Japon Parkı, Bursa Nilüfer ilçesi Çamlıca Mahallesi Eğitimciler Caddesi’nde Somuncu Baba Muhammed Sultan Camii karşısında yer alıyor. Evime de sadece beş dakikalık yürüme mesafesinde. Açılışı çok oldu ama yılda ortalama üç dördü geçmedi orada oturuşlarım. “Orada sende en çok iz bırakan ne?” diye düşündüğümde aklıma bir garson geliyor. Dal gibi zayıf, sarışın, ince tavırlı, aksanı insanda “Bu Türk değil” düşüncesi uyandıran gariban görünümlü biriydi. 2011’de bir yaz günü onunla konuşmuştum. “Adım Benjamin, babam Belçikalı, annem Türk. Uludağ Turizm Otelcilik ikinci sınıftayım. Annem vefat etti. İki ablam var. Biri babamla Belçika’da, diğeri İstanbul’da. Belçika’dakilerle hiç görüşmüyorum ama İstanbul’daki ablamla görüşüyorum. Ablamın bana yardım edecek hali yok. Olsa da ben ona yardım etsem, ben de kendi ayaklarım üstünde durmaya çalışıyorum” demişti…

Bu yıl Kasım-Mart ayları arasında haftada bir gitmeye başladım Japon Park’a ve her gidişimde kafeyi işleten Behram Meriç’in tek müşterisi bendim. Öyle olunca onunla epey sohbet ettim. Behram Meriç makine mühendisi, Bursa Uludağ Üniversitesi mezunu. Kafenin en ucundaki masaya koyduğu bilgisayarda gözleri sürekli ekranda bir şeyler araştıran, yumuşak bir ses tonuyla tane tane konuşan esmer, gözlüklü, altmışlı yaşların ortasında bir insan. Kafamda parkla ilgili bazı sorular vardı, onları sormanın zamanı geldi diye düşününce sorularımı sormaya karar verdim.
“Behram Bey, bu park tam olarak ne zaman açılmış?”
“2010 yılında Türk- Japon dostluğuna katkıda bulunmak amacıyla kurulmuş, finansmanı tamamen Japonlar karşılamış sonra da Nilüfer Belediyesi’ne teslim etmişler.”
“Siz kaç yıldır burayı işletiyorsunuz?”
“Beş yıl oldu. Kendi mesleğimden emekli olduktan sonra TKG Otomotiv firmasını temsilen burayı işletmeye başladım. TKG Otomotiv Reno-Toyota ve Tofaş’a parça veren bir firma.”
“Siz işletmeye karar verdiğinizde parkın durumu nasıldı?”
“Teslim aldığımızda park terkedilmiş, bakımsız, dökülmüş bir haldeydi.”
“Biliyorum, hatta bir ara işletmeci bırakmış, boş kalmıştı.”
“Önce belediye işletmiş parkı sonra kiralamış, kiralayanlar da becerememişler. Boş kaldığında tinerciler parka musallat olmaya başlamış. Biz firma olarak parkı Ocak 2020’de bir sosyal tesis haline getirmek için kolları sıvadık. Tesis komple elden geçirildi. Çatıyı onardık, kapalı alanın yanına restoran ilave ettik, havuzlarda su kalmamıştı, havuzların izolasyonunu yaptık. Köprüleri tamamen yeniledik. Bu dönem pandemiye denk geldiğinden açılışı da Eylül 2020’de yaptık.”

“Biraz parkın özelliklerinden bahseder misiniz?”
“Parkın mimarisi ve peyzajında Japon tarzı kolaylıkla görülebilir. Bursa’da başka bir parkta böyle bir peyzaj göremezsiniz. Japonlarda taş ve ahşap önemli, bahçede beton yok. Mart sonu Nisan başı Japonların ünlü sakura ağaçları (kiraz çiçeği) açar. Pembenin bütün tonlarını barındırdığı için muhteşem bir görüntü sunar. İzolasyon sayesinde havuzlarda hep su var, su olunca balık, kaplumbağa da var, önceleri ördekler de vardı sonra bazılarının şikâyeti üzerine ördekler yok artık. Alt kapıya yakın dikdörtgen biçiminde yirmi otuz metrelik bir mini yürüyüş alanı var, üzeri çeşitli büyüklükte taşlarla kaplı. Japonlar çıplak ayakla yüründüğünde sağlığa iyi geldiğini söylerler.”

“Buraya gelen bir Japon oldu mu? Ovaakça’daki Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali’nde çalışan Japon mühendis ve teknik elemanlar olduğunu duymuştum. Onlardan gelen oldu mu?”
“Onlardan gelen olmadı ama İstanbul’daki Japon Konsolosluğu’yla ilişkimiz var. Yılda bir iki kez başkonsolos, o olmazsa başka bir konsolosluk görevlisi uğruyor, özellikle sakura çiçeklerinin açtığı döneme denk getiriyorlar. Başkonsolos ‘Parkın eski harap hali bizi üzüyordu, şimdiki hali bizi mutlu ediyor’ dedi. Son görüşmemizde ‘Bursa’da Japon yemekleri haftası düzenlesek, bunun için oradan bir ekip gelse nasıl olur?’ diye bir öneride bulunduk, henüz buna dair bir gelişme yok.”

“Benden başka oturan görmedim son beş altı defada. Nasıl para kazanıyorsunuz?”
“Güzel soru. Arkamızda TKG Otomotiv firması olmasa çoktan batmıştık. Kışın müşteri olmuyor ama yazın iki üç ay kendini kurtarıyor. Kışın restoran bölümünde az sayıda kişinin katıldığı özel nişanlar, doğum günü partileri, TKG’nin yönlendirdiği eğitim, seminer ve sunumlar oluyor, onlardan para kazanıyoruz.”
“Bahçede müşterilerden kaynaklanan sorunlar var mı?”
“Köpek gezdirenlerden çoğu duyarlı ama bazıları değil, köpeklerini tasmasız, poşetsiz gezdiriyor. Poşet olmayınca köpek dışkısı parkta sıkıntı ve şikayet konusu oluyor. Burası nezih bir çevre, parkta oturanlar da öyle. Onun dışında müşteriyle ilgili önemli bir sorun yok.”

“Kiracısı olduğunuz belediyenin size yardımları oluyor mu?”
“Belediye parkla ilgili müşteri şikayetlerini bize bildirmekle yetiniyor, onun dışında parkla ilgilenmiyor. Bıçağın keskin tarafı bizde ama sapı belediyenin elinde. Örneğin ağaçları her yıl budamamız gerekiyor, bu yıl budama için seksen bin lira harcayacağız. Belediye yol kenarlarındaki ağaçlarda budama yapıyor ama bize el uzatmıyor.”
“Behram Meriç, verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyorum.”

Flipboard