İhsan Aydın
İhsan Aydın

Mezarlık defin görüntüleriyle  topluma korku mu salınıyor?

Bursa‘nın salgın vakalarında 3. zirve yaptığını artık hepimiz biliyoruz.
Bunu bizzat Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da dile getiriyor, dikkat çekiyor.
Hastanelerimiz, yoğun bakımlarımız, morglarımızda olağanüstü bir yoğunluk var.
Filyasyon ekiplerinin yükü her geçen gün artıyor.
Hatta, son dini vecibenin yapıldığı mezarlıklarda da dikkat çeken bir yoğunluğa şahit oluyoruz.
Haftasonu sosyal medyada Bursa‘nın en büyük mezarlığının, Hamitler Kent Mezarlığı‘nın görüntüleri paylaşıldı.
Etraftaki yüksek yerleşimlerden çekilmiş bu görüntüler, kentimizdeki Covid-19 salgınına bağlı ölümlerde olağanüstü bir artış olduğuna işaret ediyor.
Bu durum zaten biliniyor.
Fakat, toplum endişe içindeyken, acaba ben de yakalandım mı korkusu yaşarken, böylesi ürpertici görüntülerle siyasi kazanım peşinde olanlara da doğrusu anlam verebilmiş değiliz.
Bu yetmezmiş gibi bir de sanki dini vecibeler yapılmadan, cenzaelerin hasteneden geldiği şekliyle, tabutlarla mezara defnedildiğini ileri sürmek de,  orada canı pahasına görev yapan Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Şube Müdürlüğü çalışanlarına büyük haksızlık olmaz mı?
Önünde sonunda hepimizin gideceği bir yerde, kendileri açısından son derece riskli bir ortamda çalışan fedakar insanlara yapılan çirkin suçlama sonrası Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş açıklama yapma gereği duydu.
Başkan Aktaş, cenazelerin tabutla toprağa verildiği bilgisinin gerçek dışı olduğunu, olağan döneme göre bir artış olsa da cenaze defin işlemlerinin normal şekliyle, dini vecibeler eksiksiz yerine getirilerek yapıldığını duyurdu.
Yapılanın da, gerçek dışı bilgilerle şehre karşı olumsuz bir algı çabası olduğunu, bunlara hemşerilerimizin itibar etmemesi gerektiğine işaret etti.
Bu algının son dönem İstanbul orijinli, muhalif, yapılan her iyi işe sayfaları kapalı olan belirli yayın kuruluşlarınca da Bursa‘ya karşı bilinçli biçimde sürdüğünü ibretle izliyoruz.
Bunu hem Bursa hem iktidar partisinin elindeki tek büyük kent hem de onu yöneten belediye başkanına karşı yapıldığını da gayet iyi biliyoruz.
Mezarlık yeni defin sahasından çekilen görüntülerle kentimizi salgının üssüymüş gibi gösterme çabalarında ne yazık ki, iyi niyet göremiyoruz. Sanki oraya defnedilenlerin tümünün Covid-19 cenazesiymiş gibi bir kanı oluşturulmak isteniyor.
Bunun ilimizdeki kimi meslek kuruluşları ve parti yöneticilerince, ölüm/mezaryeri sayıları üzerinden siyasi malzeme yapılmasının da şehrimize haksızlık olduğunu düşünüyoruz.
Toplumu bunalıma sokmaya, endişeye gark etmeye kimsenin hakkı yok.
İktidara muhalafet edelim derken, Bursalıları korkutmaya, psikolojik olarak öçkertmeye çalışılmamalı.
Vaka sayılarını düşürmek için  ilave tedbirler alınamaz mı?
Aslında İl Hıfzızsıhha Kurullarına aşırı yetkiler verildi. Her il kendi tedbirini alabiliyor.
Bursa‘da açıklanan genel önlemlerin dışında ilave yeni bir tedbir göremiyoruz. Sanki bu iş sadece merkezi hükümetin alacağı karalara endekslemiş.
Oysa, şehirde vaka tırmanışı durdurulamıyor.
Valiliğin, Büyükşehir Belediyesi’nin, kaymakamlıkların, ilçe belediyelerinin, polisin, jandarmanın yapabileceği ek önlemler muhakkak vardır.
Çünkü;
Bursa‘da genel önlemlere uyarak vaka sayısı azaltılamıyor.
Hayatı yavaşlatmanın, durdurmanın ekonomik bir faturası var ama diğer yanda nüfusun ayakta kalabilme olasılığı da girerek zayıflıyor.
Bursa İl Hıfzızsıhha KuruluBursa İl Pandemi Kurulu ve diğer kurumlarımızın daha radikal kararlara imza atmaları kaçınılmaz görünüyor.
Bu konuda da Vali Yakup Canbolat‘a büyük sorumluluk düşüyor. Belediyelerimizin lojistik anlamda alınan kararlara destek verdiğini biliyoruz.
Şehir insanının hayatını korumak için yeni bir şeylere ihtiyaç var.
Daha da vakit kaybetmeden ilave adımlar atılmalı.
İş işten geçmeden buna mecbur olduğumuz unutulmamalı.
Bursaspor seriyi devam ettiremiyor
Tamamı altyapıdan monte edilmiş genç ekibiyle TFF 1. Lig‘de dikkatleri üzerine çeken Bursaspor‘un haftasonu İzmir‘de Altay ile oynadığı maçını televizyondan izledik.
Baştan sona üstün geçen maçta ne yazık ki, genç kramponlar yakaladıkları avantajı koruyamıyor. İlk yarı bitimine saniyeler kala 1-0 önde giden maçı 3-1 kaybettiler.
Oysa, herkes biliyor ki, yaşları 17-20 arasındaki bu gençlerin kazanma hırs ve azmi bütün Türkiye‘de takdir görüyor.
Bursaspor‘a, galibiyeti koruma, üstünlüğü muhafaza etme gibi dayanıklılık eğitimi de gerekiyor. Altay‘a karşı kendi evinde üstün oynama cesareti bulan gençlere bunu koruma bilinçlendirmesi de lazım.
Mustaf Er hocanın futbolcularına bu eğitimleri vermesi gerektiğine inanıyoruz.
Genç kadrosuyla sezonu şampiyon ya da Süper Lig’e çıkmış olarak bitirirse hepsi tarihe geçecekler.
Bursaspor‘un bu sezon sonuca daha yakın olduğunu düşünüyoruz.
Adana galibiyeti sonrası Altay maçı da kazanılarak seri sürmeliydi ama olmadı.
Kısmet başka maçlara.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X