Kötü haber geldi! Her yıl korona aşısı olmak zorunda kalabilirsiniz!

Koronavirüs aşısı geliştiren araştırmacılar için ortada yanıtlanması gereken yeni bir soru var. Eğer bağışıklık sistemi bir yıl içinde kendini virüse karşı nasıl koruyacağını unutacaksa, öyleyse en iyi aşı stratejisi ne olmalı?

Kötü haber geldi! Her yıl korona aşısı olmak zorunda kalabilirsiniz!

Koronavirüs aşısı geliştiren araştırmacılar için ortada yanıtlanması gereken yeni bir soru var. Eğer bağışıklık sistemi bir yıl içinde kendini virüse karşı nasıl koruyacağını unutacaksa, öyleyse en iyi aşı stratejisi ne olmalı?

Yeni koronavirüse karşı bağışıklığın uzun sürmediğini ortaya koyan araştırmalar, aşı geliştirme ve kullanıma sunma konusundaki yapılan küresel planlamada yeni bir soru işareti oluşturdu.

Covid-19’a neden olan koronavirüs henüz bilim için çok yeni olduğundan, eldeki verilerle uzun süreli bağışıklık çalışmaları yapmak neredeyse imkansız. Bununla birlikte daha önce enfekte olmuş bir kişinin en az üç ay süreyle koronavirüse karşı bağışıklık kazandığı da gelen haberler arasında.

Yakın bir zamanda Nature Medicine adlı bilimsel dergide yayınlanan bir araştırma, yeni koronavürse yakalanan kişilerdeki bağışıklığın on iki aya kadar sürebileceğini öne sürüyor. Sonuçlar kesin olmasa da, kanıtlar kazanılan bağışıklığın geçici olduğu sonucuna işaret etmekte.

Kaliforniya Üniversitesi bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. Charles Chiu, konuyla ilgili olarak “Şu anki verilere göre, bağışıklığın ömür boyu sürmeyeceği olasılığını desteklediğini; ancak bunun henüz kesin olarak kanıtlanmadığını düşünüyorum. Kızamık gibi bazı virüslere karşı aşıyla ömür boyu bağışıklık kazanılıyor. Koronavirüste durum öyle değil. Bilim, koronavirüs aşısının geçici bağışıklık sağlayacağını öne sürüyor. Dolayısıyla tek seferlik aşı söz konusu olmayabilir veya mevsimsel aşı dediğimiz, her iki yılda bir uygulanması gereken bir aşı olabilir” dedi.

Chiu, hastalara düzenli olarak yapılan aşı uygulamasının daha önce duyulmamış bir şey olmadığını söyleyerek, her yıl yapılan grip aşılarını, on yılda bir yapılması önerilen tetanoz ve difteri aşısını örnek verdi.

Chiu’ya göre insanların ne sıklıkta koronavirüs aşısı olması gerektiğini anlamak, aşıyı kimlerin yaptırması gerektiğine dair gerçek soruları gündeme getiriyor. Nüfusun çoğunluğuna yetecek aşıyı üretmenin yıllar alabileceğini söyleyen Chiu, geçici bağışıklık kazandırsa dahi her yıl milyarlarca doz aşı üretiminin benzersiz bir endüstriyel operasyon gerektirdiğini vurgulayarak “Öncelik vermemiz gereken şey, kimlerin aşılanacağı olmalıdır. Yaşlılar, yüksek risk altındaki sağlık çalışanları ve temel hizmet çalışanları gibi toplumun daha kırılgan üyelerine öncelik verilmesi gerekir. Ancak daha sonra nüfusun kalanını aşılayabiliriz” dedi.

Chiu, geçici bağışıklığın, sürü bağışıklığına ulaşılmasını zorlaştıracağını söyleyerek “Bu gerçekten bağışıklığın ne kadar süreyle geçerli olduğuna, nüfusun yeterli bir kısmını aşılayabilecek kadar hızlı hareket edebilmemize bağlı” dedi.
Columbia Business Scholl sağlık ve farmakoloji yönetimi direktörü Bunny Ellerin, Salon’a yaptığı açıklamada 2021 yılında ABD’nin onaylanmış birkaç aşıya sahip olacağına ve bağışıklıkla ilgili daha fazla veri elde edileceğine inandığını söyledi.

Farklı şirketler tarafından üretilen birden fazla aşıya sahip olmanın avantajları olduğunu söyleyen Ellerin, toplu aşı üretimi ve dağıtımı için gereken kaynakların azaltılmaması gerektiğine vurgu yaptı.

Dünya çapında şu an geliştirilme aşamasında olan 100’den fazla aşı adayı var ve çoğu geçmişte eşi benzeri görülmemiş bir hızla ilerliyor.

New York Times’ın Koronavirüs Aşı Takibi’ne göre 22 Eylül itibariyle dünya çapında klinik deney aşamasına gelen 40 farklı aşı adayı bulunuyor. Buna ek olarak henüz hayvanlar üzerinde gerçekleştirilen 92 tane klinik öncesi aşı denemesi bulunuyor. Bu da, bağışıklık tepkisini ölçebilmek için klinik öncesi aşıların fare ve maymun gibi hayvanlar üzerinde test edildiği anlamına geliyor.

BioNTech ve Pfizer arasındaki iş birliğinden doğan ve umut verici olarak nitelendirilen bir araştırmaya göre üretilen mRNA tabanlı aşının SARS-CoV-2 ve T hücrelerine karşı antikor ürettiği tespit edildi.

Gelen başka bir haber ise Moderna tarafından üretilen ve klinik deneylerin üçüncü yani son aşamasında olduğu belirtilen başka bir umut vaad eden aşı olduğu. Yayınlanan başka bir araştırmaya göre, Moderna’nın aşısıyla ikinci kez aşılanan küçük bir deney grubundaki katılımcılarda nötralize edici antikorlar görüldü. Pfizer tarafından üretilen aşıda ise yeniden enfeksiyonu engellediği düşünülen T hücrelerinin güçlü bir aktivasyonu bulundu. Ancak her iki aşının da iki doz yapılması gerekiyor.

HABERİ PAYLAŞ
ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X