Fatih Acar
Fatih Acar
E-Posta: [email protected] YAZARIN TÜM YAZILARI

SGK borçlarının tecilinde önemli değişiklikler

Köşe Yazısını Dinle

 

Genel Açıklama

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçlarının çeşitli sebeplerle ödenememesi ve borç birikimi söz konusu olduğunda mükelleflere tanınan ödeme imkânlarından biri  6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 48.maddesinde yer alan borçların tecil edilerek ödenmesi imkânıdır.

Prim borçlarının  ödenmesi şirketler açısından son derece önemlidir; İstihdam teşviklerinden yararlanabilmek için cari ay prim borçlarının süresinde ödenmesi ve  ödeme vadesi geçmiş herhangi bir borcun olmaması şartı arandığından, prim borcu olan  işletmeler iş gücü maliyetlerinin aşağıya çekilmesinde önemli bir enstrüman olan istihdam  teşviklerinden yararlanma hakkını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilmekteler.

Yine, birikmiş borçlar nedeniyle SGK’dan “borcu yoktur yazısı” alınamadığından, kamu ihalelerine girilememekte, SGK borcu yoktur yazısı aranılan pek çok işlem (yapı kullanma izin belgesi, banka kredi işlemleri, hak ediş ödemeleri, kesin teminatın iadesi, devlet yardımı, teşvik ve desteklerinden yararlanma, KOSGEB, TÜBİTAK, Kredi Garanti Fonu, Onaylanmış Kişi Statü Belgesi vd.) yerine getirilememektedir.

Yukarıda belirtilen olumsuzlukların dışında ödenmeyen borçlar nedeniyle SGK’nın icra takip ve haciz işlemlerine de başlaması durumunda işletmenin ticari faaliyetleri durma noktasına gelebilmektedir.

Birikmiş SGK Prim borçlarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48. maddesine göre tecil ve taksitlendirmesi halinde yukarıda belirtilen olumsuzluklar yaşanmamakta olduğunda bu konu şirketler açısından son derece önemli olmakta..

 

Genel Olarak Tecil Şartları

SGK prim borçlarının tecili için Kanun’un 48.maddesine göre; belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir

1.Başvuru: Borcunu tecil ettirmek isteyen işverenlerin, işyerinin bağlı olduğu SGK’ya “6183 Sayılı Kanununun 48.Maddesi Kapsamında Tecil Taksitlendirme Talep Formu” ile başvuru yapması gerekmektedir.

2.Mali Durum Beyanı: 6183 sayılı Kanununun 48.maddesi kapsamında tecil imkânından yararlanılabilmesi için işverenin “çok zor durum” halinde olması gerekmektedir.

Tecil talebinde bulunan borçluların çok zor durumda olup olmadıkları, genel esasları ilgili mevzuatta açıklanan  “likidite oranlarına” göre tespit edilmektedir.

 

Tecille İlgili Önemli Düzenlemeler İçeren Yeni Genelge

SGK tarafından yayımlanan 2026/07 sayılı Genelge ile 2024/12 sayılı “6183 Sayılı Kanun Kapsamında Kurum Alacaklarının Takip İşlemleri” Genelgesinde önemli değişiklikler yapılmıştır.

Buna göre;

  • Tecil başvurularında teminat sınırı olan 50.000 TL, 250.000 TL olarak güncellenmiştir. Böylece amme borçlusunun tecil edilen borçlarının toplamı 250.000 TL’yi aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmayacak, bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı 250.000 TL’yi aşan kısmın yarısı olacaktır.
  • Tecil ödemelerinde ilk taksitteki toplam borcun %10’luk kısmının ödenmesi şartı kaldırılmıştır. Böylece, tecil işlemi, belirlenen ilk taksit tutarının defaten ödendiği tarihte başlayacaktır.
  • Tecil işlemi bozulanların yeni tecil taleplerinin değerlendirilmesi konusunda değişiklikle yapılmıştır. Buna göre; tecil talebinin değerlendirilmesinde; borçlunun, talepte bulunduğu yıl ile bu yıldan önceki iki takvim yılı içerisinde 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında üç kez tecilinin bozulmuş olması halinde, söz konusu bozulmuş tecil borçları ödeninceye kadar yeni tecil talebi kabul edilmeyecektir. Ancak, daha önce bozulmuş olan tecil işlemlerine ilişkin borçların başvuru tarihinden önce ödenmiş olması hâlinde, söz konusu tecil işlemleri bozulmuş tecil sayılmayacak ve yeni tecil talebinin değerlendirilmesinde dikkate alınmayacaktır. Ayrıca, tecil süreci devam ederken borçlunun yapılandırma kanunlarından yararlanmak amacıyla yaptığı başvurular nedeniyle sona eren tecil işlemleri, bozulmuş tecil olarak değerlendirmeye alınmayacaktır. Diğer taraftan, bozulmuş olan tecil sayılarının belirlenmesine ilişkin uygulama ünite ve borçlu bazında yapılacaktır.
  • Tecilde aylık taksitlerin aksatılması kurallarında değişiklik yapılmıştır. Buna göre;

1) Dört taksitin ödenmemesi hâlinde, ödenmeyen dördüncü taksitin ödeme süresini takip eden günde,

2) Ödenmeyen en fazla üç taksitin son taksit ödeme süresine kadar ödenmemesi hâlinde, son taksit ödeme süresini takip eden günde,

3) Son taksitin (azami taksit sayısı olan 36’ncı taksit olmaması kaydıyla) izleyen ay sonuna kadar ödenmemesi hâlinde, bu süreyi takip eden günde,

4) 36’ncı taksitin süresinde ödenmemesi hâlinde takip eden günde

tecil işlemi bozulacaktır.

  • Tecilin cari ay yönünden bozulma şartlarında değişiklik yapılmıştır. Buna göre;

1) Bir takvim yılında dört cari aya ait borcun ödenmemesi hâlinde, ödenmeyen üçüncü cari ayın son ödeme süresini takip eden günde,

2) Bir takvim yılında en fazla üç cari aya ait borcun ödeme planındaki tecil süresi aşılmamak kaydıyla en geç izleyen takvim yılının sonuna kadar ödenmemesi hâlinde, söz konusu takvim yılını takip eden ilk günde

tecil işlemi bozulacaktır.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X