadaşlarımız da bu seslenişin hak ettiği derinliği fark edememişlerdir.

Sayın Bahçeli bu söylediklerinin anlaşılmamasından, neyi anlatmak istediğinin fark edilmemesine epey üzülmüş. Bu nedenle bir kez daha çocukları hatırlatmak istemiş.

Gördüğünüz gibi iktidarın en etkili ortağı olan MHP’nin Genel Başkanı bile çözülmeyen sorunlardan şikayet etmekten geri durmuyor.

Bu yurdun masum çocukları hala püskevitsiz, hala çikolatasız…

Notlarıma aldığım, bana fıkra gibi gelen üç tespitimle yazıyı bitireyim.

İlki, geçtiğimiz hafta Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunu tamamladı. Yapılan oylamada çoğunlukla kabul edildi.

Aynı zamanda Komisyonun da Başkanı olan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, raporun sonuçları üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına uyacağız dedi.

f9509490 ea13 47c5 b7d7 2c13a8814714

Bu mahkemelerin kararına uymam ya da uyacağım diye beyan verebilir mi bir meclis başkanı konumunda olan biri?

İkinci notum Ana muhalefet Lideri CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den. O da partisinin grup toplantısında iktidarın köprüleri satmaya hazırlandığını hatırlatan Özel, Tayyip Bey, bizim adımız ‘Tatar Ramazan…’ Biz bu oyunu bozarız diye tepkisini gösterdi.

21baf9ca 9d25 4723 a837 773e814dc19d

Tatar Ramazan filmi’ nerden geldi aklına diye düşünürken, geçenlerde Kadir İnanır’ı ziyaret etmişti Özel, sanırım onun etkisi olmalı. Tatar Ramazan filminin karakteri Kadir İnanır’dı.

CHP Genel Başkanları bu tür hatırlatmaları seviyor olmalılar.

Daha önce de Kemal Kılıçdaroğlu benzer bir video yayınlamıştı. Kılıçdaroğlu Alo, ben Kemal, geliyorumdediği bir video yayınlanmıştı.

7b02646d fdb1 453d 8a2a ec769c1539c4

Gelemedi ne yazık ki!..

Hiç değişmeyen bir görüntü de Belediye Başkanları ile ilgili.

Belediyelere yeni iş makinesi, kamyon ya da otobüs alındığında belediye başkanları aracın direksiyonuna geçip fotoğraf çektiriyorlar.

Sahne yıllardır hiç değişmiyor. Tarihi on bin yıla dayanan bu kentte artık bunlar olmamalı. Burası küçük bir Anadolu şehri değil ki!..

Neden yıllardır bir türlü çözülemeyen sorunlarla mücadele edildiğini anlatmak içindi bu örnekler.

Bilgiden, bilimden git gide uzaklaşıldıkça sorunlar çözülmediği gibi yepyeni sorunlarda yaşamak zorunda kalacağız.


Avatar Seç KAPAT
BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR