Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Olay Haber
Olay E-Gazete
Dr. Mete Ekşioğlu
Dr. Mete Ekşioğlu

Vücut kitle endeksine takılıp kalmamalı

 

Kıymetli okurlarım…

Birkaç yıl önce ABD’de bir ilköğretim öğrencisi vücut kitle indeksi’nin (VKİ veya BMI) vücudumuzdaki yağların oranını bize tam olarak gösteremeyeceğini ders ödevi olarak yazmıştı. Ben de hem bu olayı hem de VKİ nin net bir gösterge olmadığını yıllardır sizlere yazdım. Hamile olup yağ oranınız normal ama vücudunuz iri olabilir. Güreş veya benzeri sporları yapan kas yapısı güçlü, iri biri olabilirsiniz ama yağınız normaldir. Yani vücudunuzun iri olması, ağır olmanız yağ oranınızın fazla olması anlamına gelmez. Ama her 2 durumda da VKİ  yüksek çıkabilir. Tam tersine ince görünümlü, VKİ  çok düşük olup yağ oranı fazla bir birey olabilirsiniz. Dışarıdan bakıldığında ince biri olarak görülebilirsiniz. Ancak tehlike büyüktür. İnce görünümlü ama iç organlarını yağlanmış, insülin direnci yüksek, diyabetik olan bir çok hasta takip etmişliğim vardır.

Vücut kitle indeksi kilogram olarak ağırlığımızın metre olarak boyumuzun karesine (yani kendisi ile çarpımına) bölünmesi sonucu oluşan bir değerdir. Bu değerler 25-30 arası olurda fazla kilolu, 30 ve yukarıları ise derece derece obeziteyi gösteren değerlerdir. Kilogram m2  olarak belirtilir. Kilonuz 80 olsun. Boyunuz da 1.7 metre olsun. VKİ değeriniz 80/1.7×1.7 =27.68 kg/m2 yani fazla kilolu çıkacaktır.

Vücut kitle indeksi normal olsa da özellikle karın bölgesinde biriken yağların bir çok kalp damar hastalığına zemin hazırladığı artık sık sık söz konusu ediliyor. 17 Mart 2026 tarihli bir makale bizlere bu konuda çok ayrıntılı bilgiler veriyor. Makalenin başlığı  ‘kalp damar sistemi hastalıkları riskinin en önemli göstergelerinden biri VKİ değil karındaki yağ oranıdır’ şeklindedir. Aşağıda makaledeki bilgileri önemli özetler halinde sizlere aktarmaya çalışacağım.

Karın bölgesinde biriken fazla yağ vücutta genel bir enflamasyon doğurur. Bir çok bilim insanı kalp rahatsızlığı geliştirebilecek kişilerde karın çevresi ile vücutta enflamasyon belirteçlerini ölçmenin son derece faydalı olabileceğini belirtiyorlar. Kronik enflamasyonun ne gibi zararlar verebileceği genellikle pek açıklanmamaktadır. Akademik düzeyde yapılan açıklamalar da normal bireyler tarafından anlaşılamamaktadır.

Konuyu net olarak şöyle anlatabilirim: Vücuttaki kronik bir iltihap bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasını engeller. Yani adeta ülke ordusunun, güvenlik güçlerinin iç ve dış düşmanlar ile savaşma yeteneğini kaybetmesi gibi bir durum söz konusu olur. Bunun devamında damarlarda harabiyetler başlar. Zaten damarlarda başlayan sıkıntılı süreç hücrelerimizin sağlıklı bir şekilde görev yapamaması ve ileride kalbin yetersizliği ile sonuçlanır.

Kıymetli okurlarım. Ne işi yapıyorsan yap ama hem sevdiğin işi yap hem de adam gibi yap derdi eski büyüklerimiz. Günümüzde obezite ile savaşta ne yazık ki halen görüntü bozukluğu ile mücadele ediyoruz. Bu konuda bilgili, kişilere elbette fizik görünümün önemli olduğunu ancak sağlıklı ve uzun bir ömür sürmek için vücut iriliğnin veya zayıflığının değil vücut yağlarının normal bir düzeyde olması gerektiğini anlatması gereken uzmanlara ihtiyacımız var.

Meslek hayatımda 2 ay sonra düğünümüz var benim zayıflamam lâzım diye başvuran hastalarım oldu. Onlara da işin doğrusunu anlatmaya çalıştım.

Sürekli hızlı emilen karbonhidratları tüketen ama miktar olarak çok az yiyen kişiler bu konuda çok dikkat etmelidirler. Bunlarda kilonun az olması kaslarındaki zaafiyeti yağların dengelemesi sonucudur.

Asla bilgisizce kilo vermeyin. Artık obeziteye bağlı gelişen bir çok hastalık yanında 30’lu yaşlarda kalın bağırsak kanserlerine çok sık rastlamaktayız. Vücudumuz imdat diyor bağırırken gözlerimiz halen hızla emilen, katkılı gıdaların sergilendiği vitrinleri tarıyor.


Avatar Seç KAPAT
BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR