Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, gündemde yer alan konulara ilişkin açıklamalarda bulundu, CHP’deki grup toplantısı düğümüne geniş yer ayırdı.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin, yani istinafın “mutlak butlan” kararı sonrası CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında gerilim yaşanmış, taraflar arasındaki son tartışma Meclis’teki grup toplantısının hangi isim tarafından düzenleneceği olmuştu.
Kılıçdaroğlu, “mutlak butlan” kararı sonrası CHP Genel Başkanlığı’na döndükten sonra ikinci bir talimata kadar grup toplantısı düzenlenmeyeceğini duyurmuş, ancak CHP Grup Başkanı seçilen Özgür Özel buna rağmen 2 Haziran’da kürsüye çıkmıştı. 9 Haziran’da ise grubun Kılıçdaroğlu tarafından toplanması bekleniyor.
“CHP’DEKİ GELİŞMELERİ ÜZÜLEREK TAKİP EDİYORUM”
Kurtulmuş, Finlandiya ve İsveç ziyareti dönüşünde gazetecilerin bu konudaki sorularını yanıtladı.
Numan Kurtulmuş, CHP’deki grup toplantısı tartışmasına ilişkin geçmişteki uygulamalardan örnekler verdi, içtüzüğü anımsattı.
Kurtulmuş, CHP’de mutlak butlan kararı sonrası başlayan tartışmanın çözüm yerinin Meclis olmadığını söyledi.
CHP içindeki gelişmeleri üzülerek takip ettiğini söyleyen TBMM Başkanı, “Meclis Başkanı olarak da içlerindeki bu konuların tarafı olmamaya büyük özen gösteriyorum ilk andan itibaren. Dikkat ederseniz fazla konuşmuyorum, sözlerimi de son derece dikkatli seçmeye çalışıyorum.” dedi.
“Nihayetinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, bu konularda Meclis İçtüzüğü ve partilerin grup iç yönetmelikleriyle sınırlıdır.” ifadelerini kullanan Kurtulmuş, “Oradan gelecek yazılara göre biz kararlarımızı almak durumundayız.” şeklinde konuştu.
“GENEL BAŞKANLAR PARTİSİNİN GRUP TOPLANTISINDA KONUŞABİLİR”
Ortada hem CHP Genel Merkezi hem de CHP Grup Başkanlığı’ndan gelmiş yazılar olduğunu söyleyen Numan Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“CHP Meclis Grup Başkanvekillerinin imzasıyla Grup Başkanı olarak geçen hafta Sayın Özel grup toplantısı yaptı. Aynı şekilde önümüzdeki yasal mevzuat çok açıktır ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı ya da herhangi bir partinin genel başkanı da kendi partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek hiçbir madde yok. Dolayısıyla biz buna göre hareket etmek durumundayız.”
GEÇMİŞTEKİ BENZER UYGULAMALAR
Geçmişte de benzer uygulamalar olduğunu anımsatan Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“- Sayın Murat Karayalçın, Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı ama milletvekili değil. Sayın Karayalçın’a rağmen Aydın Güven Gürkan Meclis Grup Başkanı olarak seçiliyor. Bu konuyla ilgili nasıl hareket edileceğine ilişkin o zamanki TBMM Başkanı rahmetli Cindoruk’a soruluyor. Cindoruk da biz “Meclis Başkanlığı olarak bir partinin iç işlerinde taraf değiliz” diye çok açık bir şekilde konumunu belli ediyor ve orada hem grup başkanlığından gelen yazıyı kabul ediyor hem de o zamanki Sayın Genel Başkan Murat Karayalçın meclis grubunda konuşma yapıyor.
– Meclis Başkanlığı açısından konu dün de açıktı, bugün de açıktır. Çok az sayıda da olsa bazı siyasi yorumcular, Meclis Başkanlığını bu konunun tarafı yapmaya kalkmasınlar. Bu meselenin çözüm yeri Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğidir. Burada Meclis Başkanlığı olarak bizim mevzuat, kanunlar, kararlar çerçevesinde bir katkımız olacaksa samimiyetle Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi meselesini halletmesi için destek olmaya hazırız.”
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ: ADIMLARIN ATILMASI LAZIM
Gazeteciler Numan Kurtulmuş’a terörsüz Türkiye sürecine ilişkin sorular da yöneltti. Kurtulmuş bu konuda da önemli açıklamalarda bulundu.
Meclis’te kurulan komisyonun ortaya bir rapor çıkardığını ve bu rapor etrafında bir ittifak olduğunu kaydeden Kurtulmuş, “Bu mutabakatın gereğinin yapılması lazım. Benim de şahsi kanaatim, demir tavında dövülür diye bir tabirimiz var. Mesele bu noktaya gelmişken, bölgesel şartlar ve Türkiye’nin siyasi dengeleri de fevkalade olumlu bir atmosfer oluşturuyorken bu adımların atılması lazım ki kimseye mazeret kapısı açık bırakılmasın.” dedi.
“İMRALI’NIN İRADESİNİN DIŞINDA CİDDİ BİR GECİKME OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”
Söz konusu raporda kritik eşiğin terör örgütünün silah bırakması olduğuna vurgu yapan Kurtulmuş, Süleymaniye’de silahların yakılmasının değerli ancak sembolik olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“- Eğer ondan sonra örgüt, üzerine düşen sorumlulukları hızlı bir şekilde yerine getirmeye devam etseydi zaten bu iş çoktan bitmişti, yasal düzenlemelerin hepsi yapılmış olurdu. Dolayısıyla burada silahların bırakılması, teslimi konusunda İmralı’nın iradesinin dışında da ciddi bir gecikme olduğunu görüyoruz. Ümit ederim ki buradaki gecikme bir an evvel kaldırılır. Direnç varsa, örgüt bu direncini artık tamamen kaldırır ve adımlar atılır.”
