Dr. Mete Ekşioğlu
Dr. Mete Ekşioğlu
E-Posta: [email protected] YAZARIN TÜM YAZILARI

Ergen beslenmesi

Köşe Yazısını Dinle

Kıymetli okurlarım. Bizler hayvanlar aleminin memeliler grubu altında sınıflandırılan canlılarıyız. Bazı özelliklerimizden dolayı kaba tabiri ile diğer canlılardan bir kaç lig daha yukarılara çıktık ve bu şekilde ömrümüzü sürdürüyoruz. Ancak şu bir gerçektir ki, doğal yaşam koşullarından ne kadar uzaklaşırsak bedenlerimiz hem ruhsal hem de fizyolojik açıdan dejenerasyona uğruyor.

Özellikle son yıllarda gıda sektörünün dilimizdeki tat tomurcuklarını, beynimizin haz alma merkezlerini daha iyi tanıyıp anlaması ve buna bağlı olarak geliştirdiği gıda sistemi binlerce yıllık sofra alışkanlıklarımızı ortadan kaldırdı. Yazılı ve görsel medya, bir çok iletişim cihazı, reklâmlar, yalan yanlış haberler sosyal yaşamın da oluru ile bizleri gerçeklerden uzaklaştırıp sağlıksız beslenme kaynaklarına yöneltti. Bunun sonucunda daha önceleri sadece tıbbi kitaplarda adına rastladığımız ve çok ender görülen hastalıklar günümüzde çığ gibi karşımıza çıktı. Kanserler, diyabet, kalp damar sistemi hastalıkları, bunamalar, felçler arttıkça arttı. Yıllar süresince insanlar fit görünümlerinden kaybedip yağlanarak elma veya armut şeklini aldılar.

Sağlıklı beslenme nedir diye sorulduğunda verilecek en mantıklı cevap ‘sağlıklı yaşamın bir parçasıdır ve erken yaşta öğrenilir’ şeklinde olmalıdır. Yapılan çalışmalar erken yaşlarda ve ergenliğe geçişte sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmenin ileri yaşlarda çok daha sağlıklı bir yaşlılık geçirileceğini göstermektedir.

Günümüzde ne yazık ki beslenme konusunda eğitimli olsun veya olmasın bir çok kişi bizlere çeşitli ileti kaynaklarını kullanarak bilgiler veriyor. Farklı farklı veya birbirinin tamamen zıttı öneriler ile kişiler neye kara vereceklerini şaşırıyorlar. Üzülerek yazıyorum; Beslenmenin insan vücuduna olan etkilerini en iyi bilmesi gereken grup tıp hekimleri olmasına rağmen bu konuda tıp fakültelerinin müfredatlarında, eğitim ekolünde gerekli düzenlemeler yapılmamıştır. Sonuç olarak karaciğer yağlanmasına deve dikeni kapsülleri veya enginar ekstreleri veya antioksidan bir molekül reçete edilip hastalar diğer bilgiler verilmeden genellikle evlerine gönderiliyorlar. İstenilen sonuç da ne yazık ki bir türlü alınamıyor.

Kıymetli okurlarım. Gençlerimizin ara öğünler asla olmadan 2 veya 3 öğünde beslenmeleri çok önemlidir. Johns Hopkins Medikal Bölüm öğretim üyeleri gençlerde ısrarla 3 öğün üzerinde durmaktadırlar. Gelişmekte olan bedeni doğal kaynaklardan gelen protein (uygun balıklar, mera kaynaklı etler, yumurta vb) ve sağlıklı yağlar ile desteklemek gereklidir. İngiltere kraliçesi Elisabeth’in yıllarca beslenme danışmanlığını yapan bir uzman kraliçenin mera kaynaklı tereyağını tükettiğinden bahsetmiştir. Tam tahıllar, abartmadan yenilen meyveler, bol yeşil yapraklı sebzeler, geleneksel olarak yapılan konserveler, turşular, salçalar, kahvaltılıklar, baharatlar, mayalanmış süt ürünleri tüketilmesi gereken ana gıdalardır.

Kalori kavramına pek takılmayan bir hekim olarak şunu belirtmeliyim. Günümüzün oksitleyici besin maddeleri ile beslenenler bir müddet sonra bunların yıkıcı etkileri ile karşılaşacaklardır. İdeal kilosunda olan bir birey için günlük alınan toplam gıdanın en çok %5 kadarı şeker ve un içerikli gıdalardan alınabilir. Bunun üzeri karaciğer başta olmak üzere vücut için toksiktir.

Adölesan ve çocuk beslenmesine ilerideki yazılarda daha ayrıntılı olarak değinilecektir. Sağlıklı günler diler, saygılar sunarım…

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X