Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Olay Haber
Olay E-Gazete
Dr. Mete Ekşioğlu
Dr. Mete Ekşioğlu

Yağlanma kaynaklı enflamasyon nedir?

Köşe Yazısını Dinle

Kıymetli okurlarım. Bugün yazacaklarım biraz tıbbi kelimeleri bol ve anlaşılması zor gelse de emin olun yağlanmanın vücudumuzda başlattığı fırtınayı yine de en anlaşılabilecek düzeyde yazmaya çalıştım. Benim ailemde kalp damar hastalıkları, şeker hastalıkları, felçler yok, bende de muhtemelen olmaz demeyin. Aşağıda yazacaklarım yağ dokunuz fazla ise sizde gelişebilecek olayları içermektedir.

Bilindiği üzere obezite vücutta fazla yağ dokusu bulunması halidir. Yağ miktarına göre de fazla kilolu, 1.derece obez, 2. Derece obez, morbid obez gibi değişik isimler ile tanımlama yapılır. Obezite, yağ dokusunda doğrudan iltihaplanmaya neden olur. Özünde, obezite vücudunuzun enerjiyi işleme biçiminde değişikliklere yol açar. Yağ hücreleri büyüdükçe, vücudunuzun her yerine yayılan iltihaplanmaya neden olan hormonlar ve diğer kimyasalları salgılarlar. Bu durum kronik bir hal alırsa sıkıntılar da başlar.

Yağ dokusundaki bazı makrobesinlerin fazlalığı enflamasyonu başlatan ve oksidatif stresi doğuran süreci başlatır (İnterlökin 6, tümör nekrotizan faktör alfa gibi) ve aynı zamanda bizlere çok yararı olan adiponektin düzeyinin de azalmasına yol açar. Adiponektin insüline duyarlılığı arttıran, iltihabi durumları azaltmaya yarayan bir maddedir ve daha bir çok yararları vardır. Artan interlökin 6 adlı madde lâboratuvar tetkiklerinden aşina olduğumuz CRP adlı proteinin karaciğerde yapılmasını arttırır. İşte obezite kaynaklı enflamasyon böylece lâboratuar yolla da kendini göstermeye başlamış olur.

Yapılan bazı çalışmalar vücut kitle indeksinde 1 birim artışın CRP’de %37 kadar bir artış olabileceğini göstermektedir. Birçok çalışma CRP deki artışların damar iç yapısının bozulması ile orantılı olduğunu göstermektedir. Montenegro’da (Karadağ) yapılan geniş kapsamlı bir çalışma menopozdaki obez kadınlarda normal kadınlara göre CRP artışının kat kat daha fazla olduğunu göstermiştir. Obez kadınlarda CRP yüksekliği yanında trigliserid düzeyleri de bu çalışmada belirgin şekilde yüksekti.

Bir risk faktörü olarak kronik enflamasyon, pıhtılaşma bozuklukları, ateroskleroz (damar sertliği), metabolik sendrom, insülin direnci ve Tip 2 diyabet dahil olmak üzere gelişmiş kardiyovasküler hastalıkları hedefe koyar. Ayrıca sedef hastalığı, depresyon, kanser ve böbrek hastalıkları gibi kardiyovasküler olmayan hastalıkların gelişimi ile de ilişkilidir. Öte yandan, kardiyovasküler ölümlerin önemli bir belirleyicisi olan adiponektin düzeyinin azalması, bozulmuş açlık şekeri ile ilişkilidir ve bu da tip 2 diyabet gelişimine, metabolik anormalliklere, koroner arter kalsifikasyonuna ve inmeye yol açar. Vücut yağlarından kurtulmak ve bunu idame ettirmek yukarıdaki tablonun da normale dönmesini sağlar. Bu nedenle obezite ve buna bağlı gelişen patolojik haller alın yazınız değildir.

CRP denilen ve enflamasyonu gösteren protein hakkında bir çok çalışma yapılmıştır. 7 çok önemli çalışmanın sonucu yüksek CRP düzeylerinin gelecekte kalp damar sistemini ilgilendiren bir hastalığın ortaya çıkma riskinin belirgin oranda fazla olduğunu göstermektedir. Bunun dışında bazı çalışmalar damar sistemi hastalıklarından başka CRP’nin sedef hastalığı şiddetinin iyi bir göstergesi olduğunu belirtmektedir.

CRP yaşlılıkta gözde maküler tahribat varsa yüksek çıkabilmektedir. Obez gebelerde yüksek CRP gebelik diyabeti ve hipertansiyon gelişebileceğinin bir göstergesi olabilir. Bunun dışında bir çok romatizmal hastalık ve kanser türlerinde CRP yüksek çıkabilmektedir.


Avatar Seç KAPAT
BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR