Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü’nün Türkiye’deki aktif faylara ilişkin güncel çalışması, deprem riskine yönelik tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
Aktif fay sayısının 485’ten yaklaşık 700’e yükselmesinin ardından gözler Bursa’ya çevrilirken, Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, olay.com.tr’ye özel değerlendirmelerde bulundu.
“BU KARA BİR TABLO ÇİZMİYOR”
Aktif fay sayısındaki artışın Türkiye’nin birçok noktasında değerlendirmeleri değiştirebileceğini belirten Yıldız, bu durumun daha büyük bir tehlikenin ortaya çıktığı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini söyledi.
Mehmet Yıldız, “Türkiye’de aslında birçok noktada değiştirir. Şöyle düşünün; elinizde bir veri var ve burada 185 tane risk ortaya konmuş. Daha sonra 1990’lı yılların ardından, 2013 yılında bir çalışma daha yapılıyor ve risk sayısı 485’e yükseliyor. Yani iki katından çok daha fazla artıyor. 2026 yılına geldiğimizde ise 700 civarında bir risk ortaya konmuş durumda. Tabii ki bu kara bir tablo çizmiyor. Tam tersine, daha detaylı çalışmaların yapıldığını gösteriyor” dedi.
Durumu bir sağlık örneği üzerinden anlatan Yıldız, “Başınız ağrıyor ve daha detaylı tetkikler yaparak neden ağrıdığını ortaya koyuyorsunuz. Burada da aslında bu durum söz konusu” ifadelerini kullandı.

“PLANLARIN YENİ DURUMA GÖRE REVİZE EDİLMESİ GEREKİYOR”
Yeni verilerin şehir planlaması açısından önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Yıldız, mevcut plan ve çalışmaların tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Mehmet Yıldız, “Peki, bu durum ne gibi şeyleri değiştiriyor? Öncelikle 1/100.000 ölçekli planlarımızın ve mikro bölgeleme etüt çalışmalarımızın tamamının bu yeni duruma göre revize edilmesi, tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Kısa, orta ve uzun vadeli planlarımızda da yeni ortaya çıkan risklerle alakalı revizeler, yer değişimleri ya da iptaller gerekebilir” diye konuştu.
“BURSA TÜRKİYE’NİN BİRÇOK YERİNDEN DAHA AVANTAJLI”
Bursa’nın yeni fay haritası açısından Türkiye’nin birçok bölgesine göre daha avantajlı olduğunu söyleyen Yıldız, kentteki ana fay hatlarının uzun süredir bilindiğini ifade etti. Mehmet Yıldız, “Bursa’ya baktığımız zaman yeni fay hattı haritasıyla alakalı Türkiye’nin birçok yerinden daha avantajlı durumdayız. Çünkü Bursa’daki fay hatları çok net. Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun orta ve güney kolları bizim için büyük risk teşkil ediyor. Bunlar çok bariz fay hatları olduğu için burada yeni bir fay hattının ortaya çıkması söz konusu değil. Biz bunları zaten biliyorduk” dedi.
“ÖNLEM ALSAYDIK BUGÜN DEPREME HAZIR BİR BURSA’DAN SÖZ EDERDİK”
Bursa’daki asıl sorunun bilinen risklere karşı yeterli hazırlığın yapılmaması olduğunu belirten Yıldız, “Var olana göre biz önlem almış olsaydık, şu anda depreme hazır bir Bursa’dan söz ediyor olurduk. Ancak o anlamda çok hazır olmadığımızı da söylemek gerekiyor. Bir an önce, sanki yarın deprem olacakmış gibi hızlı bir şekilde hazırlanmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“EN BÜYÜK RİSK YAPI STOĞUMUZ”
Bursa için kendisini en çok endişelendiren jeolojik risklere ilişkin konuşan Başkan Yıldız, yapı stoğuna dikkat çekti: “Yapı stoğumuzun uygun olmaması bizim için önemli bir risk. Jeolojik açıdan riskli zeminlerde yapılaşmanın ya da yerleşimin bulunması, birçok yolumuzun ve kritik yol ağımızın yine aynı risklere maruz kalabilecek olması önemli. Bilinçli topluma hâlâ ulaşamamış olmamız da bizim için en büyük jeolojik riskler arasında.”
“BURSA DEPREME HAZIR DEĞİL”
“Bursa depreme hazır mı, yoksa sadece depremi mi konuşuyor?” sorusuna yanıt veren Mehmet Yıldız, kentin henüz depreme hazır olmadığını söyledi. Yıldız, “Bursa, Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi tabii ki depreme hazır değil. Ancak bir savaş içerisindeyiz. Nasıl bir savaş? Anaokulundan üniversitelere, kamu kuruluşlarına kadar AFAD’ın bu konuda çok ciddi çalışmaları var. Biz de Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi olarak yıllardır bilinçlenmeye yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Bıkmadan, yılmadan anlatmaya devam ediyoruz ve devam da edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“ÇABAMIZ DEVAM EDİYOR”
Basın toplantılarında hem yerel hem de ulusal ölçekte önemli mesajlar verdiklerini belirten Mehmet Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı: “Olması gerekenlerden ve eksikliklerden bahsediyoruz. Bunları tekrar gündeme getirmek adına 17 Ağustos, 12 Kasım ve 6 Şubat gibi sembolleşmiş, birçok kayıp yaşadığımız tarihleri seçiyoruz. Hazır mıyız dersek; hayır, hazır değiliz. Çabamız devam ediyor.”

