Bir tarafta 6 haftadır kazanamayan ve kongre sürecine girmiş bir takım. Bir tarafta maddi imkansızlıklarla boğuşan ve son anda apar topar Bursa’ya gelen bir takım. Mücadele öncesi kağıt üzerinde Bursaspor favori olarak gözükse de özellikle maçın ilk yarısında canla başla mücadele veren bir Mersin İdmanyudu vardı.
Bursaspor, geçmiş haftaların alışkanlığını hâlâ üzerinden atabilmiş değil. Neydi o alışkanlık? Topa mümkün olduğunca fazla hakim olma ve kontrollü hücüm… Böyle olunca ne oluyordu? Bursaspor yavaş oynadığı için rakibin dengesini hiç bir şekilde bozamıyor, kontrollü oyun ile defans bloğu yerine yerleşmiş rakip karşısında duvara tosluyordu.
Hamza Hoca bunun farkında... Bursaspor hızlı oynadığında pozisyona giriyor. Oyun planı da ona göre kurgulanmıştı. Fakat Mersin’in orta sahadaki baskısı nedeniyle Bursaspor, Sercan ve Emre gibi sprinter oyuncuları defansın arkasına sarkıtmayı bir türlü başaramadı.
Cuenca böyle bir organizasyonda topu ağlara gönderemezken, konuk ekip bire bir kopyası olan pozisyonda golü Welliton ile buldu.
Bu maçta önemli olan Bursaspor’un devreyi yenik kapanmasına rağmen skoru lehine çevirebilmesiydi… 2.devre Necid’in usta işi golünün erken gelmesi yeşil beyazlılar adına işleri kolaylaştırdı. Özellikle bir dönem görmezlikten gelinen, formayı vermemek için mazeretler üretilen Sercan’ın istekli oyununu golle süslemesi hem kendisi için hem de takım için çok iyi oldu.
Bursaspor’un kazanması gerikiyordu, kazandı. Hamza Hamzoğlu’da bu karşılaşma ile birlikte eksikleri bir kez daha gördü. Özellikle devre arasında yapılacak transfer hamleleri açısından o da gerekli notları almıştır diye düşünüyorum…
Atatürk Stadı
Hey gidi günler hey… Kimler geldi, kimler geçti.. Bir tarihe tanıklık eden Atatürk Stadı’na veda ettik. İçimizde tarifi zor duygular ile güldüğümüz, ağladığımız, kupalar kaldırdığımız, milli heyecana ortak olduğumuz stadımıza veda vakti gelip çatmıştı... Binleri ağırladı, yüzlerce futbolcu o çimlerde ter döktü. Kimi teknik adamlar omuzlara alındı, kimi teknik adamlar yuhalandı… Konukların hafızalarında hep yeşil beyaz gelincik tarlasını andıran görüntüler kaldı. Bursaspor taraftarının ikinci eviydi. Sevdalılar burada buluşur, burada aşklarını tazelerlerdi. Vedalar her zaman zor oluyor, oldu da… Artık iş kentin ileri gelenlerine düşüyor. Tarihe tanıklık eden Atatürk Stadı bir şekilde yaşatılmalı, yaşatılmalı ki bizden sonraki nesillerde Atası’nın ismi ile o günleri hayal edebilsin…

Flipboard