Mustafa Özdal
Mustafa Özdal

Yangını tepeye çıkmadan söndürmeliyiz

Köşe Yazısını Dinle

Türkiye ormanları cayır cayır yanarken, söndürme çalışmaları da hız kesmeden devam ediyor. Yangınlar, erken müdahalenin de önemini ortaya koydu. Deneyimli orman mühendisi Şerafettin Bayraktar, Türkiye’de her yıl kamuoyuna yansıyamayan binlerce yangının söndürüldüğünü hatırlatarak, “Yerdeyken müdahale edilmezse, yangın tepeye çıkabilir. Tepeye çıkan yangına piyadenin yapacağı müdahale yetersiz kalabilir. Sonrasında hava destekli mücadele gerekir” dedi.

Son yangınlarla yok olan ormanların yeniden kazanılmasının uzun yıllar alacağını belirten Bayraktar, “Son yangınlarda en az 30 yıl kaybımız var” diye konuştu. Vatandaşı da bilinçli olmaya davet eden Bayraktar, ormanlık alanda bırakılan çöplerin ve cam kırıklarının yangında davetiye çıkardığını belirtti. Bayraktar, “Vatandaşımıza çevre ve ağaç sevgisini aşılamamız lazım” dedi.

 

——————–

 

Pazartesi Söyleşileri’nin bu haftaki konuğu bir orman mühendisi.

Orman Mühendisleri Odası Bursa Şubesi eski Başkanı Şerafettin Bayraktar ile  orman yangınlarını konuştuk.


“SABOTAJ İHTİMALİ YOK DEĞİL”

Onlarca noktada eş zamanlı olarak çıkan yangınlarda soruşturmalar devam ediyor. Henüz yangınların çıkış nedenleri bulunamadı. Ancak eş zamanlı olarak çıkan yangınlar sabotaj ihtimalini  akıllara düşürdü. Sizin  düşünceniz nedir?

Öncelikle yangının ülkemiz için hayati bir konu olduğunu belirtmek isterim. Sabotaj var mıdır yok mudur bilemem. Savcılık, İçişleri Bakanlığı gibi birimlerin çalışmaları devam ediyor. Yakın zamanda umarım bilgi kirliliği ortadan kalkar. Ancak bu kadar fazla yangının özellikle sahil beldelerinde ve eş zamanlı olarak çıkması, sabotaj ihtimalini düşündürmüyor değil. Son 4 ayda 140 yangın çıkmış ve bunların tümü sahillerde.


“YANGINLARDA KÜRESEL ISINMANIN PAYI VAR”

 Sabotaj ihtimalinin yanı sıra bilim insanları, yangınların çıkış sebebini iklim krizine bağlı faktörler olduğunu  dile getiriyorlar. Küresel ısınmanın yangınların çıkmasındaki etkisi hakkında neler söylersiniz?

Küresel ısınma var maalesef. Özellikle sahil kasabalarının kızıl çam ormanlarında, küresel ısınmaya bağlı olarak yangın çıkma ihtimali çok yüksek.  Ancak küresel ısınmanın yanında izmarit, cam şişe veya anız yakmak da büyük felaketlere yol açabiliyor.

YANGIN NASIL SÖNDÜRÜLÜR?

Bu yılki kadar fazla olmasa da, tatil beldelerinde özellikle yaz mevsiminde çok sayıda yangın meydana geliyor. Yangınların önüne geçmek için neler yapılmalı?

