Dr. Mete Ekşioğlu
Dr. Mete Ekşioğlu

Çok sorulan sorular ve cevapları

Köşe Yazısını Dinle

Kıymetli okurlarım. Elimden geldiğince özellikle ABD başta olmak üzere bir çok gelişmiş ülkede yapılan bilimsel çalışmaları ve bunlardan derlenmiş makalelerini sizlere aktarmaya çalışıyorum. Özellikle obezite, beslenme, şeker hastalığı ile ilgili konular başta olmak üzere hem hastalarımdan hem de çevremden gelen bazı soruların cevaplarını temeli sağlam bilgiler ile sizlere aktarmaya çalışacağım.

1-BALIN KALP DAMAR SİSTEMİ VE ŞEKER HASTALIĞI ÜZERİNE OLAN ETKİLERİ: Kaliteli bir balda özellikle kalp ve damar sistemini koruyan bir çok antioksidan bulunmaktadır. Bu nedenle bazı bal türlerinin yüksek tansiyonda koruyucu etkileri olduğu bilinmektedir. Yine bazı bal türlerinin kolesterolü oksitlemediği ve trigliserit düzeylerini düşürdüğü de bilinmektedir. 2010 Yılı’nda yapılan bir çalışma bazı bal türlerinin içindeki flavonoidler nedeni ile koroner damarları genişleterek kalbin kanlanmasını arttırdığını göstermiştir. Bu flavonoid maddeler aynı zamanda trombosit denilen pıhtılaşma hücrelerinin pıhtı yapma yeteneğini de azaltarak olumlu etki göstermektedirler.

Şeker hastaları için bal çok önerilen bir gıda değildir. Sofra şekeri kadar çok olmasa bile bal da kan şeker düzeyinizi arttırabilmektedir. Bu nedenle şeker hastaları doğal (balda yasal mevzuatlar düzenlenmiş olsa da hilekârlık çok sık yapılmaktadır) baldan ölçülü kullanmalıdırlar. Ancak eski Mısır Uygarlığı’nda olduğu gibi günümüzde de lokal uygulama ile hem şeker hastalığının ciltte yaptığı yaralarda hem de cildin yanık yaralarında bal tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Diyabetik ayak yaralarında iyileşme oranı % 97 düzeylerine çıkabilmektedir. Bu etki hem mikrop öldürücü hem de içindeki besleyici maddeler ile yaralı dokunun beslenerek kendini toparlaması ile gerçekleşmektedir.

2-SAĞLIKLI BİR BAĞIRSAK ANKSİYETENİZİ DÜZELTMEYE YARDIMCI OLABİLİRMİ: Son zamanlarda hatırı sayılır sayıda yapılan çalışmalar, lifli ve probiyotik içerikli gıdaların anksiyete tedavisine büyük oranda yardımcı olduğunu göstermektedir. Diğer yandan önemli bir gerçek daha vardır. Araştırmalara göre kişinin ruhsal sıkıntılar içerisinde olması halinde sindirim sistemi salgılarının yetersiz  üretildiği ve organlarımız için çok gerekli olan bazı vitamin ve minerallerin yeterince emilemediği bulunmuştur. Bu özellikle dolaşımdaki besinlerin çoğunu alan beyin dokumuzu daha da çok olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle lifli gıdalar (brokoli, lahana, bakliyatlar, tam tahıllar, yeşil yapraklılar, berry grubu meyveler gibi) ile birlikte alınan kemik suyu çorbaları ve omega-3 zengini balıkların bağırsak duvarını son derece iyileştirdiği gösterilmiştir.

3-KİLO VERMEYE ÇALIŞANLAR İÇİN EGZERSİZDEN ÖNCE KAHVE İÇMEK YARARLIMIDIR: İçerdiği bir çok antioksidan molekül yanında kafeinin de bulunması kahveyi dünyanın en çok tüketilen içeceklerinden birisi yapmaktadır. Aşikar kalp damar sistemine ait bir hastalığınız yoksa egzersizden önce kahve içmenin (şekersiz) çok sayıda yararları vardır.

30 Mart 2021 Tarihli bir makaleye göre egzersizden önce içilen kahve öncelikle glikojen depolarını koruyarak daha öncelikli olarak yağların yakılmasını başlatır ve sürdürür. Çok sayıda yapılan çalışmalara göre kahve egzersize dayanıklılığı arttırmaktadır. Bu hem sporcular hem de spora yeni başlayanlar için geçerlidir. Zıplama ve fırlatma dallarında çalışan sporcularda bu etkilerin daha da arttığı gözlemlenmiştir. Uluslararası Spor beslenmesi kuruluşu (ISSN) egzersizden 45-60 dakika önce kahvenini içilmesi gerektiğini ve ayrıca dozun kilogram başına 2-6 miligram kafein olacak gibi alınmasını öneriyor. Ortalama 1 fincan kahve 100 miligram kadar kafein içermektedir.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X