Ülkemizde ve İslam dünyasında yılda iki defa bayram geçirilir. Bayram denilince; küskünlerin barıştığı, özellikle çocukların şeker ve para topladıkları, akrabaların birbirine gittiği, tanıdıkların iletişime geçtiği, bazılarının hem memlekete gitmeleri hem de tatilini yaptığı, aynı zamanda bayramın iyi bir tatil ve dinlenme olduğudur. Bu nedenle herkes bayramın gelmesini bekler.
Bazen de bayram, bazı kişilere göre istediğimiz şekilde gitmez. Özellikle tansiyon hastası olanlar, evinde misafirler için yapılan veya gittiği evde tuzlu börek, çörek ve yemekleri yemek zorunda kaldıklarında tehlikeli düzeyde tansiyon yükselir. Bu da iyi bir durum değildir. Yine trafik yoğunluğu nedeni ile bazı kişiler tehlikeli boyutta kaza yaparlar. Şeker hastası olanlar, bu kişiler her ne kadar kendini korusa da başta baklava olmak üzere diğer tatlılarda kendini korumak zordur. Her gittiği yerde veya gelen misafirlere tatlı teklif edilince kendisi de yemek zorunda kalır. Bugün bayram, yememezlik olmaz diye ya kendi isteği ile ya da etrafının ısrarı ile tatlı yemektedir.
Diğer olumsuzluk durumu ise bayram gününde çalışmak zorunda kalan kişiler; bunlar başta doktorlar, polisler, restoranda çalışanlar vb. Tabii ki herkes bayram yaparken onların çalışması ve çocuklarının, ailesinin ve gelen yakınlarının bayramından mahrum kalmak istemez. Bu da onlar için üzücüdür. Ama çalışmak zorunda kalıyorlar.
Sonuç: Her ne olursa olsun, eğer diyabet hastası iseniz veya tansiyon hastası iseniz çok dikkatli olmalısınız. Kendinizi kontrol ederek veya iradenize sahip çıkarak ne tuzlu ne de tatlı yememelisiniz. Sağlıkla kalın.

Flipboard