Yangına hazırlıkların başında planlama var. Küresel ısınma yangın ihtimalini yükselttiği için hazırlıklı olmalıyız. Olası yangınlarda, kim, nerede, hangi görevi yapacak önceden belirlenmesi lazım. Bu planlamaların da protokole bağlanması gerekir. Protokollerde araç ve gereçlerin yangınla savaşan  kurumlarda ne  şekilde tahsis edileceğinin belirlenmesi gerekir. Halkın eğitilmesi, biliçlendirilmesi ve yangın kültürünün oluşturulması lazım. Yangınla mücadele edecek grupların uygun  ekipmanla donatılması, kişisel baret, eldiven, sırt çantası, bot, el feneri gibi gereçlerin yangın işçilerine dağıtılması ve mücadele gruplarının oluşturulması, tüm bunların devreye girmesi için de gözetleme sistemlerinin ve kulelerinin  kör nokta bırakmayacak şekilde konuşlandırılması şart olmalı. Konuşlandırılan gözetleme kulelerinden çıkan günlük raporlar anlık takip edilmeli. İlk müdahale ekibinde yer alan araçlar ve arazözler  20 dakika içinde olay yerine gidebilmeli. Olay yerine ulaşan ilk ekibin elindeki söndürme malzemeleriyle yerde olan yangını söndürmesi mümkündür. İlk ekip  kamuoyuna yansımayan bu tür binlerce yangını bastırıyor.  Mesela 2018’de 2 bin 500, 2019’da 3 bin yangın oldu ülkemizde. İlk ekip gitti ve yangını söndürmeyi başardı.  Yangın ekibi sahadaki rüzgarın şiddetine, yanıcı madde miktarına, yangının gelişmekte olduğu orman varlığına ve yerleşim yerlerinin mesafesine göre takviye ekip, grayder, dozer ve iş makineleri istiyorsa bunlar temin edilmeye çalışılır.  Yangın idare merkezinde de yangın idare amiri çalışmalarına başlar. Yangın amiri hava desteği de isteyebilir. İlk ekibin çalışma gücü 4 saattir. Çünkü 4 saat sonra sağlık sorunları başlayabilir. Tüm bunlardan sonra yangının söndürülmesi gerekir.


Yangınlardan sonra ormana giriş, ateş yakma ve mangal yasakları gibi tedbirler alınmaya başlandı. Bu tedbirlerin sonuç vereceğini düşünüyor musunuz?

Yangın koordinasyon merkezlerinin ve  koordinasyon planlarının amacı yangın mevsimi başlamadan yasakları ilan etmek ve takibini sağlamak olmalıdır. Yangın çıktıktan sonra tedbir almak abesle iştigaldir. Geç kalınmış bir tedbirdir.


“KIRIK CAMLAR YANGINA DAVETİYE ÇIKARIR ”

Orman yangınlarında şeffaf şişelerin rolu tartışılıyor. Bu konudaki değerlendirmenizi alabilir miyiz?

Küresel ısınma, sıcaklık artışlarına bağlı olarak yangın olasılığını arttırıyor. Kızıl çam, reçinesi bol bir ağaç türüdür. Bu ağaçlar, sıcaklık artışına bağlı olarak çıra özünü ortaya çıkarır. Ve en ufak bir mercek etkisiyle kızıl çamlar, ateşe yol açabilir. Kırık camlar da yangına yol açabilecek bir unsurdur.

Yangınların çıkışıyla ilgili çok sayıda gerekçe ileri sürülüyor. Yangın çıkmaması için yapılması gerekenler nelerdir?

Başta eğitim. Pikniğe giden vatandaşlarımızın bilinçli olup, çöplerini toplaması gerekir. Eğitim ve bilinç olduktan sonra yangın felaketleriyle karşılaşmayız.


“YANGINA ERKEN MÜDAHALE ÇOK ÖNEMLİ”


Son yangınlarla birlikte, yangını  söndürmede yeterisizlik gündeme geldi. Özellikle havadan müdahale konusu çok tartışılıyor. Havadan müdahale konusunda yeterli ekipmana sahip miyiz?

Yangın gelişim sahaları içinde yangın savaşçılarının mutlaka zamanında talepleri olmuştur.Yangınlarda helikopterlerin kullanıldığını da biliyoruz. Uçak kullanımı konusunda sıkıntı yaşandığını gördük. THK’dan yangınla savaş için son 3 yıldır araç kiralanmadığı ve mevcut araçların yeterli olmadığı iddia edildi. Ancak her şeye rağmen yangınla mücadelede bizim uçaklarımız ve helikopterlerimizin olması gerekir. Yangın tepeye çıkmadan bastırılmalı. Çünkü yerdeyken müdahale edilmezse, yangın tepeye çıkabilir. Tepeye çıkan yangına piyadenin yapacağı müdahale yetersiz kalabilir. Sonrasında hava destekli mücadele gerekir.Hava destekli mücadelede de uçak ve helikopter yeterliliği önemlidir.


