Mustafa Özdal
Mustafa Özdal

Bakan Elvan Bursa’ya geliyor, masada 4 kritik konu var

Köşe Yazısını Dinle

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, yarın (Cuma) Bursa’ya geliyor. 

Elvan, Hazine ve Maliye Bakanı olduktan sonra, Bursa’ya  ilk kez gelecek.

Bakan Elvan’ın Bursa programı sabah saatlerinde BTSO ziyareti ile başlayacak, öğleden sonra Valilik, AK Parti İl Başkanlığı ve Büyükşehir Belediyesi ziyaretleriyle sürecek.

Elvan’ın Bursa programının BTSO ayağı hayli önemli.

Nitekim son derece kritik konuların masaya yatırılacağını duydum.

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan

BTSO Meclis ve İstişare Kurulu üyeleri ile bir araya gelecek olan Elvan, Bursa iş dünyası temsilcilerine hükümetin para ve maliye politikasıyla ilgili bilgi paylaşımı yapacak.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay da iş dünyasının talep ve beklentilerini Elvan’a aktaracak.

Burkay, pandemi sürecinde hükümet ile iş dünyası arasında köprü kurmuş ve özellikle kısa çalışma ödeneğinin uzatılmasında önemli çabaları olmuştu.

Ayrıca hibe krediyi ısrarla talep eden kurum da BTSO olmuştu.

Peki iş dünyası Elvan’dan neler isteyecek?

4 talebin olacağını duydum.

İş dünyası için son derece önemli olan Kredi Garanti Fonu’nun yeniden hayata geçmesi.

İş insanlarının devlete olan borçlarının bir kısmının silinmesi.

Yatırım kredisi faizlerinin makul bir seviye çekilip, kredi maliyetlerinin düşürülmesi.

Mülk sahipleri ve esnafı karşı karşıya getiren birikmiş kira borçları sorununun yargıya taşınmadan yasal düzenlemeyle aşılması. (BTSO, bir yasa tasarısı hazırlamış ve ilgili bakanlıklara sunmuştu.)

Bakan Elvan’ın Bursa iş dünyası temsilcileriyle yapacağı toplantı son derece önemli.

Pandemi sürecinde can çekişen ekonomi ile ilgili olumlu sinyaller gelmeye başladı.

Bu aşamada, iş dünyasının toparlanması için bazı adımların atılması bekleniyor.

İşte iş dünyasının beklenti ve talepleri Bursa’dan,  ekonomin başındaki isme aktarılacak.

 

Ekonomide olumlu sinyaller var ama…

Pandemi döneminde adeta komaya giren ekonomide canlanma sinyalleri geliyor.

Yaklaşık 15 aylık kısıtlama döneminde vatandaşta oluşan tasarruf, özellikle esnafa can suyu oldu.

Yani pandemi döneminde ayakta kalmayı başarabilen esnaf, kısıtlamaların kalkmasıyla birlikte kötü günleri geride bırakıyor.

Ancak yaraların sarılması ve toparlanma  için destek şart.

Bu nedenle, hibe veya düşük faizli kredi, devlete olan borçların silinmesi, kira borçlarında düzenleme ve KGF’nin hayata geçmesi hem iş dünyasını rahatlatacak hem de canlanma sinyalleri veren ekonomiyi ayağa kaldıracak.

 

Bir de bu çıktı

Aşı meselesinin üzerinde fazlaca duruyorum.

Çünkü aşı karşıtlarının propagandası nedeniyle halkın sağlığının tehlikeye girmesine tahammülüm yok.

Aşı karşıtlığının yanı sıra, son zamanlarda bir de şunu duyuyorum:

“Sinovac aşısı olmayalım. Çünkü birçok ülke Sinovac aşısı olanlara vize vermiyor.”

Yurt dışına seyahat eden ihracatçıları, şirket yetkililerini veya ailesi  orada yaşayanları anlayabiliriz.

Ancak hayatında Kapıkule’den öteye geçmemiş, Türkiye dışında herhangi bir ülkeye ayak basmamış olanların, aşı olmamak için bu gerekçenin arkasına sığınmaları anlaşılmaz.

Sanırsınız bugüne  kadar mütemadiyen Roma’da Aşk Çeşmesi’ne bozuk para atmak  için İtalya’ya uçmuş ya da Londra’da Hyde Park’ta huzur bulmak için soluğu İngiltere’de almış veya Moskova’da Kızıl Meydan’ı turlamak için Rusya’ya gitmiş.

 

TÜİK araştırması

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2020 yılına ilişkin Gelir ve Yaşam Koşulları  Araştırması’ndan sarsıcı sonuçlar çıkmış.

Araştırmaya göre, Türkiye’de en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, geçen yıl, bir önceki yıla göre 1,2 puan artarak yüzde 47,5’e yükselirken, en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay 0,3 puan azalarak yüzde 5,9’a geriledi.

Bu ne demek?

Pandemi krizi, zengini daha çok zengin, yoksulu daha çok yoksullaştırdı.

Yani zaten normal şartlarda da gelir dağılımında adaletsizliğin olduğu bir düzende, varsıl ile yoksul arasındaki makas daha çok açıldı.

Toplumsal barış, demokrasi ve insani gelişmişlik gibi kavramlarla ile gelir dağılımındaki adalet arasında anlamlı bir bağ var.

Ülkeleri yönetenler, daha yaşanabilir bir dünya için yoksulluğu azaltan ve gelir dağılımı adaletini sağlayacak politikalar üretmeli.

Aksi durumda, gerilimler ve çatışmalar devam edecek.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X