1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Başkonsolosun başına silah dayamışlar!
Başkonsolosun başına silah dayamışlar!

Başkonsolosun başına silah dayamışlar!

Rehinelerden Alptekin Esirgün, Başkonsolos Öztürk Yılmaz`ın, IŞİD`in Türkiye adına açıklama yapması yönündeki zorlamalarına karşı koyduğunu belirterek, ‘Kafasına silah dayandığı halde yine açıklama yapmadı. Süreci çok iyi yönetti’ dedi.

A+A-
Uçakta CNN TÜRK muhabiri Gülşen Coşkun'a konuşan konsolosluk görevlisi, IŞİD militanlarının açıklama yapması için Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz'ın başına bir kaç kez silah dayadığını açıkladı.
 
Buna rağmen Başkonsolos Öztürk bunu kabul etmeyerek 'Silahla vurun, Türkiye'nin gururuyla şerefiyle oynatmam' dedi.
 
Konsolosluk görevlisi o olayı şu sözlerle anlattı:
 
"Başkonsolosumuz çok büyük şeylerle karşılaştı. İki üç sefer başına silah dayadılar, açıklama yapması için. Ama bunların hiçbirine kafasına silah dayadıkları halde yapmadı. İlk günden kameraya almak, fotoğraf çekmek istediler bizi. Kendisi silahla vurun, türkiye'nin gururuyla şerefiyle oynatmam diyerek ölümü tercih etti"
 
TÜRKİYE'YE GELDİ "VATAN İÇİN HERŞEYE KATLANILIR" DEDİ
 
Kurtarılan Türkiye'nin Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, "İnsanın vatanı için katlanamayacağı hiçbir şey yoktur" dedi.
 
Kurtarılan Türkiye'nin Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, "İnsanın vatanı için katlanamayacağı hiçbir şey yoktur" dedi.
 
Başkonsolos Yılmaz, Esenboğa Havalimanında gazetecilere açıklamalarda bulundu, sorularını yanıtladı. İnsanın vatanı için katlanamayacağı hiçbir şey olmadığını söyleyen Yılmaz, "En güzel şey, vatandan dolayı hasret çekmek, ondan dolayı insanın üzüntü, elem duymasıdır. Ben hiç bir zaman bunu üzüntü olarak görmüyorum. Ülkemiz için bir şeydir. Bunu da anlımda güzel bir şey olarak yaşıyorum" dedi.
 
Tüm emeği geçen, kendilerine dua eden herkese teşekkür eden Yılmaz, duygularını şöyle dile getirdi: "102 gün geçti, esaretten kurtulmanın bugün bir günüydü, çok mutluyuz. Sayın Başbakanımıza haber verdiğimizde 'geliyoruz' diye, ben tam aradığımda Sayın Başbakanımız 'Öztürk hoşgeldin' dedi. Demek ki benden daha yakın takip ediyorlarmış, her şeyi biliyorlardı, her şeyi en iyi şekilde takip ettiler.
 
Şahsen devletimle gurur duydum, ülkemle gurur duydum. İnsanın, vatanı için gittiği görevde başına herşey gelebilir. Musul dünyanın en tehlikeli yeri, binlerce insanın öldürüldüğü bir yer, terör olaylarının merkezi, böyle bir yerde bayrak dalgalandırmak kolay iş değil. Yaşananlar, Irak'ta olanlar herkesin malumu. Biz de büyük sıkıntılar çektik, ancak insan ülkesi için bunlardan gocunmaz, gücenmez, bunlardan gurur duyar. Bende ülkem için katlandığım herşeyden gurur duyuyorum."
 
"İlk yapmak istediğim şey, çocuklarımı alıp evime gitmek" Öztürk Yılmaz, "Umutsuzluğa kapıldınız mı?" sorusuna, "Hayır. Allaha'a inanan insanlar mutsuzluğa kapılmaz. Umutsuzluk diye birşey olmaz, inanan insanların umutsuzluğu olmaz, insan yaşadıkça umudun ışığı da hiçbir zaman sönmez" yanıtını verdi.
 
Gazetecilerin ısrarlı soruları üzerine Yılmaz, "Ailemle 102 gündür görüşmüyorum, şu anda ilk yapmak istediğim şey, çocuklarımı alıp evime gitmek" dedi.
 
Duygularını dile getiren Öztürk Yılmaz'ın eşi Özay Yılmaz da "Biz de aynı şeyleri yaşadık 101 gün. Çok şükür kavuştuk" diye konuştu.
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.