“SON YANGINLARDA 30 YIL KAYBIMIZ VAR”
 


Yangınlar, adeta ciğerimizi yaktı. Kuşkusuz yangınların verdiği tahribatın boyutu çok büyük. Son çıkan yangınlarda kaybettiğimiz ormanları geri kazanmak ne kadar zaman alır?

Öncelikle yanan yerlerin  dikenli tellerle güvenliğinin sağlanması gerekir. Yanan ağaçlar, Akdeniz maki bitkileridir. Bunlar, yetişme tarzları itibariyle 100 yıllardır kendi tohumlarını saklarlar. Dolayısıyla yeni fidanların çimlenmesini sağlarlar. Böylece kızıl çam kendi kendini yeniler. İlkbaharı beklememiz gerekir.  İlk çimlenmeyle beraber yeni fertlerin geldiği görülecek, yetersiz olduğunda takviye yapılacaktır. Ancak unutmayalım ki bunlar yeni fidanlardır. Toplumsal faydaya ulaşması ve hayvanlara ev sahipliği yapması için en az 30 yıl gereklidir. Dolayısıyla son yangınlarda en az 30 yıl kaybımız var.

Tahribatın maddi boyutuyla ilgili bir rakam vermek mümkün müdür?

Mümkün değil, yanma devam ediyor. Ancak  ilk tedbir olarak, idare normal üretim periyotlarını askıya alıp, yanan sahalarla ilgili üretimlere öncelik vermeli ve ülkenin ahşap ihtiyacı yanan sahalardan karşılanmalı.

Bursa’ya gelirsek. Bursa için bir orman kenti diyebiliriz. Maalesef Bursa’da da geçmiş yıllarda çok sayıda yangın meydana geldi. Bursa’daki ormanlık alanların korunmasıyla ilgili alınan tedbirleri yeterli buluyor musunuz? Sizin önereceğiniz tedbirler nelerdir?

 

Bursa Bölge Müdürlüğü biliyorsunuz Bilecik ve Yalova’yı da kapsıyor. Bursa’daki yetkililer tedbirlere çok iyi uyduklarını ve eğitimlere büyük önem verdiklerini söylüyorlar. Yangın çıkmadan tedbirlerin yeterli olup, olmadığını söylemek mümkün değil. Ancak son yangınlara Bursa, özveriyle ekiplerini göndermiştir.


“GEMLİK KÖRFEZİ BURSA İÇİN ŞANS”

Uludağ’da yeterli yangın gölleri ve yangın göletleri var mı?

Bunu teknik ölçümlere bakarak söyleyebiliriz.  Ancak Bursa’daki bir yangında Gemlik Körfezi’nden su alma şansımız var. Mesela suyu sığ olan Uluabat Gölü’nden alma şansımız yok.


“YANGIN BİLİNCİMİZ YOK”

Yangınlara üzülmeyen hiç kimse yoktur. Ama üzülmek yetmiyor, yangının çıkış nedenlerini ortadan kaldırmak için üzerimize düşenleri de yapmamız gerekir. Toplumda ormanların korunmasına yönelik bir bilinç olduğunu düşünüyor musunuz?

Malaesef yeterli bilinç olsa yangınlar çıkmazdı.  Bir örnek vereyim. Antalya’da evi yanan bir vatandaş korna çalıp, yangının olduğunu söylüyor çevresine. İlk 20 dakikada vatandaş yangını kendi imkanlarıyla söndürebilir ama yangın tepeye çıkarsa müdahale şart. Vatandaşta maalesef yeterli bilinç oluşmuş değil. O zaman eğitim çok önemli. Vatandaşa çevre ve ağaç sevgisini  aşılamamız lazım.


FOTOĞRAFLAR: HATİCE DAL

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X