Kıymetli okurlarım. Bu hafta da sizlere yararlı olacağına inandığım bazı konular hakkında bilgiler aktaracağım. Sağlıklı ve mutlu ömürler dilerim.
1-ULTRA İŞLENMİŞ GIDALARIN YENİ BİR ZARARLI ETKİSİ DAHA TESpİT EDİLDİ:
Dünyanın en ünlü tıp dergilerinden sayılan BMJ ‘de yayınlanan bir çalışma ultra işlenmiş yiyecek maddelerinin zararlarını anlatmış. Ultra işlenmiş gıdalar ne anlama geliyor? Bunlar, genellikle tatlandırıcılar, tuz ve sağlıksız yağlar bakımından yüksek, lif ve mineral bakımından düşük olan, endüstriyel ölçekte üretilen gıdalardır. Marketten alınan hazır yemekler, kahvaltılık gevrekler, şekerli içecekler ve paketlenmiş atıştırmalıklar gibi.
Bu çalışma 12 yıl süre ile 160 binden fazla kişi incelenerek yapılmış. Sonuçta bu yiyecekleri tüketenlerde kalça ve omurgada daha düşük kemik ve mineral yoğunluğu olduğu bulunmuş. ABD’de erişkin kişilerin günlük kalorilerinin % 55 i bu tür gıdalardan oluşmakta. Özellikle D vitamini, magnezyum ve sağlıklı proteinler ultra işlenmiş gıda ile beslenenlerde belirgin şekilde azalmaktadır.
2-EGZERSİZDEN UZAK DURMAK BEYİN SAĞLIĞIMIZI OLUMSUZ ETKİLİYOR:
Bu konuda daha önceleri birçok yazı yazdım. Son çalışmalardan bir tanesi hafif derecede egzersiz yapanlar ile daha yoğun egzersiz yapanları karşılaştırmış. Fiziksel olarak aktif olmak öz saygıyı arttırmakta ve vücudunuzu daha iyi hissetmenize yol açmaktadır. Daha yoğun egzersiz ise stres faktörlerine daha az tepki verildiğini kanıtlamaktadır. Bunun dışında uyku kalitesi da egzersiz ile artmaktadır. 50 yaş üstü bireylerde düzenli egzersiz zihinsel berraklığı arttırmakta, çalışma belleği ile dikkat süresini iyileştirmekte ve bilişsel gerilemeyi azaltmaktadır.
Yukarıdaki satırları okuyan kişiler bu faydalı etkilere ulaşmak için adeta bir maratoncu olmak gibi bir yanılgıya düşebilirler. Oysa günde 10 dakika yoğun bir egzersiz bile bazı kişilerde olumlu etki sağlayabilir.
2024 yılında yapılan bir araştırma incelemesi ve analizi, yoga, kuvvet antrenmanı, yürüyüş ve koşu gibi belirli egzersiz türlerinin, depresyon üzerinde olumlu etkileri olduğunu bulmuştur. Ancak egzersiz, doktorunuzun reçete ettiği herhangi bir tedavinin yerine değil, ona ek olarak yapılmalıdır. Egzersiz, beyinde öğrenme ve hücre büyümesinden sorumlu önemli bir protein olan beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF) seviyelerini artırarak depresif düşünceleri azaltabilir.
Yeni çalışmalar dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile egzersizin ilişkisini de incelemektedir. Kardiyo yanında direnç egzersizlerinin kombinasyonunun bu hastalarda yararlı olduğu gözlemlenmiştir.
İnsan düşünmeden edemiyor. Çocukluğumuzda sokaklarda, boş arsalarda top oynar, ağaçlara tırmanır ve akşamı ederdik. DHEB veya benzeri durumlar sınıfımızda değil, okulumuzda bile yoktu diye biliyorum. Acaba betonlaşıp evlere kapandıkça böyle masum çocuklarımızın sayısı buna bağlı olarak mı arttı? Acaba yaşadığımız dünyayı bozduk da dünya da bizi mi bozuyor?
ACI ÜSTÜNE ACI
Son günlerde gerçekleşen hain saldırılarda yaşamlarını yitiren öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Yüzlerce yıllık gelenek, örf ve adetlerimize uymayan yaşam tarzını bizlere ekranlardan veya her tür medya ortamından sunan programların yetkililerce daha sıkı denetlenip elenmesi benim gibi birçok ülkesi ve milletini seven kişiyi mutlu edecektir diye düşünüyor ve bu konuyu çözecek yetkililere şimdiden şükranlarımı sunuyorum.
