1- Şaban ayının son günlerinde Ramazan hilalini görünce oruca başlardı… Günümüzde astronomik verilerle Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hazırladığı takvim esas alınmaktadır.
2- Peygamber Efendimiz (s.a.s), Ramazan ayı başlamadan 1-2 gün evvel Ramazan-ı Şerif’i karşılama orucunu yasaklamıştır.
3- Peygamber Efendimiz (s.a.s) sahur ve iftar vakitlerini tespit ederdi… Bugün takvimlerimizde hepsinin vakti yazılıdır.
4- Peygamber Efendimiz sahur yemeği için; “Sahur yemeği yiyiniz, sahur yemeğinde bereket vardır” buyurmuşlardır. Şüphesiz ki Allah (c.c) ve melekleri sahur yiyenlere dua ederler.
5- Peygamber Efendimiz (s.a.s) oruca başlarken niyet ederlerdi. “Kim orucu fecirden önce niyette kesinleştirmezse onun orucu yoktur” buyurdular. Oruç ister farz, ister kaza veya nafile olsun hepsinde niyet şarttır. Fıkıh âlimlerinin ortak görüşü, Ramazan orucumuzun her günü için niyet edilmesi şarttır.
6- Peygamber Efendimiz (s.a.s) akşam iftar vaktinde orucu açmakta acele ederdi. Taze hurma ile, bulamazsa kuru hurma ile, hurma bulamaz ise su ile orucunu açardı. İftarda özel bir yiyecek aramaz ne varsa onu yerlerdi. Bir başka rivayette ise Efendimizin “Sevik” denilen bir çorba ile iftarını açardı. Peygamber Efendimiz iftarda şöyle dua ederlerdi: “Allah’ım senin için oruç tuttum, senin rızkınla iftar ettim. Bizden bunu kabul et, sen işiten ve bilensin.” (Taberani)
7- Peygamber Efendimiz (s.a.s) “Üç şey orucu bozmaz: Hacamat (kan aldırmak), kusmak, ihtilam olmak.”
8- Efendimiz (s.a.s) “Her kim yalan söylemeyi, yalanla amel etmeyi bırakmaz ise, o kimsenin yemesini içmesini bırakmasına Cenab-ı Hakk’ın ihtiyacı yoktur” (Buhari).
9- Peygamber Efendimiz ağız ve diş temizliğine çok önem verirdi. Buyurdular ki; “Ümmetim üzerine zorluk olmasaydı onlara her namazda misvak kullanmalarını emrederdim.” (Buhari)
10- Efendimiz (s.a.s) buyurdular ki: “Seferde oruç tutmayana veya oruçlu halde yolculuğuna devam edenlere bir şey denmezdi.”
11- Peygamber Efendimiz (s.a.v) Ramazan ayında çok Kur’an okurlardı. Hayır, hasenatı çok bol yaparlardı. Peygamberimizi ziyarete Cebrail (a.s) Ramazan boyunca her gece gelir, Peygamber Efendimiz ona Kur’an okuyup dinletirdi.
12- Peygamber Efendimiz (s.a.s) Kur’an ayetlerini Cebrail (Cibril a.s) okudu, buna “ARZ” denir. Aynı ayetleri mukayese için bir de Cebrail (a.s) okurdu ki buna MUKABELE diyoruz. Bu sebeple Kur’an ayı olan Ramazan ayında cami ve evlerde mukabeleler okunup hatimler yapılır. Hz. Aişe annemize Peygamber Efendimiz Kur’an-ı Kerim’i sesli mi sessiz mi okuyordu diye sordular… Buyurdular ki her iki şekilde de okurdu. Durumuna ve yerine göre bazen sesli bazen sessiz okurdu.
