Niyazi Pakyürek
Niyazi Pakyürek

İtalya Seferi ve Otranto’nun zaptı

Köşe Yazısını Dinle

Fatih Sultan Mehmet Arnavutluk fethinden sonra İtalya topraklarını zapta karar vermişti. Asıl hedefin Vatikan olduğunu yazan tarihçiler vardır. Vatikan, bir çıban başıydı ve rivayete göre Yıldırım Beyazıt için Vatikan’ın zaptı “Kızıl elma” idi. Zaten eski Türklerce Roma “Kızıl Elma” sayılır.

Fatih Sultan Mehmet İtalya seferi için Gedik Ahmet Paşa’yı görevlendirdi. Yunan adalarının zaptı ile sıra İtalya’ya gelmişti.Gedik Ahmet Paşa’ya kaptanlık vazifesi ilavesi ile Avlonya sancağına tayin edildi. Paşa, Avlonya sancak beyi sıfatıyla hazırlıklarını ikmal edecek ve sancak beyi olduğu bölgeyi de üs olarak kullanacaktı.

İtalyan devletlerine göz atılacak olursa bunların daimi bir rekabet içinde bulundukları görülür. Yarımadadaki mühim devletlerden Venedik, Cenova, Napoli, Milano ve Floransa hükümetleri arasında rekabet eksik olmadığından, birbirlerinin menfaatlerini baltalamakla meşguldürler. Onların bu halleri de Türk hükümetince malumdur.

Ahmet Gedik Paşa’nın zapt ettiği Otranto şehri Napoli krallığına aittir ve yalnızca Napoli, Osmanlı arasında münasebetlere tabidir. Venedik harbi sırasında Osmanlı devleti aleyhine birleşen kuvvetleri Fatihin azmi ve kıyasetli politikası büyük bir tehlike olmaktan çıkardı. 1479 da Osmanlı-Venedik sulhu imzalanınca Fatih, bu harbe iştirak etmiş müttefiklerinin ikisinin acısını çıkarmak gayesiyle harekete geçti. Bu iki devlet Rodos Şövalye hükümeti ile Napoli Krallığı idi. Onun için her ikisi üzerine de donanma sevk etti. Mesih Paşa Rodos üzerine giderken Ahmet Gedik Paşa da İtalya seferine gönderildi.

Ahmet Gedik Paşa 1480 yılı 11 Ağustosunda Otranto’ya girdi. Kısa zamanda Otranto civarındaki kaleleri de aldı. Türkler İtalya’ya ayak basarak Otranto’yu aldığı zaman, İtalya halkı arasında bu işte Venediklilerin teşviki olduğu ve bu istiladan onların sorumlu bulunduğu fikri yaygınlaştı. Fatih ölünce II. Beyazıt Otranto’dan geri çekilme talimatı verdi.

Osmanlı’yı gerek Arnavutluk’ta, gerek İtalya seferlerinde en çok uğraştıran İskender Bey,/Yorgi Kostriota’dır. İskender Bey, uzun yıllar Osmanlı’da bulunmuş, sarayda kalmış, orduyla katıldığı Niş seferinden kaçıp memleketi Arnavutluğa gitmiştir. Burada eski inancı Katolikliğe dönmüştür. Kroya-Akçahisar İskender Bey’in merkezidir. Arnavutluk coğrafyasının yüzde yetmişi dağlıktır ki Kroya sarp ve müstahkem bir kaledir. İskender Bey, İkinci Murad ve Fatih devirlerinde yirmi beş sene bu sarp ve müstahkem kaleyi merkez edinmiştir. “Kroya” kelimesi Arnavutça çeşme demektir.

İskender Bey, Osmanlı’ya gaile çıkarmak için Papa’dan her daim asker ve özellikle para almıştır. Uzun yıllar Osmanlı’ya karşı direnişi tamamen Papa’nın teşviki ve yardımıyla olmuştur. Vatikan’a gidip kalmışlığı da vardır. Türklerin Adriyatik kıyılarına inmelerini bir hayli geciktiren ve Arnavutluk sınırlarında mühim miktarda Türk akıncılarının daimi surette tutulmalarına sebep olan İskender Bey’in ölümü münasebetiyle Fatih’in “Hıristiyanların vay haline; kılıç ve kalkanlarını kaybettiler” dediği rivayet olunur.

Bugün Makedonya ve Kosova’da İskender Bey ve Nona Teresa’nın heykelleri bulunur. Bu iki isim de her ne hikmetse ABD’nin buralara gelmesiyle ortaya çıktı ve hatırlandılar.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X