Kasımpaşa maçı öncesi tam anlamıyla sessizlik hakim. Fırtına öncesi sessizlikler tehlikelidir. Fırtına patladığında önüne neyi alıp götüreceği belli olmaz…
Çok manalı yazmaya gerek yok aslında, gerçekler ortada. Bursaspor, Kasımpaşa maçını kaybederse Ertuğrul Sağlam görevi bırakır. Maç berabere biterse sıkıntı devam eder ama istifa olmaz. Bursaspor kazanırsa sular biraz olsun durulur.
Kasımpaşa maçı zor olur ama bu kez farklı olur... Zor olur çünkü takım halinde iyi defans yapan ve kalesinde 8 haftada yalnızca 4 gol gören bir rakipten söz ediyoruz.
Niye mi farklı olur? Bu kez bana göre Ertuğrul Hoca altın makasını kulanacaktır. Hep iyi performans beklediği, sabrettiği oyuncuları kızağa çekecektir. Cumartesi günü İstanbul’da daha dirençli, rakip kalede daha fazla görünen, pozisyon bulan bir Bursaspor izleyeceğiz kanısındayım.
Oyuncu tercihi yabancıdan yerliye doğru bir değişiklik olacaktır. Giydiği formanın ağırlığını hisseden ve profesyonelliğe amatör duygularını da katan bu oyuncular gerekeni sahada yapacaklardır diye düşünüyorum.
Hastalıkta en önemli şey doğru teşhistir. Eğer hastaya doğru teşhis konulmuşsa tedavisi de bir o kadar kolay ve kısa zamanda olur (tedavisi mümkünse).
Kasımpaşa maçının ardından hemen 3 gün sonrasında Bursa’da oynanacak Sivasspor karşılaşması Bursaspor’un önünü görme adına önemli virajlardan bir tanesi olacak diye düşünüyorum…
Düşünmeyi geçtim!
Fransız düşünür Rene Descartes “düşünüyorum öylese varım” diyor. Anlam olarak çok derin ve farklı olarak anlandırılabilecek bir cümle. Ama en basitiyle ‘düşünebilmek’ için de beyninizi hangi konuda olursa olsun devamlı bilgi ile beslememiz gerekir. Ama bazı insanlar bırakın bilgi ile beslenmeyi, doğuştan gelen insani duyguları bile beyinlerinde muhafaza edemiyor.
Normal bir dönemden geçmiyoruz. Toplumda cinnet hali almış başını gidiyor.
Olaya bakın; Kayserispor-Fenerbahçe maçı.. Kayserispor tribün lideri, 5 yaşında babası ile maça gelmiş ve Fenerbahçe formasını giymiş Berkay Çoban isimli çocuğu sırf üzerindeki forması nedeniyle tribünden çıkarmaya çalışmış. Yuh… Bu kadar mı tahammülsüz, duygusuz, sevgisiz olur bir insan… Çocuk 5 yaşında 5... Ne forması giyerse giysin hiç mi vicdanın sızlamadı be…? O bu hikaye, eğitim şart…

Flipboard