13- Enes bin Malik, Peygamber Efendimiz (s.a.s) insanların en güzeliydi ve en cömerdiydi. Az olsun, çok olsun yanında bulunan bir şeyi, birisi istediğinde muhakkak istediğini verirdi. Buyurdular ki; “Cömert kişi Allah’a, cennete ve insanlara yakın, cehenneme uzaktır. Cimri ise Allah’a, cennete uzak, cehenneme yakındır.” (Tirmizi)
14- Bir oruçlunun iftar etmesini sağlayan kimseye, oruçlunun sevabı kadar sevap vardır, hem de oruç tutanın sevabından bir şey eksilmemek üzere. (Tirmizi)
15- Peygamber Efendimiz (s.a.s) Ramazan gecelerini ihya eder, Teravih namazı kılardı. Buyurdular ki; “Kim inanarak, sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan gecelerini ibadetle geçirirse (kul hakkı hariç) günahları bağışlanır.”
16- Peygamber Efendimiz evinde kıldığı zaman Teravih namazını 8 rekat, camide kıldığı zaman 20 rekat kıldığı bildirilmiştir. Cemaatle Teravih namazı kılınması Hz. Ömer’in halifeliği zamanında başlamıştır.
17- Peygamber Efendimiz Ramazanın son on gününde İTİKAF’a girerdi. Beş vakit namaz kılınan her mescitte itikafa girilebilir. Ebu Hanife’ye göre itikafın en azı bir gündür. Mesciddeki itikaf erkeklere mahsustur. Kadınlar evlerinde namaz kıldıkları bir odada itikâfa girebilirler.
18- Peygamber Efendimiz, oruç tutanları eksik ve noksanlarından arındırmak, maleyani kirlerden temizlemek için, fakir fukaraya yiyecek olmak üzere fıtır sadakasını farz kıldı. Sadaka-i fıtrın bayram namazından önce verilmesinin makbul olduğunu buyurdular. Fıtır sadakası 85 gr değerinde malı olan kimse, fıtır sadakası ile hükümlüdür… Üzerinden belli bir zaman geçmesi gerekmez. Bakma hükümlü olduğumuz çocuklarımızın ve hastalarımızın da fıtır sadakası verilmelidir.
19- Peygamber Efendimiz (s.a.s) bayram günü bir kaç tane hurma yemeden bayram namazına çıkmazdı. Hz. Peygamber, Hz. Ebu Bekir (r.a) “Ey Ebu Bekir! Her ümmetin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır” buyurarak bayramlarda meşru eğlence ve oyunlara izin vermişti.
20- Bir adam Peygamber Efendimize (s.a.s); “Ya Resulullah! Ben oruçlu olduğum halde yedim içtim” dedi. Peygamber Efendimiz; “Sana Allah yedirmiş, içirmiştir” buyurdu. Kim oruçlu olduğu halde unutup yer içerse, orucuna devam ederek orucunu tamamlasın buyurdular.
21- Peygamber Efendimiz (s.a.s) Ramazan ayından sonra gelen ŞEVVAL ayında, peş peşe veya aralıklı olarak altı gün oruç tutardı. Buyurdular ki; “Kim Ramazan orucunu tutar, bayramdan sonra da Şevval ayında altı gün oruç tutarsa, senenin tamamını oruçlu geçirmiş olur.”
22- Peygamber Efendimiz (s.a.s) Muharrem ayının onuncu AŞURE gününde oruç tutardı. Oruç cuma gününe gelirse bir gün evvelinden ve bir gün arkasından iki gün olarak aşure orucu tutardı.
23- Peygamber Efendimiz, her ayın 13-14-15’inde oruç tutardı. Buna EYYAM-I BİYD orucu denir.
24- Peygamber Efendimiz, önemli bir iş, bir olay olmadığı zamanlarda Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutar ve bunu tavsiye ederdi.
25- ÜÇ AYLAR ORUCU: Recep, Şaban, Ramazan aylarını oruçlu geçirmek Peygamber Efendimizin sünnetidir. Kim bu sünneti yedi sene peş peşe tutarsa, yedinci senenin sonunda kurban kesip tasadduk ederse Allah-ü Teâla’nın lütfuna nail olur.

Flipboard