İnan, yazısında şu ifadeleri kullandı:
Bursa’da yetişti… Ankara yıllarında, AFAD Genel Merkezi’nde afet koordinasyonu için dev ekranın karşısında operasyonları yönetti.
Burak Edin…
Bir dönem AFAD İl Müdürü olarak Uşak’ta görev yaparken, orman yangınları dahil İzmir’den Antalya’ya her yere yetişti. Kahramanmaraş depreminde bölgedeki çalışmasıyla Türkiye’nin ilgisini çekti.
Yeniden Ankara’da ve AFAD Genel Merkezi’nde deneyimini paylaşıyor.
Aile ziyareti için Bursa’ya geldiğinde bize de uğradı.
Sohbetimizde…
Deneyimli AFAD uzmanına, Bursa’nın kentsel dayanıklılığını sorduk. Hepimizin bildiği, ama görmezden geldiğimiz Bursa gerçeğini anımsattı:
“Bursa’nın zemini sağlam yerlerindeki binalar eski. Binaların yeni, modern, yüksek olduğu bölgelerin de zemini kötü.”
Ardından…
“Bunda bir terslik var” deyip şuna işaret etti:
“Ovadaki ilçelerde öyle mahalleler var ki büyük deprem yaşansa arama-kurtarma ekipleri caddelere ve sokaklara giremez.”
Düşüncesi şu:
“Zemini kayaç ve sağlam olan yerlerde yapılaşmalar yoğunlaşmalı. Zemini zayıf, sulak arazideki bölgelerde yüksek yapılaşmadan kaçınılmalı.”
Şunu vurguladı:
“Zeminiyle, statiğiyle, malzemesiyle doğru mühendislik hizmeti almış binalar olmalı.”
Gördüğü şu:
“Çok güzel binalar ar. Modern ve yüksek binalar. Konut fiyatları da çok yüksek. Gelin görün ki zemin zayıf. Zemini zayıf yerdeki modern ve lüks konutlar Bursa insanı için tehlike.”
Şuna da dikkat çekti:
“Bursa’nın en güzel yerleri Tophane sırtları, Muradiye, Hamzabey, Çekirge, Alacahırka, Mollaarap, Namazgah, Teferrüç, Kaplıkaya’da binalar eski. İnsanlar merkezden uzaklaşmış. Kültürpark bile bomboş.”
Bir gözlemi de şu:
“Yıldırım’ı gezdim. Belediye kentsel dönüşümle Yıldırım’ın altıda birini yenilemiş. Diğer ilçelere de örnek olmalı.”
Uyarısı da şu:
“Depreme hazırlıkta Bursa’nın önce zihniyet dönüşümüne ihtiyaç var. Önce zihniyeti değiştirmeliyiz.”
Olay Gazetesi Yazarı Ahmet Emin Yılmaz’ın yazısının tamamı için tıklayın…

Flipboard