Kıymetli okurlarım. Kaslarımızın görevlerini bizlere ilköğretimden tutun da tıp fakültesine kadar şöyle tanımlarlar: Kimyasal enerjiyi fiziksel işe dönüştürürler ve solunum, hareket ve duruş pozisyonu için kuvvet üretip kasılırlar. Vücut kitlemizin %30-40 kadarını oluştururlar. Kuvvet ise bir yol aldığında enerjiyi tüketir. Bu durum kilo verme aşamasında son derece önemlidir. Ayrıca son yıllarda çizgili kasların vücudumuzda farklı etkiler gösteren bir çok proteini de ürettikleri bulunmuştur. Bu konuda halen yoğun çalışmalar yapılmaktadır ve muhtemelen kasların endokrin fonksiyonları daha da aydınlatılacaktır.
26 Ocak 2026 Tarihli bir makale meme kanseri ile fiziksel aktiviteyi bir arada değerlendirmiş. Uzun yıllardır fiziksel aktivitesi yüksek kadınlarda meme kanseri görülme riskinin diğerlerine göre daha az olduğu bilinmektedir. Son çalışmalar özellikle ergenlik döneminde yapılmaya başlanan yoğun fiziksel aktivitenin ileri dönemlerde meme kanserinden korunmada önemli olduğunu kanıtladı.
ABD Texas Onkoloji Başkan Yardımcısı Dr. Debra Patt fiziksel aktivitenin meme kanseri riskini kesinlikle azalttığını hem kendi yaptıkları çalışmalarda hem de daha önce yapılan bir çok çalışmada gözlemlediklerini belirtmektedir. Bilinenin aksine meme kanserlerinin %90 kadarının genetik ile bağlantılı olmadığı bildirilen makalede sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite ile meme kanserlerinde hatırı sayılır oranda bir azalma kaydedilebilir denilmektedir.
NEYİMİZ EKSİK BİR DÜŞÜNELİM
Japonya’da bir zamanlar çöp kutusuna konulan sarin gazı yüklü bir bomba sonucu ölümler olunca ülkenin hemen her işlek caddesinde çöp kutuları kaldırılmış. Sokakları pismi? Hayır. Sigara içenler bile küllüklerini yanında taşıyor, herkesin bir çöp çantası var ve çöplerini bunlara toplayıp sonra gerekli yerlere atıyorlar. Sel suları bile bu ülkede o kadar temiz ki.
Japonlara göre temiz olan şey güzel olmak zorunda. Güzel olan şey de temiz sayılıyor. Temizliği bir kural olarak değil, kollektif bir ilişki olarak görüyorlar. Yere bir çöp atmanın diğer insanlara karşı bir saygısızlık olduğu kabul ediliyor. Çünkü yaşadığımız mahalle, sokak herkesin ortak malıdır diye insanlar kabullenmiş. Öğrenciler sınıflarını, okullarını temizliyorlar. Bunu bir görev olarak kabul ediyorlar.
Yukarıda saydığım durumlar eğitim ile olabilecek şeylerdir. Ancak yıllardır bizler bunu başaramadık. Kutsal kitabımız temizliğin önemini bizlere anlatmasına rağmen üstelik…
Bir hekim olarak belki de yazacaklarım eleştirilebilir, garip gelebilir. Ancak ülkemi, milletimi, kültürümü, tarihimi seven bir vatandaşım, insanım aynı zamanda. Son yıllarda artan şiddet olayları bazı olumlu adımlar atılmasına karşın artık çok daha ciddi tedbirler alınması gerektiğini gösteriyor. Buna suçluya hiç bir merhametin ölene kadar gösterilmemesi de dahil olmak üzere. Yasal düzenlemeler ile hazırlanıp verilebilecek, toplumun hassasiyetlerini gözetecek en ağır cezaya hayatımın hiç bir döneminde adalet terazisi doğru tarttığı sürece karşı olmadım. İnsan sıfatına uymayan kişiler için bu cezalandırmaların kurallara uyma noktasında etkili olacağına inancım tamdır. Ancak bir taraftan da geniş bir eğitim ağı örmek gereklidir. Bunlar kişisel düşüncelerimdir ve saygılarımla iletmek istedim.
Vicdanı olmayan kişiler merhameti haketmezler. Agatha Christie.

Flipboard